Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Bana Göre Aşk Bu Dünyadaki En Tehlikeli İnançtır!”
Puan vermedi·365 syf.··
2025 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 14:13
OKUNABİLİRLİK: “Dil zarif ve akıcı, ancak yoğun psikolojik tahliller ve uzun betimlemeler okuru yer yer yorabiliyor. Cümleler büyüleyici olsa da, olay örgüsünün zayıflığı hikâyeyi geri planda bırakıyor.” FİKRİN DERİNLİĞİ: “Aşkı ahlaki yargılardan uzak, psikolojik bir düzlemde ele alıyor. Suat ve Necip’in evlilik, vicdan ve tutku arasındaki ruhsal çatışmaları, dönemin baskılarını aşan bir gerçeklikle aktarılmış.” KURGU: “Basit bir olay örgüsü var; derin duygularla dengelenmiş, ancak olayların azlığı dramatik ilerleyişi zayıflatıyor. Final, yangın sahnesiyle metaforik olarak güçlü, ancak aceleye gelmiş hissettiriyor.” KARAKTER: “Suat ve Necip’in iç dünyaları son derece iyi işlenmiş; Süreyya'nın pasifliği ise trajediyi güçlendiriyor. Karakter tahlilleri, romanın en güçlü yönü.” GENEL ETKİ: “Yavaş ama derin bir roman. Hızlı kurgu bekleyenler için sabır isteyen, karakter derinliği ve duygusal yoğunluk arayanlar içinse doyurucu bir deneyim.” Aşk insana her şeyi yaptırır. Yapmam dersin, etmem dersin, hatta sevmem dersin; ama bir bakmışsın, onu sadece bir saniye görmek için yarını beklersin. Öyle şey mi olur diye ayıplarsın, ama başına gelince anlarsın. Aklın tavsiyede bulunur: “Böyle şeylerden uzak dur!” dersin; ama bir bakmışsın, cehennemin alevlerini göze almışsın. En akıllısını, en mantıklısını öyle bir hale getirir ki, inanamazsın. Mehmet Rauf’un Eylül’ü, Türk edebiyatında psikolojik çözümlemenin en güçlü örneklerinden biri olarak anılır ve ben romanı okuduktan sonra şunu düşündüm; bu unvanı fazlasıyla hak ediyor. Çünkü yazar, karakterleri yalnızca betimlemiyor, adeta içlerinde yaşıyor. Suat, Süreyya ve Necip arasındaki üçgen, klasik bir “yasak aşk” hikâyesi gibi görünse de aslında iki ruhun çarpışması. Fiziksel değil, sessiz ama yakıcı bir aşkın hikayesi. Gözlerle
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
8/10
·365 syf.··
2025 181. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 23:41
Eylül – Mehmet Rauf “Eylül”, ilk bakışta bir yasak aşk hikâyesi gibi görünse de aslında ruhun daraldığı, kalbin konuşamadığı bir iç dünya romanı. Mehmet Rauf’un dili öyle incelikli ki, satırların arasında kelimelerden çok sessizlik yankılanıyor. Süreyya, Suat ve Necip arasındaki bu üçlü ilişkide asıl anlatılan şey aşk değil — toplumun bastırdığı duygularla boğulan insan ruhu. Suat, duygularını saklayan, içindeki fırtınayı susturmaya çalışan bir kadın. Onun çekingenliği, vicdanı, tutkusu… her biri dönemin kadınına biçilen rolleri sorgulatıyor. Necip ise duygularını bastırdıkça daha derine gömülen, kendi suskunluğunda kaybolan bir erkek figürü. Bu yönüyle o da aslında Suat kadar çaresiz. Romanın en büyük gücü, psikolojik derinliğinde. Mehmet Rauf karakterlerinin iç konuşmalarını, vicdan çatışmalarını öyle sade ama etkili bir dille yansıtıyor ki, bazı sayfalarda hikâyeden çok bir insanın zihnini okuyormuşsun gibi hissediyorsun. Ayrıca “Eylül”ün atmosferi başlı başına bir karakter gibi — melankolik, durgun, bastırılmış… tıpkı kahramanlarının iç dünyası gibi. Ama elbette eksikleri de var. Roman, özellikle ikinci yarısında fazla ağır ilerliyor. Sürekli iç çözümlemeler, benzer duyguların tekrar edilmesi bazen okuru yavaşlatıyor. O dönemin süslü Osmanlıca üslubu, bugünün okuru için yer yer yorucu olabilir. Ayrıca hikâyede “aşkın trajedisi” çok güzel işlenmiş olsa da, toplumsal yönü biraz geri planda kalıyor — yazar, karakterlerinin iç dünyasına o kadar yoğunlaşıyor ki, dış dünyanın sesi neredeyse hiç duyulmuyor. Yine de Eylül, Türk edebiyatında duyguların derinliğini ilk kez bu kadar cesurca gösteren bir dönüm noktası. Suat’ın sessizliği, Necip’in içsel çöküşü, Süreyya’nın fark edemediği uzaklık… Hepsi, insanın hem kalbine hem vicdanına dokunan bir iç hesaplaşma
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
Eylül ayında okuduğum “EYLÜL...”
