·
Okunma
·
Beğeni
·
6,4bin
Gösterim
Adı:
Böğürtlen
Baskı tarihi:
Ekim 2021
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758688708
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Eylül yazarı olarak ünlenen Mehmet Rauf'un Böğürtlen romanı, popüler yazınımızın güzel örneklerinden biridir. Pertev, Büyükada'da tanıştığı "Böğürtlen" adını verdiği Müjgan'a, ilk görüşte vurulur. Müjgan'sa insanlardan kaçan, gerçek aşkı bulamayacağına inanan, gururlu bir kızdır. Pertev, acaba Müjgan'ın gönlünü kazanıp mutlu olabilecek midir?
120 syf.
Mehmet Rauf un "Eylül" başka bir psikolojik romanı. Sade ve anlaşılır bir anlatım yöntemiyle , fazla karışık olmayan bir aşk hikayesi üzerinden yazılmış güzel bir psikolojik eser. Gösteriş içinde hapsolmuş sadeliğin temsilcisi Müjgan ile gösterişli gibi görünen fakat özünde sade olan Pertevin aşk hikayesi. Aşkın tatlı fakat yabani okulu böğürtlen benzetmesi ile aktarılmış...
87 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
İçinde, içinizi ısıtan bir romantik aşk hikayesi var. Bu kitabı ilkokulda da okumuştum ve şimdi de bir çırpıda bir daha okudum. Nasip olunca birşey, tüm ızdıraplı yolları aşıp, gelip, buluyor seni. Aşk da ve diğer şeyler de böyle. Ve birşey nasibinde yoksa bunu izleyip yok oluşuna alışmak durumunda kalıyorsun. Kitaptaki hikaye güzel bir sonla bitiyor. Ve bazı hikayeler hala güzel son bekliyor...
104 syf.
Ağır kelimelerin aradan ayıklanamadığı, 1925 yıllarında ki insanların yaşam tarzını günümüze yansıtan BÖĞÜRTLEN; benzetmeler ve betimlemeler konusunda başarılı bir öykü. İlk psikolojik roman olan Eylül'ün yazarı tarafından kaleme alınan öykü aşkın ne kadar amansız, insanın karşısına bi anda çıkan ve aşık olanın da aşık olunanında seçim ve çabalarıyla hiç bi bağlantısının olmadığını işlemiş. Her ne kadar öykünün başlarını beğenmiş olsam da sonuna doğru yazar bana bu öyküyü yazmaktan sıkılmış da bir an önce bitirmek istiyormuş izlenimi verdi. Aslında bekelenilen son beknelinenden önce işlenmiş.
96 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
İlk psikolojik romanımız olan Eylül kitabının yazarı olarak bilinen Mehmet Rauf'tan başka bir psikolojik eser: Böğürtlen

1925 yılında yazılan bu eserle 1900'de yayımlanan Eylül romanının benzer yönleri var elbet. Psikolojik unsurların bu eserde de yer alması, olaydan çok duygu ve düşüncelerin yer kaplaması, isminin bir teşbihten yola çıkması ve tabi ki aşkın bir insan hayatına etkisi...

Eylül eserinin adı, insan hayatındaki sonbaharı, yaşamımızın orta yaş yıllarını temsil etmekteydi. Bu eserde ise böğürtlen ismi, bir insana yapılan benzetmeden kaynaklanıyor. Bu benzetmeyi de doğrudan yazarın kaleminden aktarayım:
"Özenle toplanıp, törenle sofrada sunulan turfanda çileğe, ben böğürtleni tercih ederim. Evet, çilek daha parlaktır, daha gösterişlidir, ama ne yapayım ki pek boldur, istenirse yetiştirilir. Oysa bir çitin en uzak bir köşesinde yetişmiş nazlı, gururlu, yüksek bir böğürtleni düşününüz. İşte, Müjgan Hanım'ın kişiliğini ben böyle tanımlıyorum." (sayfa 38)

Romanın konusu basit gelebilir. Zengin ve keyif adamı olan Pertev Bey, Müjgan'ın duru, sade duruşuna, gösterişsiz yaşam tarzına hayran kalır. Bu hayranlık görür görmez ortaya çıkar. Müjgan'ın bu aşka karşılık vermeyişi ile Pertev'in aşkı iyice büyür.Yazarımız Eylül'den yıllar sonra yazdığı bu eserindeki başarısını da psikolojik tahlillere borçlu bana göre. Konu olarak sıradan olan eser, Pertev'in uzun düşünceleri ile farklı bir hâle dönüşüp kendini okutmayı başarıyor. Buradaki tahlillerin uzun uzadıya değil, tadında kaldığını söyleyebilirim.

