Editör:
Hacer Er
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Eylül: Ezberlenen Değil, Sorgulanan Bir Roman
6/10
·272 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 22:04
Lisede sayısal okuyanların en çok zorlandığı konulardan biri ezberdir. Eylül denince de çoğu zaman “ilk psikolojik roman, Mehmet Rauf” diye ezberlediğim günlerin hatrına bu kitabı okumaya karar verdim :) Bir yasak aşk hikayesi okudum.Roman diye bu yasak aşkı normalleştirmeyeceğim. Kadın evli, Necip ise kuzeninin eşi olan bu kadına aşık oluyor. İç çatısmalar müthiş anlatılmış FAKATTTT Karakter deyip geçemeyiz roman diye de alkışlayamayız. Süreyya evliliğin verdiği rahatlıkla eşini ihmal ederken Necip de kuzeninin eşine karşı duygular besliyor. Bu durum ahlaki olarak sorgulanması gereken bir durum. Üstelik bu sadece romanda kalan bir şey de değil. Günümüzde de benzer örnekleri görmek için etrafa bakmak yeterli. insanın nefsine yenildiğinde nasıl yanlışlara sürüklenebileceğini de gösteren bir romandır. Her insan yanlış yapabilecek güce sahiptir ama önemli olan bu güce rağmen kendini tutabilmektir. Romanı okurken bunu da düşünmek gerekir.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
7/10
·272 syf.··
2024 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 10:36
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olan Eylül; Süreyya - Suad - Necib üçgeninde yaşanan olayların ve duyguların anlatıldığı, diğer yardımcı karakterlerin bu durumun içine dahil olduğu yeşilçam tadında bir eser. Kısa bir özet geçecek olursak Süreyya, hanımı Suad ile babasının köşkünde ikamet etmektedirler. Memur olarak çalışan Süreyya yaz tatillerini babasının bağ evinde geçirmeyi sıkıcı bulup, İstanbul'un serin sularında ve adalarda yaşamayı hayal etmektedir. Aldığı maaş geçimini zor sağlarken yalıda yaşama isteği ancak hayal olarak kalır. Necib ise çalışmadan geçinen, hayatını eğlenceye adamış, evlenmekten uzak, arada sırada köşke misafir olarak gelen bir karakterdir. Suad, kocasının hayali olan yalıda yaşama isteğini babasından aldığı borç para ile gerçekleştirir. Daha sonra eşi Süreyya ile buraya taşınırlar ve Necib'i misafir olarak kalması için sürekli yalıya davet ederler. Bundan sonrasını anlatırsam kitabı okumanın bir anlamı kalmayacak. Kısaca konusunu ele alacak olursak aradığı kadını ve aşkı bir türlü bulamayan Necib'i, aradığı mutluluğu evliliğinde bulamayan ya da bulduğunu zannedip yanılan Suad ile aralarında geçen yasak aşkı anlatılır. Yazar biz okuyuculara ailenin önemi ve kavramını, ahlâki değerler ve insani duygular arasındaki bağlantıyı, ayrıca İstanbul'un çekici yaşamını anlatıyor. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
SONUNDA BİTTİ
2/10
·272 syf.··
2025 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 10:49
Nereden başlayacağımı bilmiyorum; o kadar yorucu bir kitaptı ki sanırım ömrümde bu kadar sıkıcı bir kitap daha okumadım. Zaten okuyamadım. 8. bölümden itibaren sesli kitap şeklinde dinlemek durumunda kaldım. Sadece şunu söyleyebilirim ki kitabı herhangi bir sayfadan itibaren okusanız da olay örgüsü yine değişmeyecek; kendinizi Necip karakterinin kafasında kurduklarıyla bulacaksınız. Romanda üç farklı karakter baz alınıyor: Suat (kadın), eşi Süreyya ve onun kuzeni Necip. Necip, evlilik istemeyen, bu konuda çok fazla önyargısı olan biri. Kadınlara yönelik düşünceleri ve aşağılamaları kitap boyunca beni çok sinirlendirdi. Günümüzdeki “prenses erkek” kavramına çok yakın tavırları vardı ve gerçekten yorucuydu. Suat ile Süreyya’nın evliliğini gördükçe onlara özenip Suat gibi bir eşi olmasının hayalini kuruyor ve arzuluyordu. Ama bunlar o kadar ağır ve sıkıcı betimlemelerle aktarılmıştı ki artık yeni bir bölüme geçmektense yeni bir paragrafa geçmeyi hedefler oldum. Sonrasında dayanamayıp