Bir ilk roman olmasına rağmen atmosfer o kadar yoğun ki, kendimi bir anda Yusuf’un taşındığı o gizemli evin tozlu rafları arasında buldum. Kitapta beni en çok etkileyen şey kurgunun çift yönlü ilerlemesi oldu. Bir yanda Yusuf’un yeni uyanışına şahitlik ederken, diğer yanda evin eski sahibi Hikmet’in günlüklerine sızıyoruz. Yusuf, Hikmet’in sırrını çözmeye o kadar kararlı ki, bazen bu durumun kendi geçmişine uzanan bir yolculuk olduğunu hissediyorum.
Sayfalar ilerledikçe Yusuf'un yanından ayrılmayan en yakın arkadaşı Hüseyin karakterini sorgularken buldum kendimi. Eğer psikolojik derinliği olan, karakter analizlerinin ön planda olduğu ve güvenilmez anlatıcı öğeleri barındıran hikayeleri seviyorsanız, bu kitaba bir şans verin derim. Tozlu raflar, kırılmış saatler ve aynalara yansımayan yüzler arasında kaybolmaya hazır olun.
Gölgede KalanAyten Yağmur
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025114 okunma