Puan vermedi·200 syf.··Beğendi
· Ben Dilek Suyu'nda 'İçimdeki baba özlemi bir an önce bitsin 'diye dua ettim. Tek isteğim bu."
Herkese Merhaba
Çok severek okuduğum bir kitapla sizlerleyim. Yazarın anlatımının akıcı olması ara vermeden okumamı sağladı. Karakterin yaşadıklarını öyle iyi betimlemiş ki yanında ,yakınında gibi hissettim.
Rukiye ve Asım evlilikleri boyunca çocuk istemişlerdi. Doktora gidilmesi köyde ayıp sayılıyordu. Rukiye , insanların ne dediğini onemsemeyip doktora gitmeye karar verir ve anne olmasının çok zor olduğunu öğrenir . En güzel teselliye "Allah'tan ümit kesilmez" ayetine sığınır . Aradan geçen uzun zaman sonrası rahatsızlanır ve kardeş gördüğü Osman şehre götürür. Hastaneden dönüş yoluna geçerler ama bu kez farklıdır . Çünkü Rukiye'nin kucağında bir bebek vardır . Hayırlı olsun demek yerine fitnelerine sığındılar. Kimi geldi çocuğu olmuyordu dedi, kimi geldi kilo almamıştı. Vebal almak hep kolay gelmişti .
Geçen zamanda İclal büyüdü 3 yaşına geldi ama 1 kez bile baba sevgisi görmedi. Kardeşi Kerim doğunca eve huzur geldi , yok sayılan İclal iyice görünmez oldu. Oysa tek istediği baba sevgisiydi.
İclal'in sıkıntısı büyüdükçe arttı , yükleri çoğaldı ama dayı bildigi Osman dışında ne gören oldu ne de duyan.
İclal, baba sevgisine özlem duyarak büyüdü . O büyüdükçe nefsine aldananlar , mal derdine düşenler de arttı .
Bir masuma yapılacak en büyük yanlışı iftira atarak yüklediler. Oysa bilmiyorlardı iftira atanın azabının nasıl olacağını. Masum sustu, sabretti ve Rabbim en güzel şekilde adaletini gösterdi.
İclal'e atılan iftira araştırılırken öyle önemli sırlar ortaya çıktı ki yarına kalır ama yanına kalmaz sözünü hatırlattı .
İclal'i okurken sımsıkı sarılasım geldi. Sizlerin de bu etkileyici kitabı okumanızı yürekten tavsiye ediyorum .