Fyodor Dostoyevski’nin 1846’da yayımlanan ilk romanı İnsancıklar, mektup-roman biçiminde yazılmış toplumsal bir eserdir. Hikâye, yoksul bir devlet memuru olan yaşlı ve saf kâtip Makar Alekseyeviç Devuşkin ile uzaktan akrabası, yetim ve zor bir geçmişe sahip genç Varvara Alekseyevna Dobroselova arasındaki karşılıklı mektuplaşmalar üzerinden anlatılır.
Makar, Varvara’yı korumak ve ona yardım etmek için elinden geleni yapar; kendi sefaletine rağmen ona hediyeler alır, teselli eder. Mektuplarda yoksulluğun ezici ağırlığı, Petersburg’un kasvetli hayatı, güçlülerin zalimliği, onur ve acıma duygusu işlenir. Makar’ın Varvara’ya duyduğu platonik, saygın ve fedakâr sevgi ön plandadır.
Ancak Varvara, geçmişiyle yüzleşip verem tehlikesiyle boğuşurken, sonunda zengin bir toprak sahibi Bay Bykov’un evlenme teklifini kabul eder ve evlenir. Makar yalnız ve yıkılmış kalır; son mektubunda derin acısını ve onsuz yaşayamayacağını ifade eder.
Roman, “küçük insanların” acısını, yoksulluğun ruhu nasıl ezdiğini ve bastırılmış duyguları trajik bir duyarlılıkla aktarır. Dostoyevski’nin acıma teması burada filizlenir...