Zeki Çakılalan

Zeki Çakılalan

ÇevirmenEditör
7.7/10
69 Kişi
·
576
Okunma
·
0
Beğeni
·
27
Gösterim
Adı:
Zeki Çakılalan
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
120 syf.
Mehmet Rauf un "Eylül" başka bir psikolojik romanı. Sade ve anlaşılır bir anlatım yöntemiyle , fazla karışık olmayan bir aşk hikayesi üzerinden yazılmış güzel bir psikolojik eser. Gösteriş içinde hapsolmuş sadeliğin temsilcisi Müjgan ile gösterişli gibi görünen fakat özünde sade olan Pertevin aşk hikayesi. Aşkın tatlı fakat yabani okulu böğürtlen benzetmesi ile aktarılmış...
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Gülistan'ın Şevket'e beslediği aşkı anlatıyor. İlmek ilmek işlediği aşkı farkında olmadığı bir hata yüzünden hayatına sebep oluyor. Onlar muradına erememiş dolayısıyla biz de kerevete çıkamadık. Okunmaya değerler arasında yerini almış bulunmakta :)
115 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Pertev bey ve Müjgân arasında geçen muhteşem bir aşk. Okuduğum en iyi aşk romanlarından biriydi. Pertev bey konumu ve fiziki üstünlüklerinden dolayı her kadının evlenmek isteyeceği bir erkek. Müjgân ise bulunduğu konum ve etrafındaki insanlardan kendini tamamen soyutlamış bambaşka bir kadın. Pertev bey, hiç beklemediği bir yerde beklemediği bir anda Müjgân’a ilk görüşte aşık oluyor. Spoiler vermemek adına, kısacası muhteşem bir Mehmet Rauf klasiği.
115 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Eylül'ün yazarı Mehmet Rauf'un bir diğer psikolojik romanı; Böğürtlen.

Yazarın 1926'da yayımladığı bu romanı, öteki romanlarının çoğu gibi aşk konusunu ele alır. Büyükada'da bir köşke konuk olan Pertev, burada tanıştığı Müjgan adlı kıza ilgi duyar; ilgisi kısa sürede aşka dönüşür. Ancak karşılıksız bir aşktır bu. Müjgan içine kapanık, çevresiyle uyum sağlayamayan ve aşırı kötümserliğini aşkı hor görecek ölçüde genelleştiren bir kızdır. Roman da ismini buradan alır; Pertev Müjgan'ı bir böğürtlene benzetir. Bu benzetme şöyledir:

"Özenle toplanıp, törenle sofrada sunulan turfanda çileğe, ben böğürtleni tercih ederim. Evet, çilek daha parlaktır, daha gösterişlidir, ama ne yapayım ki pek boldur, istenirse yetiştirilir. Oysa bir çitin en uzak bir köşesinde yetişmiş nazlı, gururlu, yüksek bir böğürtleni düşününüz. İşte, Müjgan Hanım'ın kişiliğini ben böyle tanımlıyorum." (sayfa 38)

Anlaşılacağı gibi Böğürtlen'in konusunda, kurulan olay örgüsünde pek de ilgi çekici bir yan yoktur. Ancak Eylül'den de bildiğimiz gibi onun yapıtlarında olaylar değil durumlar ve psikolojik tahliller ön plandadır. Böğürtlen'de de karakterlerin kişilik özellikleri ve duygu durumları en ince ayrıntısına kadar tahlil edilmiştir. Bu bakımdan Mehmet Rauf'un anlatımı çok akıcı olmasa da yaptığı psikolojik tahlillerle sayfalar doldurabiliyor ve bu bölümler okura huzur veriyor. Bu yüzden ben kitabı nasıl bitirdiğimi anlamadım bile. Bir süredir hep olay odaklı kitaplar okuduğumu fark ettim. Uzun zaman sonra Mehmet Rauf okumak güzel hissettirdi ve dinginlik verdi bana.
115 syf.
·7/10 puan
Kitap Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan bir aşk öyküsünü içeriyor. Şahsen bu yıllarda yazılan kitapları Cumhuriyetin ilk eserleri olması sebebiyle okumayı seviyorum. Özgün bir eser olmamakla birlikte klasik Yeşilçam aşk filmi tadında bir yazı sunuyor. Kitap kısa bir ve yalın bir roman. Kolay okunabilecek bir aşk öyküsü. Yazımında özellikle aşk dolu ve hissiyatlı bir karakter üzerinden bolca coşkulu betimlemeler barındırdığını belirtmem gerekir.
120 syf.
Mehmet Rauf'un kaleminden, aşk ile ilgili dikkate değer düşüncelerini aktardığı, okuyana kadar varlığından bihaber olduğum güzel bir aşk hikâyesi. Klasik, basit bir anlatıma sahip. Karakterlerimiz Pertev ve Müjgân. Olaylar Pertev'in ağzından anlatılıyor.
Adının "Böğürtlen" olmasının sebebi Müjgân'ı böğürtlene benzetmesi. Ulaşılması zor ve kendini naza çeken biri olduğu için.

