Kitabı ilk gördüğümde Erich Fromm’un “To have or to be” (Sahip Olmak ya da Olmak) kitabını anımsadım. Elbette sadece isim benzerliği, içerikleri bambaşka.
Ekseriye bilardo da kullanılan, topa falso verilmesi gerektiği düşünülen anlarda dikkat, hassasiyet belirteci olarak yine ekseriye üçüncü kişiler tarafından sarfedilen bir söz vardır. “İnce gör!”
21. yüzyılın belki de en müdanasız isimlerinden biri olan Dimitri Verhulst, sahip olmak ve var olmak arasındaki ayrımı hayli “ince görerek” kendi üslubuyla göstermek istemiş okuruna.
Okurunun kalbini fethetmek, alkış almak gibi bir derdi yok yazarın. Bazen sarkastik dili bazen kara mizahıyla tahayyülün sınırlarını çiziyor.
Sıradan, orta yaşı geçmiş Avrupalı bir adam gözünü bir rehabilitasyon merkezinde açar.
Yeknesak hayatında, arkadaşlarının yanına eşiyle birlikte gittiğini sanırken şimdi iki ranzalı bir odada, üç farklı oda arkadaşıyla ve merkezin binlerce binasındaki milyonlarca insanla birlikte sıkı bir tedaviye başlamak üzeredir.
“Yaşam bağımlılığından kurtulmak”
Çünkü ölüm bunu gerektirir denir.
Ne derler bilirsiniz : “Kaybetmeden bir şey kazanılmaz. Cennet bile ölüm ister.”
Şayet insan sadece sahip olduğu şeylerden ibaret ise onları yitirdiğinde, kendini de yitirmez mi?
Sadece sahip olduklarımızın toplamıysak her şeye sahip olma ihtirasını yadsıyabilir miyiz?
Cümlelerimi toparlamayı Pessoa ‘ya bırakıyorum.
“Hiçbir şeye sahip değiliz, çünkü kendi kendimize sahip değiliz. Hiçbir şeyimiz yok, çünkü hiçbir şey değiliz. Hangi ellerimi uzatayım, hem hangi evrene doğru? Çünkü evren, bana ait değil: Ben, evrenim.” ArvenveAtlasınkitaplarıSahip Olmak ve Var OlmakDimitri Verhulst