Irvin YALOM /Bugünü Yaşama Arzusu
(Schopenhauer un tedavisi)
Kitabı derinlemesine anlamak için Arthur schopenhauer un felsefesini bilmek gerekir
Pesimist felsefenin en önde gelen temsilcisidir
Temel düşüncesi; dünyanın Özü akıl değildir(bu alman idealizmine bir karşı duruştur), kör doyumsuz bir iradedir
Yani akıl öyle abartıldığı gibi matah bir şey değildir akıl ikincil bir araç ve bilinç düzeyini oluşturur kısaca akıl yaratan değil yorumlayan güçtür(şüphesiz ki haklı olduğu taraflar da var, örneğin kapitalist doyumsuz sisteme baktığımızda görüyoruz)
İnsan, doğa ve tüm canlılık bu iradenin görünümüdür.
• İrade sürekli isteme → isteme acı üretir.
• Tatmin geçici, yeni isteme kalıcıdır.(Philips’in durumu)
Artur schopenhauerın hayata bakışı şu şekildedir
İnsan yaşamı acı ile can sıkıntısı arasında geçer
İstemek acıyı
Tatmin kısa süreli bir eylemi
Tatminsizlik tekrar acıyı
Tatmin sonrası da can sıkıntısını getirir
(Philip’in kendini bulduğu nokta )
Bu yüzden mutluluk pozitif değil acının yokluğundan
başka bir şey değildir
Schopenhauer un en tartışmalı konusu aşk ve kadın konusudur
Aşk bireysel mutluluk değil türün devamı için bir stratejidir. Aşk romantik bir duygu olarak değil türün devamını sağlayan bir mekanizmadır
Yani altta yatan gerekçe üreme isteğidir insan aşık olduğunu sanır , Çekim bilinç dışı gelecek uygunluk hesabıdır
Aşk —-> yoğun arzu
Birleşme———> amaç gerçekleşir(üreme)
Hayal kırıklığı
Soğuma
Çatışma ile sonlanır çünkü irade amacına ulaşmıştır
Schopenhauer için kadın türün korunması annelik pratik zeka ve kısa vadeli düşünceler ile ilişkilidir
Kadınlar estetik duyarlılık soyut düşünme uzun vadeli rasyonalite bakımından erkeklerden geridedir
Kadınlar zihinsel ve bedensel olsun büyük işler için yaratılmamış olduklarını anlamak için görüntülerini bakmak yeterlidir
Bir şey ne kadar soylu ve mükemmel ise onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır erkek zihinsel ve ruhsal olgunluğa 28 önce nadiren ulaşır., kadınları ise henüz 18 yaşında….
İki yüzlü kadınlarda doğuştandır ve neredeyse kurnaz kadınların olduğu kadar ahmaklıkları da ayırt edici özelliğidir
Schopenhauer felsefesinde birey merkeze almaz türü merkeze alır doğal olarak kadın sosyolojik değil biyolojik modelin sonucudur
Aşka gelince; arzu, bilinç dışı kavramları konusunda Freud’ ile örtüştüğü noktadır,
Schopenhauer aşkı bilinçli bir seçim değil, türün iradesi konusunda biyolojik bir temeli vardır
Aşkın yoğunluğu, bireysel mutluluğun değil, doğacak çocuğun öneminin göstergesidir.
Schopenhauer:
• birleşme sonrası büyü çözülür
• irade amacına ulaşır
• çekim azalabilir
Freud:
• libido gerilimi boşalır
• gerilim azalınca yatırım da değişebilir
Schopenhauer ve Freud aşk konusunda şu ortak zeminde buluşur:
• aşk bilinçli değildir
• biyolojik temeli vardır
Kitaba gelince; varoluşçu psikoterapi ile felsefeyi birleştiren gerçekçi bir romandır
Kitap metnini iki ana metin şeklinde değerlendirebiliriz
1. Metin’de
a)Ölümle yüzleşen terapist
b)Schopenhauer felsefesine takıntılı terapistin eski hastası
C)Terapi grrubu
2.Metinde
Schopenhauer un hayatı ve felsefi görüşleri:
Kitap özünde şu sorunun cevabını aramaktadır “Schospenhauer un pesimist felsefesi insanı iyileştirebilir mi?”