8/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2022 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2022 13:03
“VEDALARI BİLE BİR SAADET OLUYORDU.. ONLAR BİRBİRİNDEN AYRI BULUNMAKLA AYRILMIŞ OLMUYORLARDI...” Eylül (s. 178) Edebiyat derslerinin vazgeçilmez sorularından biri de şudur: İlk Türk psikolojik romanımız; Mehmet Rauf’un Eylül kitabı. Ayrıca bireyin öznel yaşantısını doğrudan konu alan ilk roman olarak da bilinir.. İlk olarak 1900 yılında Servet-i Fünûn Dergisinde yazı dizisi olarak yayınlanmış. Başlarda ilgi görmeyen bu seri sonlara doğru beğeni toplayınca, 1901 yılında kitap haline getirilmiş.. Kitabın ilk sayfasında Mehmet Rauf’, “ilk eserim son üstadıma” ifadesiyle kitabı Halit Ziya Uşaklıgil’e ithaf ettiğini belirtiyor. Kitabı yazma nedenini ise şöyle açıklamış: bir gün Halit Ziya’nın gözlerinde bir acı görür. Kendisi için saadetin imkansız olduğunu anlamaktan kaynaklı gözlerinde gördüğü bu acıdan 2 hafta sonra Eylül kitabını yazma fikri oluşur yazarımızda. Bu esası oluşturan fikir; Eylül’de baharın geri gelmesi nasıl imkansızsa, geçip giden gençliğin de akar bir su, esen bir rüzgâr gibi, engellenmesi ve geciktirilmesi mümkün olmadığı, ziyan olarak geçen günlerin hasretiyle harap olma düşüncesiymiş.. Roman’a ismini veren ‘Eylül’, yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini, hüznü simgeler. Romanda Suad, Süreyya ve Necib üçlüsü arasındaki aşk-sadakat-evlilik konuları, bu insanların iç dünyaları, ruhsal durumları, kadının ve erkeğin toplumsal rolleri anlatılıyor. Kitap ismini Suat’ın kendi ruhsal durumunu içinde bulundukları Eylül ayına benzetmesinden alıyor.. Ayrıca kitapta eski İstanbul’dan ve manzaralarından da sıklıkla bahsedilmiş. Bugün İstanbul dendiğinde aklımıza gelen görüntü ile kitapta anlatılan İstanbul arasında dağlar kadar fark var. Trafik, gürültü, kalabalık caddeler yerine huzurlu, havası temiz, insanların yalnız kalmak istediğinde bir kenara
Psikolojik Roman-Türk Klasikleri
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
10/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 11:52
"Eylül" yasak bir aşkın anlatıldığı roman olarak okunuyor, ama insan ruhunun en sessiz kırılmalarını gösteren derin bir iç dünyanın da aynasıdır. (Yazarı Mehmet Rauf olan eser, genellikle edebiyatımızın “ilk psikolojik romanı” kabul edilir. İlk kez 1900 yılında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmiş, ardından kitap olarak yayımlanmıştır.) Mehmet Rauf, olaylardan çok insanların içlerinde büyüttükleri duygulara yönelerek okuru görünmeyen bir trajedinin içine çekiyor. Suat, eşi Süreyya ve Süreyya’nın yakın dostu Necip arasında giderek derinleşen, fakat hiçbir zaman açıkça yaşanamayan duygusal bir yakınlık vardır. Süreyya’nın hayata daha yüzeysel ve rahat bakan karakteri karşısında Suat’ın içe dönük, hassas ve anlaşılmayı bekleyen ruhu dikkat çekiyor. Necip ise Suat’ta kendi ruhuna benzeyen bir yalnızlık keşfettikçe geri dönüşü olmayan duygusal bir girdabın içine sürükleniyor. Küçük bakışlar, yarım kalan cümleler, piyano başında geçirilen sessiz anlar ve bastırılmış hislerle ilerleyen psikolojik bir gerilim üzerine kurulmuş. Bu yüzden romanda yaşanan asıl olay, insanların birbirlerine ne söyledikleri değil, neyi söyleyemedikleridir. Suat karakteri Türk Edebiyatının en hüzünlü kadın karakterlerinden biridir. Necip’in ona yaklaşımı fiziksel bir tutkudan çok ruhsal bir yakınlık taşıyor, bu durum romanı sıradan bir aşk hikâyesinden çıkarıp, psikolojik bir çözümlemeye dönüştürüyor. Necip’in vicdanı ile arzuları arasında yaşadığı çatışma, dönemin ahlak anlayışıyla bireysel duygular arasındaki gerilimi çok güçlü biçimde yansıtıyor. Romanın alt metninde ise bastırılmış duyguların insan ruhunda yarattığı çürüme hissi var. Mehmet Rauf, insanların toplum baskısı nedeniyle yaşayamadıkları hislerin, zamanla onları içten içe tükettiğini gösteriyor. Eylül ayının seçilmiş olması da
