Açıklamalı Orijinal Metin

Eylül

Mehmet Rauf
Tasarımcı:
Burak Tığlı
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Eylül, Malum ya Hüzün ve Matem Ayıdır
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 01:24
"Bile bile hayat ve saadetten feragate tahammülden başka bir şey mümkün değil mi?" Üç ana karakter etrafında (Suat,Necip,Süreyya) gelişen romanda, İstanbul da esasında başlı başına bir ana karakter gibi anlatılmış, ayrıntılarıyla, güzellikleriyle, duygusuyla, Eylül'üyle...Eski İstanbul fotoğraflarıyla, kartpostallarıyla o kadar zenginleştirilmiş ki yeşilçam filminde gezintiye çıkmışsınız gibi ruhunuz da doyuyor bir yandan. Mehmet Rauf'un başyapıtı ve adını edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde yazdıran bu ilk psikolojik romanda, yasak aşk teması oldukça cesur işlenmiş. Bu temanın etrafında karakterlerin ruhsal durumları en ince ayrıntısına kadar öyle bir anlatılmış ki kendinizi böylece bir Suat'ın, bir Necip'in bir Süreyya'nın yerine koyuyorsunuz.Okudukça hiç mi, hiç mi bir şey yapılamaz diyorsunuz. Dili fazlasıyla ağır ama bizim için hazırlanan sözlük yardımımıza hızır gibi yetişip gayet işimize yarıyor.Zahmet olmazsa bilmediğimiz kelimelere oradan bakalım:)
2023 Okuma Raporları
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2023 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 20:46
Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül, Mehmet Rauf’un Halit Ziya’ya ithaf ettiği ve hatta onunla yaşadığı bir sahne üzerine konusunu şekillendirdiği roman. Eserde evlilik, aşk, namus, ahlak, ihanet gibi kavramlar temel alınmış ve irdelenmiş. Ruhsal tahlillerin derinliği, içsel çözümlemelerin yoğunluğu, ilk psikolojik roman türü olarak kabul edilmesinin cevabını veriyor biz okurlara. Necip, Suat ve Süreyya çevresinde gelişiyor olaylar. Bu cümlem bu kitabın bir tahlil romanı olduğu gerçeğini değiştirmemeli pek tabii. Necip, “Çünkü kadın, çünkü Delila” ifadesiyle kadına bakışının genelleyici tutumunu romanın başlarında ortaya koyan, evlilik karşıtı çünkü doğru kadın olduğuna inanmayan bir bekar. Süreyya Suat’ın eşi, rahatına düşkün, denizi ve kendini seven bir adam. Suat, dar çevresinde mutlu bir evliliği olduğuna inanan ancak eşi ile farklılıklarını hissettikçe, Necip ile ruhlarının yakınlaşmasını önceleri farketmeksizin yaşarken kendini ruhsal bir fırtınanın içinde bulan ince ruhlu bir karakter. Romanda her daim yaşanılan ikilem, hissedilen aşkın yarattığı ümit ve birden gelen ümitsizlik, çaresizlik, pişmanlık okuyucuya çarpıcı bir şekilde veriliyor. Ve biz okuyucu olarak tüm bu iç sıkıntıları, iç çekişleri sorgulamadan, düşünmeden, hissetmeden okuyamıyoruz. Velhasıl kolay bir okuma değildi ama çok güzel bir okumaydı. Edebiyatımızın çok kıymetli bir eserini okumanın mutluluğu da ayrı. “Eylül, malum ya, hüzün ve matem ayıdır.” Eylüllerin bizlere getirdiği tek hüznün yaza veda olmasını dileyerek herkese keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat & Roman
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
sevgili yazılmış şeyler ve diğerleri
Puan vermedi·365 syf.·
2018 94. kitabı
Her şey yazılmış gibiydi. Bana yazacak hiçbir şey kalmamış gibiydi... Son yağmurlar yağmış, son kuşlar göçmüş, son oyunlar oynanmış gibiydi... Sevgili günlük... Sevgili yazılmış şeyler... Romanlar, şiirler, makaleler, denemeler ve incelemeler... Sevgi günlük... Ne diyorlardı? Türk Edebiyatının İlk Psikolojik Romanı! Gözü sözelcilerin sınıfında kalmış her eşit ağırlık öğrencisi gibi ben de edebiyat derslerinde çiçek olmuş, verilen her kitabı okumuş o kitaplardan da sınav olmuştum. Eylül de işte bunlardan biriydi... Sonra seneler geçti. Hiç olmayacak bir şey