sesli kitap şeklinde dinledim; onda da durum farksızdı ama yine de daha katlanılır olduğunu söyleyebilirim. Süreyya’ya gelince; yalı sevdalısı, tek aktivitesi tekneyle gezmek olan ve etrafında yaşananlara karşı kör ve akılsız bir karakter. Metin boyunca Suat’a çok bağlı gibi lanse edilse de kitabın sonunda bunların hiçbir öneminin olmadığını anlamış olduk. Korkak ve sefil birisi. Suat daha naif görünse de pek akıllı olduğunu düşündüğüm bir karakter değil. Necip’in ona olan ilgisini fark ettikten sonra saf duygularla karşılık verse bile, en ufak olayda nem kapacak birisi. İlk psikolojik roman olduğu söyleniyor ama en çok Necip’in buhranlarına şahit oluyoruz. Kitaptaki üç farklı karakterin de düşüncelerinin yansıtılması daha mantıklı olurdu diye düşündüm. Belki kitabın sonlarına doğru
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
7/10
·272 syf.··
2025 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 03:56
NECİP'E OLAN OFKEMDEN BAHSETMİCEM BİLE. sadece bunaldim okurken ama sonunu merak ettigim icin devam ettim ve muthis bi son gercekten tesekkurler.. neyse en azindan kavustular obur dunyada rahat rahat takilsinlar valla icim daraldi
Duygu ve Düşünce
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
8/10
·
Beğendi
Yıllarca sahip olduğun ilişkinin gerçek sevgi olduğunu sanmak, aslında o düzen ve huzur sandığın şeyin bir yanılsama olduğunu, sevgiye dair hiçbir şeyi yaşamadığını bir gün gözlerin bir başkasının gözlerine değince anlamak ve çok geç kalmak artık gerçeğe. Tüm imkansızlıklar içinde karşılaşmak aşkla, görmek duymak ama dokunamamak…Hem korkmak kurulu olan düzeninin elinden kayıp gitmesinden; nasılsa böyle iyi,kötü gidiyordu diye elinde olan ile yetinmek, hem de aslında bu düzenin yalan duygular üzerine kurulu olduğunu hissettiğinin, gördüğünün aldatmacadan başka bir şey olmadığını bilmek ve bile bile razı gelmek kaderine. Bu değil aslında senin istediğin, kalbinin çarpmasını, heyecanı, yaşadığını bilmek istiyorsun, bugüne kadar doğru sandığın şey bir anda yıkıldı, anlaşmak ve anlaşılmayı sevgi sandın ama artık değil biliyorsun. Peki kötülük mü bu? Kalbine yenik düşmek, gerçek olana, için gidene ulaşmak için cesaret edip kalelerini yıkıp çıkmak içinden, bir başka kalbi kırmak pahasına? Ya da değer mi, hiç suçu olmayan sana elinde olanı veren için, kendine göre doğruyu bu sanıp sana sunabildiğini sunan kişi için bunca yıllık evini barkını bırakmak. Ama karşında seni anlasa da anlamasa da bir bakış ile kalbini yerinden söken bir aşk, hep sahip olmak istediğin hayatında hep beklediğin ve eksik olan duygu. Gerçek aşk…Bu kadar imkansızlıklar içinde mi gelmeliydi sana, şimdi neyin doğru neyin yanlış olduğunu kim söyleyecek? Hangisini seçmek cesaret işi, kurulu düzene razı gelmek mi, kabuklarından sıyrılıp düzensiz ve karmaşık bile olsa kalbin çarpana gitmek mi? Var mı bu içine girdiğin durumdan en az zarar ile çıkmanın bir yolu? Ölüm mü sadece, peki o kavuşturacak mı seni aşkına yoksa yarım kalması mı daha büyük bir aşk yapacak bu hislerini? Ya da hangisi ölüm, soluk almayı
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Eylül, aşk ve fizik
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 76. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 14:07
Necip ve Suat aynı kader çizgisi üzerinde, önce hareketsiz duran, dışarıdan uygulanan kuvvet ile hızla çarpıp uzaklaşan, sonra da aynı yönde hareket etmeyi öğrenen, iki metal küre gibi devinim içinde yaşadılar aşklarını. Çünkü herşey gibi duygular da fizik yasalarıyla işliyordu. Fiili hiçbir adım olmaksızın düşüncelerinde kasıp kavurdular ruhlarını…. Eylül romanı, Dostoyevski ustalığında katmanlarına ayrılmış ruhsal çözümlemelerle dolu. Ruslar yoksulluklarını ve anlamsız gururlarını anlatırken Mehmet Rauf gibi edebiyatçılarımız aşkı, duyguları, ihaneti anlatmış sayfalarca. Böyle bir klasik için yapılacak fazla bir yorum yok ama şu düşüncemi paylaşabilirim ek olarak; Aşk kavuşamayınca anlamlıysa, Eylül de bir kavuşamama hikâyesidir.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 14. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 08:52