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
7/10
·365 syf.··
2023 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 15:28
Merhaba Arkadaşlar; Son , zamanlarda ilgi duyduğum Türk edebiyat klasiklerine bu kez ilk Türk edebiyatı psikoloji kitabıyla devam ediyorum. İstanbul'da geçen kitap dönemin güzelliklerini ve özellikle üç kişi arasında geçen yasak aşk konusunu ele almış. O dönemde bu konuyu büyük cesaretle işlemiş. Bazı yerlerde sıksa da okumak gerek diye düşünüyorum. Kitapla Kalın
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2021 277. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 11:04
NOT : Bu kitaptan sonra Eylül ayından soğuyabilirsiniz :) NOT : Bu kitap yarım bırakılma tehlikesi içerir, rafa kaldırılma oranı yüksektir. Ona göre şey edin :) NOT : @hayat__ada ve @CIMBOMUNKIZI1905 isimli okurların yorumları aslında kitabı özetliyor. Aslında ilk psikolojik romanı okumanın heyecanı ile başlamıştım. Derken az kalsın psikolojimden oluyordum.ilk başta Suat karakterini erkek, Süreyya karakterini kız olarak yorumlamıştım sonra öyle değilmiş 15 sayfa zor alıştım Suat karakterinin kadın Süreyya karakterinin erkek olmasına :) @CIMBOMUNKIZI1905 'nın Allah sabır versin temennisini pek anlamamıştım ilk 100 sayfa güzel gidiyordu ( sonra haklı çıktı ..) En azından heyecanım devam ediyordu. Sonra instagram üzerinden birkaç okurun, paylaştığım hikayeme yorumlarıyla korku dolu anlar yaşamaya başladım. Kitap gitmemeye başladı. Yalnız hakkını yemeyeyim yazarın kitaptaki karakterleri muhteşem yönetmiş. Psikolojik olarak yazılmış harika bir kitap ama zor bir kitaptı... Neden zorlandım? # Karakterlerin iç seslerini okurken sürekli çıkarımlarda bulunması güzel ama bazen yargısız infazlar ile genellemelerin bulunması rahatsızlık vericiydi. # Cümle yapıları çok uzundu ve bazı cümlelerde kopmalar oluyordu. Cümleyi okurken başını unutuyordum bazen. # Suat ve Necip karakterlerinin iç sesleri detaylı şekilde anlatılırken, Süreyya kısmında pek cömert davranılmamış olduğunu da gördüm. Zaten romanda adamcağıza bir haksızlık var bir de konuşturmamış yazarımız, yazık değil mi Süreyya'ya? :) # Kitabın ismi 'Eylül' ama kitapta Eylül kelimesine yalnızca 160 lı sayfalarda denk geldim. Bence sonbahara dair bir şeyler olabilirdi ismi. Velhasıl kelam, kitap güzel, etkili fakat boğucu... Tavsiye edemiyorum o yüzden
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
Yüreğinizdeki sevgiyi israf etmeyin.
Puan vermedi·365 syf.··
2025 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 05:57
Edebiyatımızın ilk psikokolojik roman olması eserin önemini artırıyor. Kitapta geçen kahramanların kişisel özelliklerini derinlemesine betimlemesi Bir Bakışın, bir gülüşün, bir nefes almanın insan psikolojisini tahlil etmesi ve insanı anlamak ve anlatması adına değerli bir yapıt. Süreyya, Suat ve Necip kahramanlarımızın Aşk üçgeninde Yasak aşkın anlatıldığı ve yaşananların duygudan öteye geçmemesi kitabı okurken duygu yoğunluğunu tüm ruhumuzda bedenimizde hissettiriyor. Anlatılan duygusal yoğunluk hisler de kalmasaydı bedenen yaşanmış olsaydı birçok Okurumuzun kitaba bakış açısını değiştirebilirdi diye düşünüyorum. Özellikle kitabın yazıldığı dönemi düşünürsek birçok toplumsal eleştirilere maruzda kalabilirdi. Eylül kitabı; Aslında bize bu yasak aşkı anlatırken 19.yüzyılın sonunda İstanbul kadınının eyleme geçebilmesini, değişmesini ve başkasını değiştirmesin toplumsal yapının dönüşüm habercisi olduğunu gösteriyor. Kitap başlarda uzun betimlemeleri ile sizi sıkabilir ama sayfaların okudukça akıcılığı ve derinliği bitirdiğinizde İyi ki okumuşum diyebilecek kadar sevebileceğiniz değerli bir yapıt. Keyifli okumalar dilerim.