oldu. Dünya kepenklerini kapattı ve kapıya "cenazem var" yazıp, kısa bir süreliğine memleketine gitti. Ve ben de Eylül'ün eski basımlarından birini evde bulup okumaya niyetlendim, 16 yaşında bu baskıyı nasıl okuduğuma ve şimdi hiçbir şey anlamamaklığıma şaşırarak! Can yayınlarının "Günümüz Türkçesiyle" sunduğu içerisinde eski İstanbul fotoğraflarının ve kısa açıklamaların bulunduğu şahane baskısından bir tane sipariş edip niyet ettim okumaya. Mehmet Rauf bu kitabı "son üstadım" dediği Halit Ziya UŞAKLIGİL'e ithaf etmiş. Eylülümüz Halit Ziya'nın Aşk-ı Memnusundan kısa bir süre sonra yayımlanmaya başlanmış. Aşk-ı Memnu ile arasında benzerlikler göstermesi bir yana zaten bu romanın yazımına Halit Ziya'nın bizzat kendisi ilham olmuş diyebiliriz. Bir gün üstatlar otururken yanlarına bir genç gelir. Genç o sıralar evlilik hazırlıkları içerisinde. Düğün, yeni ev ve balayı hazırlıklarından bahseden genci Halit Ziya üzgünce dinler. Mehmet Rauf o sırada Halit Ziya'nın "gözlerinde acı bir hüzün bulutu" görür. Halit Ziya'nın halinden tavrından "Bu tür mutlulukların kendisi için artık imkansız olduğunu, hayatının artık "Eylülünde" olduğunu düşündüğünü" sezinler. Böylece Servet-i Fünun için yazmayı düşündüğü diğer tefrikaları bir
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
8/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2021 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 19:37
Evli bir kadına duyulan, karşılık bulunmasına rağmen kavuşma imkanı olmayan, tam ve doğru ifadesi ile imkansız bir aşkın romanı Eylül. Aynı zamanda edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olma özelliğini de taşıyor. Burada sohbet ettiğimiz okur arkadaşlarımın ve gündelik hayattaki iş arkadaşlarımın genelde yarıda bıraktığı, sev(e)mediği bir eser olmuş kendisi. Fakat genel izlenimin aksine, eksik bulduğum bir kaç nokta dışında, benim keyifle okuduğum bir eserdi. Güzel konakların, tekne gezilerinin, musikinin, hoş sadâlı odaların ve vatanın henüz el değmemiş bakir zamanlarının anlatımı beni her zaman etkilemiştir. Bu dönemin bebesi olmadığımı her zaman söylemişimdir :) Gelelim romanın eksik bulduğum yönlerine: Süreyya kısmına hiç değinilmemiş desek yeridir. Biraz uçarı, hevesleri olan, hep kendi dediğinin olmasını isteyen bir adam, fakat ortada eşini sevmesine engel bir durum yok. Varsa da anlatılmamış.Tartışmıyorlar ama Suat ile aralarında sürekli saçma bir soğukluk var. *Bu soğukluğun kaynağı nedir? *Süreyya bu ilişkide gerçekten mutlu mu? *Suat hakkındaki düşünceleri neler? Bunlar hakkında hiçbir bilgimiz yok. Adam kaçıp kaçıp tekneye gidiyor. Bir diğer atlanan konu ana karakterlerden Necip. Biri de çıkıp demiyor ki; *Bu adamın hiç işi gücü yok mu? *Parayı nerden buluyor da sürekli geziyor? :) *Bekar adamın evli çiftin evinde ne işi var, sürekli onlarda kalıyor? Genel hatlarıyla, bahsettiğim eksiklikler dışında sürükleyici bulduğum bir eser oldu diyecektim ki, betimlemelerinin ustalıkla yapıldığı, ruh tahlillerinin ince işçilikle, ilmek ilmek işlendiği bir esere, böyle basit bir sonun reva görüldüğünü anımsadım. Neyse daha fazla spoiler vermeden huzurlarınızdan ayrılıyorum. İyi okumalar dilerim :)
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
8/10
·376 syf.·
2021 7. kitabı
Kitapta bir olay akışından çok karakterlerin duyguları anlatılıyor. Zaten psikolojik bir roman olduğu için duygulara yoğunluk verilmiş. Suad ve Necib'in imkansız aşkları konu edinilmiş. En başından itibaren sizi içine alan bir roman. Kitabın ortasına geldiğinizde biraz sıkılabilirsiniz ama olaylar hızlandığı için sonunu merakla bekliyorsunuz. Türk edebiyatı için önemli bir roman olan Eylül'ü kesinlikle tavsiye ederim.
