·500 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Şubat 2026 22:31 Elimde bir romandan çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Büyük bir arşivi okuyup incelemek, o kadar bilgiyi derleyip akıcı bir dil ile okuyucuya sunmak... Gerçekten muazzam bir emek. Her bir satır için Yazar Sema Soykan'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. @semasoykan
Ezberci bir sistem ile büyüyen özellikle biz 90'lar çocukları yıllarca diğer ülkelerdeki eğitim sistemlerini merak ettik, konuştuk, tartıştık.
Peki; kaçımız okuma yazma öğretmenin ötesinde tarımdan hayvancılığa, müzikten tiyatroya, dil eğitimden aile idaresine, biçki dikişten duvar ustalığına her işin, "iş içinde eğitim" modeli ile öğretildiği Köy Enstitüleri'nin temellerinin, yaklaşık YÜZYIL önce ATATÜRK ve onun gibi düşünen aydınlarca atıldığını biliyoruz?
Ya da Cumhuriyet'imizin tanıdığı eşit haklar sayesinde köyünde okulu olmayan yoksul çocukların, özellikle okula bile gönderilmeyen kız çocuklarının Köy Enstitüleri'nde eğitim alıp öğretmen olabildiğini?
Savaşın, yokluğun ve cehaletin ortasında kısa bir sürede binlerce öğretmen yetiştirilmiş, genç - yaşlı demeden herkese eşit bir şekilde okuma yazma öğretilmiştir. Ama maalesef "Köylü milletin efendisi" olmalıdır hayali ile kurulmuş Köy Enstitüleri; halk eğitilirse bizi seçmez diyen zihniyete, kendi kendine yeten bir millet bizim işimize gelmez diyen dış güçlere, köylüler okur yazarsa sözümüzü dinlemez diyen ağalık sistemine kurban gitmiştir.
Türkiye'nin aydınlanma sürecinde yetişmiş Sabia ve Fikret isimli iki öğretmenin yaşam öyküleri üzerinden Köy Enstitüleri'ne dair çok şey anlatan bu kitabı, kütüphanemin en güzel yerine koyacağım.
Tavsiyemdir. Mutlaka okuyun, okutturun.
.