Cep Boy

Ferda-yı Garam

Mehmet Rauf

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·112 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 22:08
Aşk temasını psikolojik tahliller, yoğun duygusal betimlemeler ve muhteşem doğa tasvirleriyle örtüştüren Mehmet Rauf ayrıca bunu yaparken dram, yaşama karşı isteksizlik ve hüznü bu aşkın anlatımında en temele koyuyor, ve bu yönüyle baktığımız zaman eser Servet-i Fünun Edebiyatına tematik ve semantik (aslında her açıdan) açıdan ışık tutuyor diyebiliriz, dolayısıyla dönemin yapısını incelediğimiz zaman hemen her romanda işlenen bir konuyu Mehmet Rauf'un da işlediğini görüyoruz, aşk romanlarını etkileyici bulanlar için bu eseri de okumalarını salık veririm, herkese keyifli okumalar dilerim :))
Edebiyat
Ferda-yı GaramMehmet Rauf · Karbon Kitaplar · 20202,468 okunma
Mehmet Rauf’tan değerli bir psikolojik roman
7/10
·112 syf.··
2022 19. kitabı
FERDA-YI GARAM ️ Mehmet Rauf’tan okuduğum ilk eser. Ferda-yı garam, “aşkın yarını “ anlamına geliyor. Dünyaya uyum sağlamakta zorluk çeken on beş yaşındaki Sermet'in psikolojisi üzerine kurgulanmış bir eser. Mehmet Rauf’un hayatına dair genel bir araştırma yaptığımda bu eserde yazarın hayatına dair izler taşıdığını gördüm. Mehmet Rauf, bir aşk yüzünden intihar edecek kadar hassas bir ruha sahip biri. Kendisiyle ilgili okuduğum bir makalede şöyle bahsedilmekte: "Mehmet Rauf'un duygusal yapısında ve bugüne kadar çok basite indirgenerek 'kadın düşkünlüğü' şeklinde açıklanmaya çalışılan bu eğilimin altında yatan en büyük etken annesidir. Çocuk denecek yaşta annesini kaybeden Mehmet Rauf, gençlik yıllarından itibaren yaşadığı aşklarında ve yaşantısından eserlerine yansıyan bütün aşk betimlemelerinde bu eksikliği dile getirmiştir." Romanda da annesinden uzak bir çocukluk dönemi geçiren Macit'in iç dünyasındaki öksüzlük, Mehmet Rauf' un anne eksikliği hisseden kalbinin bir yansıması olarak gösterilebilir. Genel olarak baktığımda Ferda-yı Garam romanındaki bireylerin hayata bakış açıları, Servet-i Fünun nesliyle birebir örtüşmekte. Psikolojik duyguların başarıyla verildiği bir roman olması açısından önemli bir eser. Türk edebiyatı eserlerini okumayı seviyorsanız Mehmet Rauf’a da şans verin derim. Özet Çocukluk yıllarını birbirleriyle kavga ederek geçiren Sermet ve Macit, bu kavgaların tek sebebinin karşılıklı duydukları aşk ve kıskançlık yüzünden olduğunu gençlik yıllarının ilk zamanlarında anlarlar. Hüzünlü ve tutku dolu bu aşkı hayallerinde yaşayan iki genç, birbirlerine duygularını ifade ettikleri anda kavuşma ve hayatlarından vazgeçme arasındaki o ince sessizliğin karanlığında, Ferda-yı Garam endişeleriyle kaybolurlar. “Sevildiğimizi sanırken bir sabah artık her
1000k
Ferda-yı GaramMehmet Rauf · Karbon Kitaplar · 20202,468 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
Ne güzel bir eser bırakmış yazar ardından. Çocukluk aşkını öyle bir anlatmış ki bende izi çok büyük oldu. Çok akıcı bağlantıları güçlü bir eser. Şiddetle okuyun
Ferda-yı GaramMehmet Rauf · Karbon Kitaplar · 20202,468 okunma
Aşk için ölmeli mi ?