Türk Edebiyatı klasiklerinden olan hem de edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Eylül... Çocukken okuduğum o zaman çokta idrak ederek okumadığım, tekrar okumak için elime aldığım ve okuduğum en güzel Türk Edebiyatı klasiklerinden biri olarak buraya düşüncelerimi yazmaya karar verdim. Kitabımızın konusuna gelirsek; Aslında bir aşk üçgeni var. Ama kimsenin kimseye bir nevi ihanet etmediği bir durum. Evli bir kadınla kocasının akrabası arasında geçen yasak aşk ve bu olanlardan haberi olmayan kocanın ruhsal durumu, kadın ve erkeğin toplumdaki rollerinin çok güzel işlendiği edebi eserlerimizdir. Kitabımızın kahramanları Suat, Süreyya ve Neciptir. Suat ile Süreyya 5 senedir evlidir. Süreyya'nın babasının evinde yaşayarak ve babasından destek alarak geçinen bir memurdur. Suat kendi halinde ev işleriyle ilgilenen ve kocasının ilgisizliğinden sadece kendisini düşünmesinden bunalan, eşinin ailesinin yanında kalabalıkların arasında yalnızlığı olan bir kadındır. Necip, Süreyya'nın halasının oğlu Beyoğlu'nda yaşayan, eğlenmeyi sevmeyi seven. Akıllı birazda kafa da bir adamdır. Yazları Süreyya ve ailesinin yaşadığı bağ evine sürekli ziyarette bulunarak o kalabalıkta eğlenen güzel vakit geçiren biridir. Süreyya bu sıkıcı yerde yaşamaktan pek memnun değil hayali hep yalıda yaşamaktır. Bu hayalini gerçekleştirmek ister fakat babası maddi destek sağlamaz. Suat bu durumda kendinden çok kocasının mutluluğunu düşünerek kendi ailesinden destek isteyerek yazı geçirebilecekleri bir yalı için adım atar. Necip ile Süreyya yalıyı tutarlar ve taşınırlar. Süreyya'nın kardeşi Hacer bu durumu kıskanır çünkü hepsinin birlikte vakit geçirip kendisinin bu sıkıcı yerde kalacağını bilir. Bunun sebebi Hacer'in kocası Fatin'i sevmemesi içten içe Necip'e bir şey
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2022 12:09
Eylül Necip Bey yüreğini Suat hanıma kaptırmıştır. Ama şöyle bir durum var ki bence Necip Bey Suat’a aşık olmamıştır, Necip; Suat’la Süreyya’nın arasındaki o aşka hayran kalmıştır, başlarda olay dediğim gibi hayranlık üzerine kuruludur. Daha sonraları bu hayranlık sadece Suat’ın üzerine geçmiştir. Necip bey hayatı boyunca hep düşük ve aşağılık kadınlarla beraber olmuştur, bu yüzden tüm kadınlara “delila” demektedir. Yani tüm kadınları kötü ve iğrenç olarak aynı kefeye koymaktadır. Karşısına kocasına bu kadar sadık bir kadın çıkınca da ona hayranlık beslememesi olanaksızdır. Gizli gizli aşkını yaşayan Necip bir süre sonra gözleriyle Suat’a hissettiklerini anlatmaya çalışır. Bir gün üçü gezmek için dışarı çıkacaklardır, Suat eldivenlerini ve şemsiyesini piyanonun üzerine koyar, daha sonra onları almak için geldiğinde eldivenin tekini bulamaz, tekini Necip almıştır çünkü. Aradan geçen zamandan sonra Necip hastalanır; Suat onu görmeye gittiğinde ilk defa aşkının kıvılcımlarını orda belli eder. Biraz vicdan azabı biraz aşk derken bu aşk ikisini de yiyip bitirir. Suat onu unutmaya çalışırken ona bir küser bir de barışır; ve bunların hiçbirinden Necip’in haberi yoktur. Necip ise Suat’ı unutmaya çalışarak gününü gün eder, zamparalık yapar ve bolca içki içip sarhoş olur. Kitabın sonu ise trajik bitiyor Süreyya evde çıkan yangınla içeride mahsur kalıyor ve onu kurtarma çabasındaki cesareti de şaşırtmayacak şekilde Necip gösteriyor. Ve o yalı iki aşığa mezar oluyor. Şairin de dediği gibi “Eylül, ah işte eylül! Ne yapılsa nafile.. Bak, her şey bitti..”
