·432 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Şubat 2026 19:18 "Eyvallah."dedi
"Ben etmiyorum eyvallah."dedim
"Ona da eyvallah."dedi
Merhabalar canlarım
Ben geldim… ve bugün sizlere bir zamanlar Wattpad’de geceleri sabahlara kadar yeni bölümünü beklediğim, basıldığında ise elimde tutmanın mutluluğunu yaşadığım bir kitapla geldim
Latife Helin Esen kaleminden Dilhun – Zalim Ağa ile sizlerleyim.
Elif Naz, aslen Mardinli olmasına rağmen İzmir’de üniversite okuyan ve mezuniyetine günler kalmış genç bir kadındır. Tam hayatının yeni bir dönemine adım atacakken kardeşinden gelen o telefon her şeyi değiştirir…
(İşte bazı haberler vardır, insanın hayatını ikiye böler…)
Henüz 17 yaşındaki kardeşi, kan davası nedeniyle zorla evlendirileceğini söyler. Anne ve babasını kaybettikten sonra kardeşine hem abla hem anne hem de baba olan Elif Naz, hiç düşünmeden ilk uçakla Mardin’e döner
Ve bir kadın olarak köy odasını basıp verilen karara karşı çıkar.
(Cesaret dediğin şey bazen korkmana rağmen geri adım atmamakmış…)
Daha fazla kan dökülmemesi ve kardeşinin çocuk yaşta evlendirilmemesi için ise hayatının en zor kararını almak zorunda kalır:
Evliliği kendisi kabul eder.
Üstelik evleneceği adam, Mardin’de herkesin Zalim Ağa olarak tanıdığı
Polat Mirza Soyder’dir.
Kısaca konumuz böyleydi; şimdi gelelim benim yorumuma…
Bir dönem bölümlerini heyecanla beklediğim bu hikâyeyi basılı hâlde okumak gerçekten tarifsizdi
Yazarın kalemine zaten aşinayım ve tüm kurgularını büyük bir keyifle takip ediyorum.
Elif Naz karakterine BA-YIL-DIM.
(Dik duran kadın karakter zaafımdır, inkâr edemem…)
İnatçı, güçlü, kindar ve yapılan hiçbir şeyi unutmayacak kadar gerçek bir kadın. Kardeşiyle kurduğu o iki kişilik aile bağı ise kalbime ayrı dokundu
(Onun mücadele ederken yalnız olmadığını hissetmek istedim sürekli…)
Polat Mirza’ya gelirsek…
Ah Polat…
Bazı bölümlerde ciddi anlamda sinirlensem de onu anladığım anlar da oldu. Yıllardır uzaktan sevdiği kadına tam duygularını açıklayacakken patlayan kan davası ve sevdiği kızın babasının kendi babasını öldürdüğünü öğrenmesi…
(Bazı acılar insanı aşktan bile vazgeçirebilir mi?)
İntikamla yaşayan Polat’ın, Elif’in saçlarını kestiği sahneden sonra intikamının adeta yok oluşunu okumak beni hem öfkelendirdi hem etkiledi.
Ama kabul edelim…
Bir adam sevdiği kadının kirpiklerini sayıyor, saçındaki tek beyaz teli bile seviyorsa orada durup düşünmek gerekir
(Bazı adamlar gerçekten sevmeyi biliyor…)
Kitaba renk katan karakterler de unutulmazdı:
Şinşin Hanım — pardon Ayşin
ve tabii ki ikizler…
Özellikle Arin’in hikâyesi içimi paramparça etti. Karşılıksız bir aşka tutunması ve sevdiği adamın yüzüğünü seçecek noktaya gelmesi…
(Bazı aşklar yaşanmaz, sadece insanın içinde kanar…)
Kitap tam anlamıyla nefes kesen bir yerde bitti ve ikinci kitabı inanılmaz bir merakla bekliyorum
Töre kurgusu sevenlere
Aşiret hikâyelerinden hoşlananlara
Güçlü kadın karakter okumak isteyenlere
Yıllarca sevdiği kadını bekleyen aşk adamı erkek karakter sevenlere
Kanla yazılmış kader ve büyük aşk hikâyeleri arayanlara
Bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum
Okuyan varsa mutlaka konuşalım…
Çünkü ben hâlâ Polat Mirza’ya kızgın mıyım yoksa hayran mı karar veremedim!