Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 28 Şubat 2026 01:40 Çokk güzel bir kitap ile geldim yine... Yaşar kemalden ağrı dağı efsanesi adlı kitabı;
Ahmet ve Gülbaharın destansı sevdasından bahseden Hikayemiz,Ahmet'in kapısına gelen bir at ile başlıyor. Kapıya gelen bir at değil sadece...
Geri çevrilip götürüldükten sonra defalarca kapıya gelen, Gulbahar ve ahmedin destansı sevdasıydı...
Tüm halkın paşaya ve zalimliğine başkaldırışıydı...
Birlik ve beraberliğin sonunda zulmün ötelenmesiydi...
Gülbahar ın korkusuzca vermiş olduğu mucadeleyi aralayan kapıydı...
Memonun sevdasına olan fedakarlığı ve sadece bir saç teli ile muradına erişiydi..
Kitapta Ağrı dağı'nın ihtişamını görkemini küp gölü'nü kıyısında kaval çalan çobanları o dönemin coğrafyasını ve o coğrafya insanının dağına taşına toprağına gelenek ve görenekleri ne olan bağlılıklarını görüyor ve olaylar örgüsün de buna şahit oluyoruz.
Ayrıca kitapta duygular çok yoğun bir şekilde geçiyor korku ,Sevgi sadakat cesaret gibi.
Mahmutpaşa'ya karşı öyle bir korku vardır ki; bir korku bunca insanı bu kadar mı bir sevdaya aşka karşı dilsiz köle haline getirir, Ve oyle bir korkudur ki Gülbahar ın kardeşi Yusuf o korkunun hem esiri hem haini sıfatına bürünmüştür.
Yanı sıra Gülbahar'ın göstermiş olduğu cesaretide halkın Mahmut Paşa'nın zulmüne haksızlığına karşı başkaldırışının bir sebebi ve ilk adımı olmuştur. Mesela.
Ama sonunda bütün aşiret liderlerinin, ağaların, sofilerin, bütün halkın sahiplendiği, Ağrı dağının bile kucak açtığı o sevdanın nihayetinde bir kuşku ve bir soru işareti ile içten içe kederli bir şekilde devam etmesi üzdümü üzdü , beklediğim sonmuydu değildi elbette...
Derseniz ki muradına Eren kimdi?
Muradına eren memoydu. Yüreğinin taa derinlerinde hissettiği ve yaşattığı o sevdasını büyük bir hasret ile, tekbir saç teline sarılarak hayatını Gülbahar a feda eden memoydu... İyi okumalar