Gönderi

Puan vermedi·440 syf.··
2026 7. kitabı
#jeanPaulSartre #ÖzgürlükYollarıÜçlemesi #AkılÇağı-1 "İnsan özgürlüğe mahkümdür; çünkü bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur." “Akıl Çağı: Bir uyanış mı, yoksa bir yüzleşme midir?” Özgürlüğün ; insanların kendi istekleriyle yarattıkları durumlara tam karşıdan bakmalarını ve o durumların sonuçlarına katlanmaları gerektiğine inanıyorum.. _________________________ Merhaba okur arkadaşlarım 🪽 “Kendi kararlarının ağırlığı altında ezilmeden gerçekten özgür olabilir misin?” diye soran Sartre'nin "Özgürlük Yolları" üçlemesinin, ilk halkası olan “AKIL ÇAĞI” , felsefeyi tozlu raflardan indirip Paris’in puslu kafelerine , ter kokan sokaklarına ve bir bireyin en mahrem çıkmazlarına taşıyor.. Sartre’ın o dumanlı, varoluş sancısı kokan dünyasına bir kez daha ,bu eser ile birlikte felsefi bir metnin edebi bir ustalıkla nasıl ete kemiğe büründüğüne şatih olduk.. “Kendi kararlarının ağırlığı altında ezilmeden özgür olabilir misin?” diyen Sartre: Bizi sadece karakterlerle değil, "kime göre , neye göre" dediğimiz içinden çıkılmaz bir durumla da karşı karşıya bırakıyor..!! Başkarakterimiz Mathieu üzerinden "kayıtsız şartsız özgürlük" kavramını sorgularken, aslında hepimizin bazen içinde boğulduğu o durağanlık hissinide tanımlıyor satırlara yedirerek: "Bıkkın ve kararsız bir bugün, geçmişin eskimiş geleceğinden başka ne olabilir ki " Mathieu için özgürlük; "hiçbir şeye ait olmamak" "hiçbir şeye bağlanmamanın lüksüdür. " Fakat bu "bağlanmama/ ait olmama" hali onu özgürleştirmez. Tam aksine onu, eylemsiz kaldığı her an derin bir hiçliğe sürükleyip an be an yok eder..!! * * *** Zengin bir karakter yelpazesine sahip olan Akıl Çağı: Her bir karakterin "bağlanma" ve "özgürlük" kavramlarıyla ,farklı şekillerde boğuşmasını yansıtan birer ayna görevi görüyor.. Kitabın merkezinde Mathieu: Fazla düşünen, kararsız, özgürlük takıntısı olan ,duygusal bağlardan vede sorumluluktan kaçtığı için ruhen "ergenlik" evresinde takılı kalmış korkak bir karakter.. Marcelle: Sessiz bekleyişin, kabullenişin en durgun en salt haliyle ete kemiğe bürünüşüşün temsili... Mathieu'dan hamile kalışı ile kitabın fitilini ateşleyen trajik figürün yüzü.. Daniel : Kendinden nefret eden , kendini cezalandırmak için sürekli planlar yapıp eyleme geçiren, karma karışık bir karakter “Başkalarına kötülük ederek kendinden öç almak.. İşte bu; Çünkü İnsanın gücü kendine yetmiyor..” sözüne hayat veren.. Boris ve Ivich kardeşler : "Akıl çağına" henüz girmemiş, anı yaşayan gençliğin umursamaz temsilcileri. * * *** Mathieu, 7 yıllık sevgilisi olan Marcelle’in hamileliğiyle, o içinden çıkılmaz labirentimsi "durum" ile yüzleşmek zorunda kaldığında, kaçacak yeri kalmaz. O artık ne geçmişin bir gölgesi ,ne de geleceğin bir hayalperestidir; o artık sadece kendi eylemlerinin toplamıdır. Ve Sartre bir kez daha altını çizerek ekliyor : “Özgürlük sınırsız seçeneklere sahip olmak değil, seçilen tek bir yolun sorumluluğunu sırtlanmaktır. Eylemsizlik, özgürlük değil, bir uyuşukluktur.” * * *** Mathieu’nün hikâyesi bittiğinde, aslında bizim hikayemiz başlamış oluyor..!! Bugün sosyal medyada ya da hayatın içinde hepimiz biraz Mathieu değil miyiz Her şeyi yapabileceğimizi düşünüp, zaman zaman ise o sorumluluk duygusundan kaçtığımız için aslında pek bir şey yapmayan / yapamayan.. Peki sizin için "Akıl Çağı'na girmek" neyi temsil ediyor Bu bir olgunlaşma mı, yoksa bir yüzleşme mi.. Yoksa hayallerimizin bir şekilde yok oluşu mu ➜ Sahi nedir bu “Akıl Çağına” girmek Tam bu noktada ise olgunlaşmakta olan Metheiu size birer ayna olacaktır
1000Kitap
Akıl ÇağıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20192,654 okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.