Aşkın Yarını

Ferdâ-yı Garâm

Mehmet Rauf
Çevirmen:
Mehmet Kanar
Editör:
Yasin Beyaz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Aşk için ölmeli mi ?
Puan vermedi·88 syf.··
2025 102. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 13:57
-Seni seviyorum. +Ben de seni seviyorum, o zaman hadi ölelim. Şeklinde bu kitabı özetleyebilirim. Kitap, ana karakterler Sermet ve Macit üzerinde yoğunlaşmıştır. Kuzen olan ve aynı evde büyüyen Macit ve Sermet arasında küçüklüklerinden itibaren sürekli bir didişme, kavga vardır. 'En büyük aşklar nefretle başlar' klişesi gereğince karakterlerimiz bir anda birbirlerine aşık olduklarını fark ederler. Aslında birbirlerine aşık oldukları için birbirlerini üzüp kavga ediyorlarmış. (Akraba olmalarına, aynı evde kardeş gibi büyüyüp de aşk konularının geçmesinin tuhaflığına hiç değinmeyeyim, dönemin şartlarına göre değerlendirirsek kuzen evlilikleri oldukça normal karşılanan durumlar.) Hadi tamam çocuk yaşlardaydı ikisi de aşık olduklarını fark etmediler. Birbirlerine duygularını açtıktan sonra da aralarında kavuşmalarına engel olacak bir durum yokken sırf bir gün aşk bitecek de üzüleceğiz diye beraber ölelim kararı almaları zorlama bir dram olmuş ki hiç sevemedim, anlam veremedim. Aşıksınız kavuşamadınız engeller çıktı vs durumlar olsa hadi belki diyelim...Biraz da olsa hak verelim. Ferda-yı Garâm Aşkın Yarını demekmiş. Aşkın yarını kötü olacak diye bugünü de geleceği de karartmak çok trajikomik bir hareket olmuş :) Kitap boyunca hakim olan melankolik havalar, ölüm güzellemeleri oldukça boğucu geldi. Kitabın tek hoş gelen yanı edebi anlamdaki güzelliği. Nahif bir anlatımı var. Mehmet Rauf Servet-i Fünun döneminin önde gelen sanatçılarından. -Servet-i Fünun yazarları, aşk, üzüntü, tabiat güzellikleri, karamsarlık, şahsi hayaller ve melankoli gibi bireysel konulara yönelmiştir. -Fransız Edebiyatı örnek alınmıştır. Kitapta da Fransızca kelimeler sıkça kullanılmıştır. -"Sanat sanat içindir." ilkesi benimsenmiştir. -Dil oldukça ağır ve süslüdür. Aynı zamanda doğa betimlemeleri de
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
3/10
·73 syf.·
2024 122. kitabı
...FERDÂ-YI GARÂM... ...AŞKIN YARINI... AŞKIN AN'I. (bence:) Servet-i Fünûn romanında hayal ve gerçek çatışmasının birey üzerinde kurduğu baskı yoğun olarak işlenmektedir. Özellikle hayattan kaçma arzusu.. bu zengin ve yüksek zümrelerde gezen dönem romanında ana kurguyu destekleyen yan tema olarak karşımıza çıkmaktadır. Mehmet Rauf'un Ferdâ-yı Garâm romanı da dış dünyaya uyum sağlamakta zorluk çeken on beş yaşındaki Sermet'in psikolojisi üzerine kurgulanmıştır. Romanımız amca çocukları olan Sermet ve Macit'in aşkları iki gencin ruhsal yönelimlerini konu almaktadır. İkilemlerle boğuşan bu iki gencin ruhsal sıkıntıları hem sosyolojik hem de psikolojik boyutta sunulmuştur. Romanımızdaki bireylerin hayata olan mütaalaları, Servet-i Fünun nesliyle birebir örtüşmektedir. Romandaki hayalperest genç karakter Macit, dış dünyaya yaklaşımı, güzelliği her şeyden üstün tutan algısı, musikiye düşkünlüğü ve aşkı hayatın temel gayesiymiş gibi görmesiyle haddizatında yazarımız Mehmet Rauf'un hayatından izler taşımaktadır. Zira Mehmet Rauf, bir aşk yüzünden intihar edecek kadar hassas bir ruhun esiridir. Mehmet Rauf'un duygusal yapısında ve bugüne kadar çok basite indirgenerek 'kadın düşkünlüğü' şeklinde