"Oysa, soğukkanlı düşünmek , söylenmiş sözleri uzun uzun tartmak, biçmek ve bunların gerçek anlamlarını göz önünde tutup ona göre bir davranış biçimi seçmek, elbet de daha akla uygun olurdu." derken Mehmet Rauf, anlatım tarzını da anlatıyor aslında. Karakterlerini konuşturmadan önce ve sonra düşündürtüyor, onları anlatıyor bize. Uzun uzun psikoljik tahlillerden sıkılırız belki kitap okurken; ama hayatımız da gerçekte öyle değil midir? Yaşamımızda küçük ama bizim için önemli bir olaydan önce (özellikle aşk konusunda) günlerce, aylarca düşünürüz, beynimizde büyük bir inşa çalışması yaparız. Hayatımızdaki birkaç dakikalık bu olaydan sonra yine düşünmeler başlar, pişmanlık, mutluluk, hüzün, sevinç, değerlendirme cümleleri zihnimizde ve kalbimizde cirit atar. Olaydan çok bu unsurlara yer verdiği için okuduğum iki Mehmet Rauf kitabı da hoşuma gitti benim...

Aşk içimize bir şekilde gelir ve ne yaparsak yapalım, saçma ve mantıksız olduğunu bilsek de içimizde bu aşkı bitiremeyiz. Yıllar öncesinde bunu başarıyla dile getiren yazarımızın kaleminden -sonu biraz oldu bittiye gelse de- eserini zevkle okudum. Bu düşüncelerle kitabı okurken aklıma gelip dilime takılan şarkıyı da incelememin sonunda paylaşayım. Ki bir incelemede paylaştığım ilk şarkım olsun bu da... İyi dinlemeler ve okumalar...
https://m.youtube.com/watch?v=UdraRRoY9iA
120 syf.
Mehmet Rauf'un kaleminden, aşk ile ilgili dikkate değer düşüncelerini aktardığı, okuyana kadar varlığından bihaber olduğum güzel bir aşk hikâyesi. Klasik, basit bir anlatıma sahip. Karakterlerimiz Pertev ve Müjgân. Olaylar Pertev'in ağzından anlatılıyor.
Adının "Böğürtlen" olmasının sebebi Müjgân'ı böğürtlene benzetmesi. Ulaşılması zor ve kendini naza çeken biri olduğu için.

