Keiko Furukura, çocukluğundan beri toplumun normal kabul ettiği davranışları anlamakta zorlanan bir kadındır. Bir markette kasiyer olarak çalışmaya başladığında, belirli kurallar ve rutinler sayesinde kendini ilk kez ait hisseder. Ancak çevresi ondan evlenmesini, kariyer yapmasını ve “normal” bir hayat sürmesini bekler. Toplum baskısı arttıkça Keiko, kendi mutluluğu ile insanların beklentileri arasında kalır ve sonunda kendi yaşam biçimini kabul etmeye karar verir. Romanın sonunda Keiko, başkalarının beklentilerine göre yaşamak yerine kendisini en iyi hissettiren hayatı seçer. Market ortamına geri döndüğünde kendini yeniden canlı ve ait hisseder. Böylece kendi kimliğini kabul eder ve toplumun normlarına uymak zorunda olmadığını anlar.