Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler, adının iddiasını bağırarak değil, sessizce taşıyan bir kitap. Büyük nutuklar, ezber cümleler, heykelleştirilmiş bir Atatürk anlatısı yok. Onun yerine; düşünen, karar alan, bazen durup tartan, bazen gülümseyen insan Atatürk var.
Süleyman Bulut, Atatürk’ü ulaşılmaz bir figür gibi sunmak yerine okurla göz hizasında tutmayı tercih etmiş. Bu da metni samimi kılıyor. Öyküler kısa; ama etkisi kısa değil. Küçük anlar üzerinden büyük bir zihniyet gösteriliyor.
Kitap okura “Atatürk’ü sev” demiyor. Zaten sevdiğimizi varsayıyor ve şöyle bir alan açıyor:
Bir de insan olarak bak.
Didaktik değil, parmak sallamıyor, yüceltmeye çalışmıyor. Tam tersine; Atatürk’ün aklını, muhakemesini ve karar anlarını görünür kılıyor. Bu yönüyle sessiz ama derin bir okuma sunuyor.
Eğer çarpıcı sloganlar, yüksek sesli bir anlatım arayanlardansanız bu kitap size sakin gelebilir. Ama alt metni olan, anlamı detaylarda saklı metinleri seviyorsanız; burada durup düşünmeye değer çok şey var.
Kısa bir cümleyle:
Bu kitap Atatürk’ü büyütmüyor. Zaten büyük olduğunu bildiğimiz bir insanı, biraz daha yakınımıza getiriyor.