Kitap edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olarak geçiyor. Duygusal derinliği, psikolojik analizleri ve betimlemeleri yüksek bir kitap. Betimlemeler ve psikolojik tahliller sayesinde karakterlerle derin bir bağ kurup onları anlayabiliyoruz. Kitap okuyucuya suçluluk duygusunu fazlasıyla gerçekçi bir şekilde hissettiriyor. Eserimizde içsel, vicdani ve toplumsal çatışmalara sıklıkla rastlıyoruz. Okurken biraz türk filmi havası da alıyorsunuz. Özellikle romanda hissettiğimiz sonbaharın yerini kışa (ölüme) bırakmasıyla sahneler nostaljik bir film şeridi misali gözümüzde canlanıyor. Dili anlaşılır ama betimleme ve uzun cümleleri sevmeyen okuyucular kitabı okurken yorulabilir, sıkılabilir.