Puan vermedi·88 syf.··
2025 102. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 13:57
-Seni seviyorum. +Ben de seni seviyorum, o zaman hadi ölelim. Şeklinde bu kitabı özetleyebilirim. Kitap, ana karakterler Sermet ve Macit üzerinde yoğunlaşmıştır. Kuzen olan ve aynı evde büyüyen Macit ve Sermet arasında küçüklüklerinden itibaren sürekli bir didişme, kavga vardır. 'En büyük aşklar nefretle başlar' klişesi gereğince karakterlerimiz bir anda birbirlerine aşık olduklarını fark ederler. Aslında birbirlerine aşık oldukları için birbirlerini üzüp kavga ediyorlarmış. (Akraba olmalarına, aynı evde kardeş gibi büyüyüp de aşk konularının geçmesinin tuhaflığına hiç değinmeyeyim, dönemin şartlarına göre değerlendirirsek kuzen evlilikleri oldukça normal karşılanan durumlar.) Hadi tamam çocuk yaşlardaydı ikisi de aşık olduklarını fark etmediler. Birbirlerine duygularını açtıktan sonra da aralarında kavuşmalarına engel olacak bir durum yokken sırf bir gün aşk bitecek de üzüleceğiz diye beraber ölelim kararı almaları zorlama bir dram olmuş ki hiç sevemedim, anlam veremedim. Aşıksınız kavuşamadınız engeller çıktı vs durumlar olsa hadi belki diyelim...Biraz da olsa hak verelim. Ferda-yı Garâm Aşkın Yarını demekmiş. Aşkın yarını kötü olacak diye bugünü de geleceği de karartmak çok trajikomik bir hareket olmuş :) Kitap boyunca hakim olan melankolik havalar, ölüm güzellemeleri oldukça boğucu geldi. Kitabın tek hoş gelen yanı edebi anlamdaki güzelliği. Nahif bir anlatımı var. Mehmet Rauf Servet-i Fünun döneminin önde gelen sanatçılarından. -Servet-i Fünun yazarları, aşk, üzüntü, tabiat güzellikleri, karamsarlık, şahsi hayaller ve melankoli gibi bireysel konulara yönelmiştir. -Fransız Edebiyatı örnek alınmıştır. Kitapta da Fransızca kelimeler sıkça kullanılmıştır. -"Sanat sanat içindir." ilkesi benimsenmiştir. -Dil oldukça ağır ve süslüdür. Aynı zamanda doğa betimlemeleri de
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,468 okunma
3/10
·73 syf.··
2024 122. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2024 09:24
...FERDÂ-YI GARÂM... ...AŞKIN YARINI... AŞKIN AN'I. (bence:) Servet-i Fünûn romanında hayal ve gerçek çatışmasının birey üzerinde kurduğu baskı yoğun olarak işlenmektedir. Özellikle hayattan kaçma arzusu.. bu zengin ve yüksek zümrelerde gezen dönem romanında ana kurguyu destekleyen yan tema olarak karşımıza çıkmaktadır. Mehmet Rauf'un Ferdâ-yı Garâm romanı da dış dünyaya uyum sağlamakta zorluk çeken on beş yaşındaki Sermet'in psikolojisi üzerine kurgulanmıştır. Romanımız amca çocukları olan Sermet ve Macit'in aşkları iki gencin ruhsal yönelimlerini konu almaktadır. İkilemlerle boğuşan bu iki gencin ruhsal sıkıntıları hem sosyolojik hem de psikolojik boyutta sunulmuştur. Romanımızdaki bireylerin hayata olan mütaalaları, Servet-i Fünun nesliyle birebir örtüşmektedir. Romandaki hayalperest genç karakter Macit, dış dünyaya yaklaşımı, güzelliği her şeyden üstün tutan algısı, musikiye düşkünlüğü ve aşkı hayatın temel gayesiymiş gibi görmesiyle haddizatında yazarımız Mehmet Rauf'un hayatından izler taşımaktadır. Zira Mehmet Rauf, bir aşk yüzünden intihar edecek kadar hassas bir ruhun esiridir. Mehmet Rauf'un duygusal yapısında ve bugüne kadar çok basite indirgenerek 'kadın düşkünlüğü' şeklinde açıklanmaya çalışılan bu eğiliminin altında yatan en büyük etken de annesidir. Çocuk denecek yaşta annesini kaybeden Mehmet Rauf, gençlik yıllarından itibaren yaşadığı aşklarında ve yaşamından eserlerine yansıyan bütün aşk betimlemelerinde bu eksikliği dile getirdiğini rahatça görebiliriz. Nitekim Ferdâ-yı Garâm romanında annesinden uzak bir çocukluk dönemi geçiren Macit'in iç dünyasındaki öksüzlük, Mehmet Rauf'un anne eksikliği hisseden kalbinin bir yansıması olarak gösterilebilir. Özellikle onun neredeyse hastalıklı bir tutkunlukla bir melamene-daülelhan olması ve Batı
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,468 okunma
8/10
·79 syf.··
2022 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 00:00
İlk olarak 1897 yılında yayımlanan eser, psikolojik aşk konusu işlemesi yönünden Eylül romanına ön çalışma niteliğinde olmuştur. Eserde; akraba olan iki gencin küçüklükte başlayan anlaşmazlıklarından aşka dönüşen hikayesi anlatılır. Genel olarak hayattan ve aşktan umduğunu bulamayan ve karamsar olan Sermet ve Macit'i tanıyacağınız bu hikayeyi okumanız dileğiyle...