Kitabı özetleyecek olursak (Okumadıysanız bu bölümü geçiniz):
Pertev, en yakın arkadaşı Nihad ile geziye çıkıyor, üç tane kız görüyorlar. Nihad bu üç kızla ahbap, kızların ailesi zengin ve insanlara varlık durumlarına göre muamele ediyorlar. Adları Şekûre, Mahmure, Nigâr.
Müjgân bu ailenin içinde yaşıyor. Ailesini kaybettiğinde yanlarında yaşamaya başlamış; sevilen, sayılan bir kız. Pertev görür görmez ona âşık oluyor ve Müjgân'a yaklaşmak istiyor. Müjgân samimiyete ve sevgiye inanmayan biri. Bu durumdan kızların ve Nihad'ın da haberi oluyor. Kızlar uygun ortam yaratıp aralarını yapmaya çalışıyor.
Müjgân'ın Silki adında bir köpeği var. Herkesten daha çok seviyor onu. Pertev bu amaçla yaklaşmaya çalışıyor ona. Müjgân yüz vermiyor. Pertev sonra, şimdiye kadar metresim olmasını istediğim için ona yaklaştığım şeklinde bir düşünceye kapıldığı için mi uzak durdu benden diye düşünüyor. Evlenme düşüncesini Nihad'a söylüyor, Nihad kızlara ve kızlar Müjgân'a. Müjgân yine istemiyor.
Pertev Müjgân'ı unutmak için başka bir yere gidiyor, Süheylâ diye bir kızla gönül macerası yaşamak istiyor, bunda da başarılı olamıyor. Süheylâ ona yakın davransa da Pertev'in içine sinmiyor bu durum.
Geri dönüyor. Yine bir davette, Silki'ye zarar vermek isteyen daha büyük bir köpeği engelleyen Pertev kolunun ısırılmasıyla kahraman oluyor. Tedavisini olurken Müjgân'la konuşuyorlar, evlenme teklifi bu kez geri çevrilmiyor. Mutlu son.
87 syf.
·2 günde·9/10 puan
Yoğun okumalar sonrası bir çırpıda okunabilecek, yeşilçam filmleri tadında bir aşk kitabı. Aşkın nasıl olması, yaşanması gerektiğini yer yer sorgulamamı sağladı. Kitabın sonunu yazar oldu bittiye getirmiş gibi bir his oluşturdu.
87 syf.
·3 günde·9/10 puan
Türk klasiklerindeki aşk temasını nedense pek severim. Öyle naif, öyle kırılgan bir anlatımı vardır ki, bu çoğu insana sıkıcı gelir. Ancak ben hep böylesi bir aşkı yaşama hayaliyle okurum kitapları. Mehmet Rauf’un Eylül romanını da aynı hissiyatla okumuştum. Ancak onun sonu Böğürtlen gibi saadetli bitmemişti. Kaldı ki her son mutlu bitmek zorunda değildir. Velhasıl kelam yine güzel ayrıldığım bir kitap oldu.
120 syf.
·Puan vermedi
Eski türk filmi gibi ama güzel olanlardan değil. Kütüphanem e nereden geldi bilmiyorum okumuş olmak için okudum. Kısa olmasa hiç okunmaz. Haftasonu kitap yokluğunda okumak isteyene tavsiye ederim. Her kitap herkes beğenecek diye bir kaide yok belki de siz seversiniz
96 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
Herkese mutlu pazarlar...
Öncelikle şunu belirteyim; dizi-film yapımcısı tanıdığınız varsa hemen bu kitaba bir el atsınlar. Çünkü tam Türk televizyonları için uygun.
Mehmet Rauf'un kitaplarını, dilini az çok biliyoruz. İstanbul'un zenginleri, yüksek zümresi arasında geçen aşk romanları yazıyor yazarımız. "Böğürtlen" isimli romanı da aynı tarzda yazılmış. İlk başlarda sıkıcı olduğunu sanmış ve biraz da bırakmak istemiştim ama sonra, diğer sayfaya geçmek için büyük bir heyecanla devam ettim okumaya.

Gelelim romanın içeriğine...
Pertev isimli; yakışıklı, zengin, kibar, Avrupa beyefendisi bir abimiz var. Bu abimiz Müjgân isimli, yine zengin bir hanımefendiye aşık oluyor. Müjgân Hanım da öyle hemen yüz vermiyor tabi ki, kitabın "böğürtlen" ismi de buradan geliyor. Pertev abimiz aşkından virane olmuş, Müjgân ablamızın etrafında pervane olmuş dururken, Müjgân Hanım'ın umrunda bile olmuyor bu aşk meşk işleri. Çünkü kendisi artık insanlara pek de güvenemiyor, inanmıyor insan samimiyetine. Haksız da değil hani... Yer yer Pertev beyin, Müjgân hanımın gönlünü alma çabaları; Müjgân'ın ona karşılık vermemesi, bazen lise aşklarına benzemeleri diye diye uzayıp gidiyor bu aşk hikâyesi.
Açıkçası ben kitabı çok beğendim, ilgi çekiciydi. Okuduğum ilk Mehmet Rauf romanıydı aynı zamanda. Hepinize de tavsiye ederim...

O kadar Müjgân dedik, şunu da şuraya koyayım bari arka plânda çalsın dursun.
https://youtu.be/EVwYvmoG8Ms
115 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Eylül'ün yazarı Mehmet Rauf'un bir diğer psikolojik romanı; Böğürtlen.