açıklanmaya çalışılan bu eğiliminin altında yatan en büyük etken de annesidir. Çocuk denecek yaşta annesini kaybeden Mehmet Rauf, gençlik yıllarından itibaren yaşadığı aşklarında ve yaşamından eserlerine yansıyan bütün aşk betimlemelerinde bu eksikliği dile getirdiğini rahatça görebiliriz. Nitekim Ferdâ-yı Garâm romanında annesinden uzak bir çocukluk dönemi geçiren Macit'in iç dünyasındaki öksüzlük, Mehmet Rauf'un anne eksikliği hisseden kalbinin bir yansıması olarak gösterilebilir. Özellikle onun neredeyse hastalıklı bir tutkunlukla bir melamene-daülelhan olması ve Batı
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
8/10
·79 syf.··
2022 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 00:00
İlk olarak 1897 yılında yayımlanan eser, psikolojik aşk konusu işlemesi yönünden Eylül romanına ön çalışma niteliğinde olmuştur. Eserde; akraba olan iki gencin küçüklükte başlayan anlaşmazlıklarından aşka dönüşen hikayesi anlatılır. Genel olarak hayattan ve aşktan umduğunu bulamayan ve karamsar olan Sermet ve Macit'i tanıyacağınız bu hikayeyi okumanız dileğiyle...
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
Aşkın En Derinlerinde Bir Yer
8/10
·73 syf.··
2025 58. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 08:30
Sermet ve Macit, birlikte büyüyen iki kuzen. Sermet, kitapların arasında kaybolmuş, kendi iç dünyasında sessizce boğulan bir genç. Macit ise ailesinden ayrı kalmanın kırgınlığını içinde taşıyor ve bu öfkesini en çok Sermet’e yöneltiyor. İlk başta aralarındaki atışmalar sıradan görünüyor ama zamanla o kavganın altında başka bir şeyin kıpırdadığı belli oluyor. Duygular karışıyor ,öfkenin yerine bambaşka duygulara bırakırken karakterlerin içsel çatışmaları ve derinlikleri de göz önüne seriyor. Bu hikâye sadece bir aşk değil; iki insanın birbirini anlamaya çalışırken kendi karanlığıyla yüzleşmesini edebi dille akatarmış.Kendi yorumuma gelicek olursak karakterlerin psikolojik derinliğinin içinde ben kendimden bir parçalar buldum.Sermet gibi olduğumu hissettim ve ben de kayboldum ama gazete de bölüm bölüm verilmesinden dolayı zaman akışı bozukluğunu ,mekan değişikliği çok hızlı oldu . Yine de severek okuduğum bir kitaptı. Mehmet Rauf, Servet-i Fünun dönemi yazarlarından , dönemin de kendinden söz ettiren ve dikkat çekenler arasında geliyor. Genellikle duygusal derinliği, psikolojik çözümlemeleri ve içe dönük karakterleriyle tanınır. Yani dış dünyadan çok, insanın iç sesine kulak veren bir yazar diyebiliriz. Kendisini en çok “Eylül” adlı romanıyla tanıyoruz ki bu eser, Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olarak kabul edilir.
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
7/10
·88 syf.··
2024 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2024 15:01
Macit ve Sermet aynı evde büyüyen ve çocukluk zamanlarında çokta iyi anlaşamayan iki kuzendirler. Bu anlaşamamanın kaynağı aslında Macit'tir. Macit Sermet'e zamanında çok kötü davranmıştır. Macit'in ailesinin artık eve döneceğinin haberiyle Macit büyüdüğü evden ayrılmak zorunda kalır. Ama Sermet'e aşık olmuştur ve bu aşk artarak sürecektir. Peki bu aşk karşılık bulacak mı? Nasıl bir hayatları olacak? Sorularını sorarak okuduğumuz bir kitaptı. Hikayeyi yalan olmasın aşırı sevemedim. Yine de okunulabilir. Beni heyecanlandıran, sürükleyen pek şeyler olmadı maalesef. Puan 7/10.