Ve burada . Bir yerde Yalom , arthur schopenhauer ile kendisini kıyaslamakradır
a)Terapist: burada terapist bence Yalom dur
Yalom a göre Ölüm kaygısı: temel varoluş kaygısı
Yalom’a göre insanın dört temel varoluşsal kaygısı vardır:
Ölüm
Özgürlük
Yalıtım
Anlamsızlık
Yalom’un düşüncesinin merkezinde şu fikir vardır:
Ölüm farkındalığı, yaşamı daha otantik kılabilir.
Ölüm düşüncesi yaşamı yok etmez; yaşamı yoğunlaştırır.
Ölümle yüzleşen kişi:
• ertelemeyi bırakabilir
• yüzeysel ilişkileri azaltabilir
• gerçek arzularını fark edebilir
• daha sahici seçimler yapabilir
Kitap için bir karşılaştırma demiştik;
Arthur Schopenhauer
• yaşam → isteme ve acı
• ölüm → bireysel son, ama tür devam eder
• çözüm → istemenin sönmesi
Yalom
• ölüm → varoluşun sınırı
• bu sınır → yaşamı yoğunlaştırma fırsatı
• çözüm → daha bilinçli yaşamak
Schopenhauer’da sönme
Yalom’da derinleşme
b)Philipin karakteri;
Philipin karakterini be analizini schopenhauer felsefesi ile birlikte ele alacağız schopenhauer olduğu gibi insan ilişkilerinden uzak, duygusal bağ kurmakta zorlanan, yalnızlığı felsefe olarak meşrulaştıran bir karakter
schopenhauer un yalnızlık sıradan insanlardan kaçma tavrı değildir bu insan duasının irade felsefesinin bir sonucudur
Schopenhauer yalnızlık zihinsel özgürlüğü getirir
Başkalarının aptallığından korur
İçsel huzuru sağlar
Çünkü insan sorunlu bir canlıdır kirpi benzetmesinde olduğu gibi
İnsan doğasının bencil yapısına bir tepkidir yalnızlık
Altında yatan faktörde zihinsel bağımsızlık ve acıyı azaltma isteğidir
Ve schopenhauer sıradan sosyal ilişkileri küçümser ama derin dostluğu dışlamaz
Onun eleştirdiği.
Yüzeysel kalabalık
Zorunlu sosyallik
Toplumsal maskeler
(Philipte tam böyledir) gereksiz sosyal ilişkilerden aranarak tedavi olduğunu düşünür bir nevi açıdan kaçma
Burada soru şudur insan ilişkiden vazgeçerek tedavi olur mu
Schopenhauer ile yalom kıyaslandığında
Schopenhauer tavrı; ilişki acı üretir, istemek acıya neden olur ,açıdan korunmak için yalnızlığı tercih eder
Yalomda ; insan ilişkisel sosyal bir varlıktır, farkında olarak bağ kurmak iyileştirir
c)Terapi grubu;
Karakterler bireysel olmaktan çok varoluşsal temaların taşıyıcılarıdır.
• Julius → ölüm bilinci
• Philip → felsefi yalnızlık
• Pam → görülme ihtiyacı
• Tony → savunma ve öfke
• Rebecca → beden ve yaşlanma
• Grup → ilişki ve iyileşme
Romanın en önemli karakterlerinden biri aslında grubun kendisidir.
Grup:
• ayna işlevi görür
• yalnızlık illüzyonunu kırar
• kişilerarası öğrenme sağlar
• savunmaları görünür kılar
Bu, Yalom’un gerçek psikoterapi yaklaşımının merkezidir.
Bu yüzden Terapistin Yalom