Yazarın 1926'da yayımladığı bu romanı, öteki romanlarının çoğu gibi aşk konusunu ele alır. Büyükada'da bir köşke konuk olan Pertev, burada tanıştığı Müjgan adlı kıza ilgi duyar; ilgisi kısa sürede aşka dönüşür. Ancak karşılıksız bir aşktır bu. Müjgan içine kapanık, çevresiyle uyum sağlayamayan ve aşırı kötümserliğini aşkı hor görecek ölçüde genelleştiren bir kızdır. Roman da ismini buradan alır; Pertev Müjgan'ı bir böğürtlene benzetir. Bu benzetme şöyledir:

"Özenle toplanıp, törenle sofrada sunulan turfanda çileğe, ben böğürtleni tercih ederim. Evet, çilek daha parlaktır, daha gösterişlidir, ama ne yapayım ki pek boldur, istenirse yetiştirilir. Oysa bir çitin en uzak bir köşesinde yetişmiş nazlı, gururlu, yüksek bir böğürtleni düşününüz. İşte, Müjgan Hanım'ın kişiliğini ben böyle tanımlıyorum." (sayfa 38)

Anlaşılacağı gibi Böğürtlen'in konusunda, kurulan olay örgüsünde pek de ilgi çekici bir yan yoktur. Ancak Eylül'den de bildiğimiz gibi onun yapıtlarında olaylar değil durumlar ve psikolojik tahliller ön plandadır. Böğürtlen'de de karakterlerin kişilik özellikleri ve duygu durumları en ince ayrıntısına kadar tahlil edilmiştir. Bu bakımdan Mehmet Rauf'un anlatımı çok akıcı olmasa da yaptığı psikolojik tahlillerle sayfalar doldurabiliyor ve bu bölümler okura huzur veriyor. Bu yüzden ben kitabı nasıl bitirdiğimi anlamadım bile. Bir süredir hep olay odaklı kitaplar okuduğumu fark ettim. Uzun zaman sonra Mehmet Rauf okumak güzel hissettirdi ve dinginlik verdi bana.
94 syf.
·Puan vermedi
Kitabın başkahramanı oldukça zengin bir adam. Güzeller güzeli bir kadına aşık oluyor ve onu elde etmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor kitap. Türk Edebiyatı okumayı çok seviyorum. Konu olarak birbirlerine çok yakın olsalarda hepsinde ayrı bir tat alıyorum. Keyifli okumalar.
Her şey ailenin tarihe karışmış eski varlıklı yaşamının saltanat artığıyla yetinmek zorunda kaldıklarını ve bu genç hanımların, kendi incelik ve güzellikleriyle yoksulluğu onarmaya, yenilemeye hiç heves etmediklerini ilan ediyordu.
Parasız insan, insan sayılmıyor. Oysa parayı kazanmak için insanlıktan ne kadar vermek gerek, değilmi? Bütün namus,soyluluk, onur hep paraya veriliyor.
Kimse kimseyi anlamıyor, bilmiyor... Herkes, her şey ve herkes hakkında, kendi düşüncelerine, bilgilerine göre anlam veriyor.
“Parasız insan, insan sayılmıyor. Oysa, parayı kazanmak için insanlıktan ne kadar vermek gerek, değil mi? Bütün namus, soyluluk, onur, hep paraya veriliyor.
"Kimse kimseyi anlamıyor, bilmiyor.. Herkes, her şey ve herkes hakkında, kendi düşüncelerine, bilgilerine göre anlam veriyor."
Mehmet Rauf
Sayfa 72 - Karpa Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Böğürtlen
Baskı tarihi:
Ekim 2021
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758688708
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Böğürtlen
Eylül yazarı olarak ünlenen Mehmet Rauf'un Böğürtlen romanı, popüler yazınımızın güzel örneklerinden biridir. Pertev, Büyükada'da tanıştığı "Böğürtlen" adını verdiği Müjgan'a, ilk görüşte vurulur. Müjgan'sa insanlardan kaçan, gerçek aşkı bulamayacağına inanan, gururlu bir kızdır. Pertev, acaba Müjgan'ın gönlünü kazanıp mutlu olabilecek midir?

Kitabı okuyanlar 577 okur

  • ERDEM AVCI
  • şüşü
  • elif delı kız
  • black white
  • Seçil Akgün
  • F.v
  • NALAN KARAGÖZ
  • melek TAŞ
  • Ayşe Nazlı Ercelep
  • Oğuz Kağan Gül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10 (13)
9
%6.2 (8)
8
%8.5 (11)
7
%9.2 (12)
6
%7.7 (10)
5
%1.5 (2)
4
%0.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%0