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
5/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 15:09
Kitabı okumadan önce uygulamada şöyle bir incelemelerine bakayım dedim ve ne göreyim , kitap incelemesi yazmaktan bir haber tonla insan hiç utanmadan inceleme yazmış ,kitabın sonunda olacak şeyleri bir bir anlatmışlar. İnsanda okuma hevesi bırakmayan bu yazılara rağmen bir şekilde bitirdim. Beraber büyüyen iki kuzen çocukken birbirlerine sinirli öfkeli davranıyor, büyüdükçe bu davranışlarının aşka dönüştüğünü farkediyorlar. Daha çocukken birbirlerini sevmeye başladıklarını anlıyorlar. Bizler için kuzen kardeşten farksızdır fakat o zamanlarda kuzenlerin evlenmesi normal olduğundan zamana göre değerlendirmek gerekir. Birine okuması için illede bu kitabı tavsiye eder miyim sanırım etmem .
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
10/10
·73 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 23:01
"Bilir misiniz, bazen kendim için nasıl bir hayat hayal ediyorum ? Kısa, kısa bir hayat." Syf.24 Herkese merhabalar 🩷 Size umutsuzluğun, karamsarlığın, tamamen hayattan kopmuşluğun kitabını yapmışlar desem, ne derdiniz? Ferdâ-yı Garâm/ Aşkın Yarını, Mehmet Rauf tarafından 1897'de Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen, 1899 yılında kitap olarak yayımlanan, Türk Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olan Eylül romanından önce ön çalışma olarak yazılan, gene Eylül'de olduğu gibi karakterlerin ruhlarının derinliklerine inip, içeride neler taşıdıklarını aktarıp, psikolojik tahlillerine yer verilen önemli bir romandır. Çocuk yaştan itibaren babasının memuriyeti dolayısıyla amcasının evinde kalmak zorunda kalan Macit, bu duruma içerlediği için, her fırsatta hıncını amcasının kızı olan Sermet'ten çıkartır. Bu durum yetişkin oldukları zamana kadar bu şekilde devam eder. Sermet bu duruma kâh sinirlenip cevap verir, Macit ile atışırlar; kâh gücenip susar, sessizliğe gömülür. Bir zaman gelir ki Macit'in basit şakaları bile Sermet'i ağlatmaya başlar. Macit bu duruma anlam veremese de artık her fırsatta özür dileyip, gönül almaya başlamıştır. Ne Sermet'in ne de kendisinin neden böyle davranıyor oluşlarına anlam veremez. Taa ki Macit'in anne ve babası artık evlerine dönüp, Macit'in artık amcasının evinde kalmasına gerek kalmadığının habelerini alana kadar... Bu haberden sonra Macit kuzenine aşık olduğunun farkına varır. Sermet'e olan duyguları karşılıklı mıdır, yoksa düşündükçe kendi kendini mi yiyip bitiriyordur? Bu aşkın sonu nereye çıkacaktır? Fakat, dikkat! Bu eserde baş kahramanlar aşırı umutsuzluk içersindeler. Bir kişi hariç, her karakter melankolikti. Ben Eylül romanını birçok kez okumaya başlayıp, yarıda bıraktığım için bu kitap ile de anlaşamayacağımızı düşünerek
Alıntı
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
4/10
·88 syf.··
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 01:11
Ferda-yı Garam İş Kültür Yayınları Türk Edebiyatı Klasiklerinden okuduğum Mehmet Rauf'un Ferda-yı Garam adlı eseri psikolojik bir aşk romanı... Ancak beni pek tatmin etti mi emin değilim... Belki aşırı romantizm severler için ilgi çekici olabilir fakat benim için yer yer sıkıcıydı. Çünkü çok fazla günümüz Türkçesinden uzak ve haddinden fazla aşk imleri ile dolu. Konusu ise; eğitim hayatını devam ettirebilmek için babasının yeni görev yerine ailesiyle gidemeyen ve amcası ile kalan Macid'in, anne ve babasından uzak kalışının hıncını sürekli açığını kolladığı ve yermekten büyük haz duyduğu amca kızı Sermed'den çıkarmaya çalışması ile başlar. Zamanla büyümelerinin de verdiği etki ile bu ikili birbirlerine aşık olurlar ama ne aşk... Öyle ki melankolik bir devinim içinde süregelen bu tutkulu sevda ikisinin de ölümü ile sonlanacaktır. Elbette ki bu eserden etkilenecek ve beğenecekler vardır ama ben kendi adıma sadece psikolojik ifadeler ve fikirler ile yetinmek durumda kaldım, zira roman yorucu ve ağır bir aşk romanı...