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,468 okunma
Aşkın Yarını
4/10
·96 syf.··
2024 12. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2024 01:56
Eser beraber büyüyen iki gencin melankolik aşk hikayesini anlatıyor. Aslında olay örgüsünden ziyade, karakterlerin iç dünyaları üzerinde durulmuş. Her iki karakter de çevrelerine uyum sağlayamıyor ve aşklarının geleceği konusunda karamsar düşüncelere sahip. Kısaca, Ferda-yı Garam bireyin iç dünyası, toplumsal yapıyla olan çatışmaları ve hayal kırıklıkları gibi konular üzerine yazılmış bir eser. Bu açıdan yazarın bir diğer romanı Eylül'e çok benziyor. Benzerliklerinden dolayı da kıyaslama yapmamak mümkün değil. Neredeyse aynı anlatım tarzı ve içeriğe rağmen Ferda-yı Garam'ın Eylül'ün oldukça gerisinde kaldığını söyleyebilirim. Yine de okunabilir bir kitap
Ferda-yı GaramMehmet Rauf · Anonim Yayıncılık · 20192,468 okunma
Aşkın En Derinlerinde Bir Yer
8/10
·73 syf.··
2025 58. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 08:30
Sermet ve Macit, birlikte büyüyen iki kuzen. Sermet, kitapların arasında kaybolmuş, kendi iç dünyasında sessizce boğulan bir genç. Macit ise ailesinden ayrı kalmanın kırgınlığını içinde taşıyor ve bu öfkesini en çok Sermet’e yöneltiyor. İlk başta aralarındaki atışmalar sıradan görünüyor ama zamanla o kavganın altında başka bir şeyin kıpırdadığı belli oluyor. Duygular karışıyor ,öfkenin yerine bambaşka duygulara bırakırken karakterlerin içsel çatışmaları ve derinlikleri de göz önüne seriyor. Bu hikâye sadece bir aşk değil; iki insanın birbirini anlamaya çalışırken kendi karanlığıyla yüzleşmesini edebi dille akatarmış.Kendi yorumuma gelicek olursak karakterlerin psikolojik derinliğinin içinde ben kendimden bir parçalar buldum.Sermet gibi olduğumu hissettim ve ben de kayboldum ama gazete de bölüm bölüm verilmesinden dolayı zaman akışı bozukluğunu ,mekan değişikliği çok hızlı oldu . Yine de severek okuduğum bir kitaptı. Mehmet Rauf, Servet-i Fünun dönemi yazarlarından , dönemin de kendinden söz ettiren ve dikkat çekenler arasında geliyor. Genellikle duygusal derinliği, psikolojik çözümlemeleri ve içe dönük karakterleriyle tanınır. Yani dış dünyadan çok, insanın iç sesine kulak veren bir yazar diyebiliriz. Kendisini en çok “Eylül” adlı romanıyla tanıyoruz ki bu eser, Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olarak kabul edilir.
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,468 okunma
7/10
·88 syf.··
2024 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2024 15:01
Macit ve Sermet aynı evde büyüyen ve çocukluk zamanlarında çokta iyi anlaşamayan iki kuzendirler. Bu anlaşamamanın kaynağı aslında Macit'tir. Macit Sermet'e zamanında çok kötü davranmıştır. Macit'in ailesinin artık eve döneceğinin haberiyle Macit büyüdüğü evden ayrılmak zorunda kalır. Ama Sermet'e aşık olmuştur ve bu aşk artarak sürecektir. Peki bu aşk karşılık bulacak mı? Nasıl bir hayatları olacak? Sorularını sorarak okuduğumuz bir kitaptı. Hikayeyi yalan olmasın aşırı sevemedim. Yine de okunulabilir. Beni heyecanlandıran, sürükleyen pek şeyler olmadı maalesef. Puan 7/10.
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,468 okunma
5/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 15:09
Kitabı okumadan önce uygulamada şöyle bir incelemelerine bakayım dedim ve ne göreyim , kitap incelemesi yazmaktan bir haber tonla insan hiç utanmadan inceleme yazmış ,kitabın sonunda olacak şeyleri bir bir anlatmışlar. İnsanda okuma hevesi bırakmayan bu yazılara rağmen bir şekilde bitirdim. Beraber büyüyen iki kuzen çocukken birbirlerine sinirli öfkeli davranıyor, büyüdükçe bu davranışlarının aşka dönüştüğünü farkediyorlar. Daha çocukken birbirlerini sevmeye başladıklarını anlıyorlar. Bizler için kuzen kardeşten farksızdır fakat o zamanlarda kuzenlerin evlenmesi normal olduğundan zamana göre değerlendirmek gerekir. Birine okuması için illede bu kitabı tavsiye eder miyim sanırım etmem .
1000Kitap
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,468 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)