Roman
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
Puan vermedi·374 syf.··
2023 6. kitabı
·
1003 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2023 12:21
Selim İleri'nin "Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu" kitabında bahsettiği klasiklerimizden okumaya başladım. Sırada bu kitap var. Özellikle Can Yayınları'nı tercih etmemin sebebi açıklamalı orijinal metin olmasından kaynaklı. Dünya klasikleri kadar değerliler hepsi...
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
9/10
·322 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 17:52
Eylül ; süslü cümleler uzun uzun olay örgüleriyle dolu bir kitap. Karakterlerin aklından geçen , yapmak isteyip yapamadığı ya da söylemek de söyleyemediği onca şeyi o kadar güzel ve gerçekçi anlatmış ki... imkansız bir aşkı dönemine nazaran çok etkileyici ve çok cesurca anlatmış. Nasıl anlıycam nasıl bitiricem derken kendimi son sayfada buldum :))
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2020 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2020 11:40
Sevmek için bilmeyerek sevmek, sonra farketmek lazımdır... _spoiler içerir_ Keşke ruhumuzu bir puzzle gibi önümüze serip, ihtiyacımız olan parçaları görebilsek... ama maalesef biz o eksik parçaları ancak karşımıza çıkınca farkediyoruz... Suat da Necip karşısına çıkıncaya dek bir bütün olduğu zannındaydı... sevmenin ne olduğunu birbirleriyle öğrenip, yalnızca bu hayatta gerçekten “sevilmiş” olmak kârıyla yine yalnız kaldılar... yalnız kaldılar ama bence; Rûhumuzu kanatlandıran hisler arkasında acı birer tat bıraksa da o anda yaşattığı güzellik adına hiç yaşanmamış olmayı dilememize engeldirler... Neyse, Suat’ın birlikte ölümü Saadet saymış olmasını düşünerek finalin buruk tebessümüyle.. Baskı hakkında da küçük bir dipnot geçmek istiyorum; Çocukluğumdan bu yana resimli kitap okumamıştım, Baskıda döneme ait fotoğraflar kullanılmış olması benim için ekstra keyifliydi (: ~iyi okumalar~
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
7/10
·376 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olarak geçiyor. Duygusal derinliği, psikolojik analizleri ve betimlemeleri yüksek bir kitap. Betimlemeler ve psikolojik tahliller sayesinde karakterlerle derin bir bağ kurup onları anlayabiliyoruz. Kitap okuyucuya suçluluk duygusunu fazlasıyla gerçekçi bir şekilde hissettiriyor. Eserimizde içsel, vicdani ve toplumsal çatışmalara sıklıkla rastlıyoruz. Okurken biraz türk filmi havası da alıyorsunuz. Özellikle romanda hissettiğimiz sonbaharın yerini kışa (ölüme) bırakmasıyla sahneler nostaljik bir film şeridi misali gözümüzde canlanıyor. Dili anlaşılır ama betimleme ve uzun cümleleri sevmeyen okuyucular kitabı okurken yorulabilir, sıkılabilir.
Alıntı
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma
İmkânsız aşklara...
8/10
·376 syf.··
2024 43. kitabı
·
77 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2024 07:12
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olma özelliği taşıyan bu romanı uzun zamandır okumak istiyordum. İçindeki Osmanlıca kelimelere rağmen oldukça akıcı ve etkileyici bir üslubu vardı. Kitabın arkasındaki sözlük kısmı okurken epey katkı sağlıyor. Bir yerden sonra sözlüğe bakmadan akıp gidiyor eser. Türk edebiyatı sevenlerin seveceğini düşünüyorum. Osmanlıca kelimelerin Türkçe karşılığı ile günümüz Türkçesine çevrilmiş olsaydı bu lezzeti verir miydi emin değilim. Okuması zordu ama yine de güzeldi. ♡ Türk filmi tadında bir aşk romanı okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitapla kalın...♡ https://1000kitap.com/gonderi/253347942 https://1000kitap.com/gonderi/253347714 https://1000kitap.com/gonderi/253950876 https://1000kitap.com/gonderi/253951062
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202549,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)