Aşk
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
5/10
·88 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 19:24
"Dünyada bir ferdâ-yı garâm kadar elemli ne vardır acaba? Bana gelince, benim için bir aşk vardır: Ölümde aşk! Ancak severken ölürsek, ferdânın tahakkümünden kurtulabiliriz... İşte bu! Hayatın saadeti mümkünse, severken ölmektedir!" Macit anne babasının yurt dışına görevli olarak gitmesinden ötürü amcalarının evinde kalmaya başlamıştır. Amcasının kızları Sermet ve Nevber ile geçirmiş, onlarla büyümüştür adeta. Çocukluktan beri Sermet'e karşı hep iğneleyici ve alaycı konuşmuş, onu hep eleştirmiş, tercihlerini hep eleştirmiştir. Fakat anne babasının döneceğini öğrendiği zaman onlardan ayrılmak zorunda kalacağını düşünmek içine bir hüzün yerleştirmiş ve Sermet'e de haksızlık yaptığını fark ederek ondan özür dilemek kendini affettirmek istemiştir. Sermet ise hep mutsuz hissetmiş, kendini kitaplara vermiş, bu dünyada onu mutlu edecek birinin bulunmayacağını düşünmeye başlamıştır. Sermet'e göre bu dünyada yapılacak en doğru şey en mutlu anında ölebilmektir. Fakat Macit'in kendini affettirme girişimleri zamanla ikisi arasında bir aşka dönüşmüştür. Bu kitabında Mehmet Rauf iki karakterin duygu durumlarını çok iyi anlatmış fakat kopuk kopuk bir anlatım olunca bende biraz olumsuz düşünmeye sevk etti. Günümüz tabiriyle "prenses erkek" Macit'in çocuklukta yaptığı zorbalığın daha sonra sevgiye dönüşmesi, karamsar Sermet'in bu sevgiye karşılık vermesi biraz zorlama olmuş bana göre. Ferdâ-yı Garâm yani Aşkın Yarını benim pek tavsiye edeceğim bir kitap olmadı ne yazık ki.
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
kalbini unutmuştun giderken o masada
8/10
·88 syf.·
2023 47. kitabı
Türk Edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Mehmet Rauf, Servet-i Fünûn döneminin yazar ve şairidir. Psikolojik tahlil ya da konulu eserler vermiştir. Asıl şöhretini Eylül romanıyla kazanmıştır. Mehmet Rauf'un ikinci romanı Ferdâ-yı Garâm, Eylül'ün bir bakıma ön çalışmasıdır. Bir bakıma romandaki karakterler, Eylül'deki karakterlerle benzer niteliktedir. Roman, iki karakter üzerinde yoğunlaşmıştır: Sermet ve Macit. Birlikte büyümüş iki kuzendirler. Macit, babasının memuriyeti yüzünden amcasının evinde yaşamak zorunda kalmıştır. Annesine bağlılığı fazla olan Macit, bu çocuk hırçınlığını Sermet'ten çıkarır. İkisi arasında bir nefret ilişkisi ortaya çıkar. Sermet ise içine kapanık, kendisine karşı yapılan saldırılardan yaralanan ve kitapların dünyasında kalan bir kızdır. Bir de Nevber vardır, Sermet'in kız kardeşidir. Hafif bir meşreplik duygusuyla her şeyi alaya alan bir insandır. Eylül romanında uzun tahliller vardı, Ferdâ-yı Garâm'da uzun olmamakla beraber yine de psikolojik tahliller vardır. Doğa tasvirleri bunun başını tutar. Hacimli değildir. Örneğin; Necip karakteri, kadınlardan nefret ederdi ve kadınların oyunlarından sıkılan bir tipti. Macit'de kadınlara karşı bir kötücül düşünceliri vardı. Eylül romanında nasıl kayık gezileri, deniz, orman yürüyüşleri, doğayla yaşama duygusu varsa bu romanda da vardır. Ben Macit'in aşkını daha doğrusu tek taraflı aşkını iliklerime kadar hissettim. Acısı ve üzüntüsü karşı tarafa hakledilmişti. Sermet'in duyguları pek detaylı değildi. Aşk hastalık bir duygu. Kaçınılmazdır. Yok sayıldıkça o kadar insanın aklına ve kalbine nüfuz ediyor. Romanda 'sevgiliyle ölmek' duygusu da vardı. Ölünce aşkın hazzını ulaşabilir, bir insan.
Edebiyat
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)