Gönderi

İçimde Yankılanan Bir Sessizliğin Hikâyesi
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 00:29
Cümbezin Kızı , okurunu eğlendiren bir hikâye değil. Okurunu kendi içine baktıran bir yüzleşme metni. Eğer bir gün cesaretiniz olursa, bu kitabı elinize alın. Ama bilin ki kapattığınızda aynı insan olmayacaksınız. Ben olmadım. Bazı kitapları okurken satırları yüreğinde hisseder insan, içini hep benzer yaralar kaplar. Yıllarca olan ama görmezden gelinen, yok sayılan, halı altına süpürülen binlerce kadının hikayesi, acısı, gerçeği… Cümbezin Kızı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfalar ilerledikçe hikâyenin kahramanını değil, kendi içimde sakladığım o kırılgan, sesi kısılmış çocuğu gördüm. Çünkü bu kitap yalnızca bir kızın büyümesini anlatmıyor; görülmeyenlerin, susturulanların, “ayıp” diye üzeri örtülen acıların nasıl bir ömre dönüştüğünü anlatıyor. Cümbez… Bir evden fazlası. Duvarları sır tutan, avlusu çocuk seslerini yutan, kapıları kapanınca içeride zamanın ağırlaştığı bir mekân. O evin içinde büyüyen bir kızın hikâyesi ise aslında hepimizin bildiği ama dile getirmediği bir gerçeğin yankısı: İnsan en çok kendi yuvasında yaralanabiliyor. Kitabı okurken sık sık durup nefes almak zorunda kaldım. Çünkü anlatılanlar kurgu gibi değil, fazlasıyla tanıdıktı. Bir bakış, bir susuş, bir görmezden geliş… Yazarın kelimeleri bağırmıyor; tam tersine fısıldıyor. Ama o fısıltı, insanın içine en derinden işleyen türden. En çok da şu duygu kaldı içimde: Bir çocuğun en büyük ihtiyacı sevilmek değil, güvende hissetmek. Ve güven duygusu kırıldığında, insan büyüse bile içindeki çocuk o kırık yerde beklemeye devam ediyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Kaçımız geçmişimizin cümbezlerinde hâlâ oturuyoruz? Kaçımız kapıyı açıp çıkabilecek gücü kendimizde bulamıyoruz? Ülkü Demiray , hikâyeyi dramatize etmeye çalışmıyor; olanı olduğu gibi anlatıyor. Belki de bu yüzden bu kadar sarsıcı. Çünkü süslenmemiş acı, en gerçek hâliyle karşımızda duruyor. Kitabı bitirdiğimde içimde tuhaf bir sessizlik vardı. Ne tam bir hüzün ne de rahatlama… Daha çok, uzun zamandır görmezden geldiğim bir gerçeği nihayet kabul etmiş olmanın ağırlığı. Bazı yaralar kapanmıyor, evet. Ama onları inkâr etmekten vazgeçtiğimizde kabuk bağlamaya başlıyorlar.
İnsan ve Duygular
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,972 okunma
·
146 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.