Eylül
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Spoiler içerir..
7/10
·272 syf.·
2024 1. kitabı
Eylül, Hüzün ve ayrılık ayı…Yalancı bahar aslında ne yazdır ne de ilk bahar. Yazın son esintileri, son iyi günleridir. Eylül, Türk edebiyatının ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır. Suat, Süreyya ve Necip. Bir aşk üçgeni içindedir lakin bu aşkta aldatma yoktur. Aşkın sadece gözlerle, bakışlarla yaşanan halidir. Karakterlerin iç konuşmalarına, duygularına en ince ayrıntısına kadar yer verilmiştir. Evlilik, aşk, sevgi, eş olabilmek, mutluluk… Her kavram üzerinde ayrı ayrı tahliller düşünmeler barındırıyor. Eseri okurken adeta o karakter oluyorsunuz, onlar gibi bu aşkı yalnız kalplerde ve bir ufak gülümsemede saklamaya gayret ediyor, kimsenin bilmemesi için çabalar veriyorsunuz. Kitabın finalinde bir parça duygulanmamak elden değildi. Okuması oldukça zordu. Yorucuydu ama bitirmeye yakın merak içinde okudum. Gittiğim her yerde yanımda taşıdım kitabı, uzun bir yolculuk yaptık onunla. Sonunda bitirdiğim için mutluyum. Psikolojik konulu roman olarak okuduğum ilk kitap olduğundan zorlandım fazlasıyla. Aynı düşünceleri, iç çekişleri defalarca okuyorum hissettim. Bu tarz sevenler için tavsiye ederim. Spoiler… Karakterlerimiz Suat ve Süreyya’nın Beykoz’dan yalı alma fikriyle başlıyor. Alışagelmiş düzenlerinden kurtulmak ve yeni bir hayata başlamak, seyahat etmek, gezmek, sandalla denizin keyfini sürmek fikirleri sebebiyle bir yalı alırlar. Çok sevdikleri dostları Necip Bey onların yalıdaki sürekli misafiri olur. Bu gidip gelmeler alışkanlık halini almıştır. Necip bey ile dostlukları epey ilerler, onu evin bir bireyi olarak kabul ederler ve onun yokluğunu hissederek onun her zaman gelmesini onlara eşlik etmesini isterler. Beraber geziler yaparlar her fırsatta. Zamanla Necip Bey onların bu evliliklerine hayran kalır. Kendisi evlenmemiş ve kadınlardan nefret eder
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
7/10
Sadece kendini düşünen ve hiçbir şeyden memnun olamayan birini mutlu etmeye çalışmanın verdiği yorgunluğu, yaptığın şeyin yanlışlığını bilmene rağmen duygularına engel olamamanın verdiği çaresizliği, karşındakinin duygularından emin olamadığın için yaşadığın sıkıntıları ve gelgitleri, kavuşmak imkansız olduğundan aşkı sadece bakışlarla yaşamak zorunda kalmanın verdiği acıyı iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir roman. Ruhsal betimlemeler fazla olduğu için biraz ağır ve çokça duygu yüklü bir kitap. Aldatma konulu bir kitap olmasına rağmen aldatma fikrine karşı koymak için çabalayan karakterlerle birlikte sizde etik olan ile duygular arasında çaresiz kalıyorsunuz.
Edebiyat & Roman
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)