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
Eylül ayı benim evrenimde unutulmayacak bir aydır.
10/10
·365 syf.··
2024 41. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2024 10:21
"İçinde güzellikleri ve tatlı hatıraları saklayan, fakat bir parça hüzün barındıran ay: Eylül..." - Mehmet Rauf Mehmet Rauf'un kaleminden dökülen "Eylül" romanı, okuyucuyu kendine özgü atmosferiyle etkisi altına alan sıra dışı bir yolculuğa çıkarıyor. Yazar, insanın ruh dünyasındaki derinliklerinde saklı kalan duyguları ve ruhsal inceliklerini ustalıkla işliyor. Eserin dili, çarpıcı imgeleriyle adeta şiirsel bir dokuya bürünüyor. Romanın kahramanları, toplumsal sınıf farklılıklarının gölgesinde yaşanan aşk ve dramlara tanık olurken; okuyucu da kendi iç dünyasındaki yankıları keşfetmeye başlıyor. Mehmet Rauf, insan ruhunun karanlık köşelerini ışığa çıkarırken, Eylül ayının engin ufuklarında yitip giden umutları da ustalıkla resmetmiş, ayrıca romanın dili şiirsel ve lirik bir üslupla bezeli, okuyucuyu hemen içine çekiyor... Sıra dışı anlatımıyla sizi derinden etkileyecek bu roman, edebiyatseverlerin kaçırmaması gereken bir klasik ve kendi kütüphanemde olmazsa olmazların arasına eklenmiş bulunmaktadır.. iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
8/10
·365 syf.··
2023 54. kitabı
Yakın kız arkadaşımın adı ile aynı olduğu için okumayı tercih etmiştim :) Spoi içerir İlk etapta Suad'ı erkek sanıp kafamı yakmıştım daha sonra ilmek ilmek açıldı. Okuduğum zaman Genç Werther'in acılarında olduğu gibi ben de sadece suçluluk duygusu barındırdı. Etik durumu hoşuma gitmediği için yargılamalarım olmuştu ama sonu da üzdüğü için yargılamam pekte uzamamıştı.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
"Sizi öyle değil, bilmeyerek sevdim; ..
Puan vermedi·365 syf.·
2021 118. kitabı
Lise tâlebesi iken o yıllarda edebiyat öğretmenlerimiz bize dönem ödevi verirdi.Ne okuyacağımı bilmeden o dönem âlakası yok ama Alpay 'ın "Eylül de Gel"şarkısının etkisinde iken sırf başlığın etkilenerek içeriğinden bihaber aldığım bu kitabı uykusuz geceler geçirerek bir nefeste okuduğumu söyleyebilirim. Romanda Suad'ın kocası Süreyya ile Necip arasındaki imkânsız aşk; Suad’ın Necibe duyduğu aşk ile kocasına karşı duyduğu sadakat arasında kalışı ve Suad’ı intihara sürükleyen çatışmalar muhteşem eylül tasvirleri ile akıllarda silinmez etki yarattığını söylemek mümkün. Ahlaki değerleri, dostluk ve sadakat duyguları ile duygusal yönden masumane ilerleyen fiziksel temasa meyil vermeyen Necib ve Suad arasındaki aşk, Mehmet Rauf' un ruhsal çözümlemeleri ve duygularının derinliğini anlatması bakımından Türk edebiyatında önemli eserlerden sayılır. Suad, Necib’le imkânsız aşkı yaşarken eylül ayının gelmesiyle birlikte bu ayla kendi hayatı arasında bir benzerlik olduğunu fark etmiştir. Kendi hayatının da eylülü gelmiştir. Eldeyken değeri bilinmeyen her güzel şey sararıp savrulan yapraklar gibi uçup gitmektedir. Suad’a eylül ayı tabiattaki ilk yılgınlık ayı, ölümlülüğünü ilk kavrayış ayı gibi görünmüştür. Sararmış, çürümüş yapraklara bakarak şöyle der: İşte benim eylülüm!” Eylül! Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa bu kadarcık geçici bir güzelliğe bile minnettar olmak gereken bir ay. Eylül, esef ve özlem ayıdır. İçine birkaç günlük kış saldırısından acı düştüğü için, o güzel havaların, devamlı yazın, artık nasıl geçtiğini bir mazi olduğunu hissettiren bir ay... Onun hayatı da öyle değil miydi? Son günlerin güzelliği ile beraber, şimdi yine imkânsızlığa, yine hüzün ve sıkıntıya düşmemiş miydi? Tıpkı şimdi ki gibi, nasıl yaz günleri elindeki mutluluktan habersiz geçip
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)