Kitabı özetleyecek olursak (Okumadıysanız bu bölümü geçiniz):
Pertev, en yakın arkadaşı Nihad ile geziye çıkıyor, üç tane kız görüyorlar. Nihad bu üç kızla ahbap, kızların ailesi zengin ve insanlara varlık durumlarına göre muamele ediyorlar. Adları Şekûre, Mahmure, Nigâr.
Müjgân bu ailenin içinde yaşıyor. Ailesini kaybettiğinde yanlarında yaşamaya başlamış; sevilen, sayılan bir kız. Pertev görür görmez ona âşık oluyor ve Müjgân'a yaklaşmak istiyor. Müjgân samimiyete ve sevgiye inanmayan biri. Bu durumdan kızların ve Nihad'ın da haberi oluyor. Kızlar uygun ortam yaratıp aralarını yapmaya çalışıyor.
Müjgân'ın Silki adında bir köpeği var. Herkesten daha çok seviyor onu. Pertev bu amaçla yaklaşmaya çalışıyor ona. Müjgân yüz vermiyor. Pertev sonra, şimdiye kadar metresim olmasını istediğim için ona yaklaştığım şeklinde bir düşünceye kapıldığı için mi uzak durdu benden diye düşünüyor. Evlenme düşüncesini Nihad'a söylüyor, Nihad kızlara ve kızlar Müjgân'a. Müjgân yine istemiyor.
Pertev Müjgân'ı unutmak için başka bir yere gidiyor, Süheylâ diye bir kızla gönül macerası yaşamak istiyor, bunda da başarılı olamıyor. Süheylâ ona yakın davransa da Pertev'in içine sinmiyor bu durum.
Geri dönüyor. Yine bir davette, Silki'ye zarar vermek isteyen daha büyük bir köpeği engelleyen Pertev kolunun ısırılmasıyla kahraman oluyor. Tedavisini olurken Müjgân'la konuşuyorlar, evlenme teklifi bu kez geri çevrilmiyor. Mutlu son.
94 syf.
·Puan vermedi
Kitabın başkahramanı oldukça zengin bir adam. Güzeller güzeli bir kadına aşık oluyor ve onu elde etmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor kitap. Türk Edebiyatı okumayı çok seviyorum. Konu olarak birbirlerine çok yakın olsalarda hepsinde ayrı bir tat alıyorum. Keyifli okumalar.
115 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Birden çok kez evlenip boşanmış olan Mehmet Rauf'un bu kitabında; Bay Pertev adlı karakterin Büyükada'da yakın arkadaşı Nihat Bey'in tanış olduğu "Graslar" sayesinde aynı ortamda bulunduğu, diğer kadınlardan farklı olduğunu düşündüğü Müjgân'ı fark eder gözleri. Zamanla hislerinin artışını ve ciddiyetini anlayarak Müjgân'a kendisini kanıtlama çabasına girer.
Yer yer hareketlerinin kaba ve sığ olduğunu görmüş olsam da daha çok Müjgân'a hak verdim.
Bay Pertev'in Müjgân'a olan sevgisindense, ağır basanın ve öne çıkarılanın; Pertev'in bir kadına bir his beslemesi olduğunu düşünüyorum. Son an konuşmasını okuyana kadar bencil bir adam olduğu düşüncesindeydim, eh Müjgân'ın kendisini detaylı şekilde ifade edemeyişinden sonra çokta bir önemi kalmamış oldu :)
120 syf.
·Puan vermedi
Eski türk filmi gibi ama güzel olanlardan değil. Kütüphanem e nereden geldi bilmiyorum okumuş olmak için okudum. Kısa olmasa hiç okunmaz. Haftasonu kitap yokluğunda okumak isteyene tavsiye ederim. Her kitap herkes beğenecek diye bir kaide yok belki de siz seversiniz

Yazarın biyografisi

Adı:
Zeki Çakılalan

Yazar istatistikleri

  • 576 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 168 okur okuyacak.