·432 syf.····Okunma: 27 Şubat 2026 21:49 Bu seriyi sosyal medyada yüzlerce kere gördüm. Her gördüğümde daha da merak ettim. Bu kadar uzun ne anlatmışlar? Burçlarla ilgili bir seri nasıl olabilir? Aldığı övgüleri hak ediyor mu?
Neyse ki Olimpos olaya el attı ve ben de hemen damladım.
Seriyle ilgili hiçbir şey bilmiyordum başta ama çok uzun olduğu için ciddi bir seri olduğunu düşünüyordum. Sonrasında birkaç inceleme okudum ve bakış açım değişti.
Öyle olumsuz incelemeler okudum ki dünyanın en berbat kitaplarından birini okuyacağımı düşündüm ama şaşırtıcı şekilde o kadar da berbat bulmadım ben kitabı. Hakkında olumlu düşüncelerim de var olumsuz düşüncelerim de. Olumsuz düşüncelerim ağır basıyor ama, onu söylemiş olayım şimdiden.
Anlatım dilinden başlayalım. Çok kolay okunan, hızlı akan bir kitap. Beni içine çektiğini de söylemem gerek. Okumak için oturuyordum ve bir bakmışım elli-yetmiş sayfa kadar okuyuvermiş, halbuki ben yavaş okuyan biriyimdir. Kitap beni aldı götürdü yani.
Ama diyemem ki kitabın dili güzel... Çok basitti ve sanatsal değildi kesinlikle, günümüz konuşma dilinde yazılmıştı. Çerezlik yani, oku geç.
Ana karakterler Darcy ve Tory isimlerinde ikiz kız kardeşler. Bölümleri onların ağzından okuyoruz ve her bölümde anlatıcı değişiyor. İkizleri, farklı kişiliklere sahip olmalarına rağmen, ayırt etmek çok zordu gerçekten. Pek çok kez Tory'i okurken Darcy'i, Darcy'i okurken de Tory'i okuduğumu zannettim. Bazı hareketleri ve sözleri ile kim olduklarını belli ediyorlardı ama düşünceleri neredeyse tamamen aynıydı. Karakterler değiştiğinde anlatımın da az çok değişmesi gerekir diye düşünüyorum ben.
Diyaloglar da... Bazen gerçekten berbatlardı, bazen o kadar da kötü değillerdi ama hiçbir zaman bayıldığım bir diyalog olmadı. Karakterler ergen sonuçta, ne kadar iyi bir şey bekleyebiliriz ki?
Pekiii... Ergen karakterler ne demek??? Bolca müstehcen konuşma ve düşünce demek!!!!! Eveeeet, bu kitapta elbette bunlardan bol bol vardı. İkizlerin, Varisleri (dört ana erkek karakterimiz) neredeyse herr görüşlerinde onların yakışıklı mı yakışıklı yüzleri ve kaslı mı kaslı vücutlarına bakakalmaları, birbirini süzmeler, iç geçirmeler, fanteziler kurmalar, iki taraf arasındaki "Odama gelir misin canım?" tarzı diyaloglar, okuldaki diğer öğrencilerin müstehcen konuşmaları... Başta rahatsız etmemişti çünkü böyle olacağını biliyordum ama lütfennn neden bu kadar abartmak zorundayız? Kızlarım, Allah rızası için gözlerinize bir sahip çıkın. Aklınıza bir sahip çıkın. "Gömleğinin dikişlerini zorlayan kasları..." sözünü kaç kere gördüm bilmem. Yazarlar, Varislerin çok çok aşırı aşırı kaslı olduğunu unutmamamız için ellerinden geleni yapmışlar. Onlardan bahsedilirken "kas yığını, karın kası" gibi kelimeler kullanılıyor. Ya çok utanç verici değil mi?? Bir yerden sonra sinirden her karşıma çıktığında gülmeye başladım.
Yazarlar kitaplarda bunu özellikle mi abartıyorlar yoksa Amerikalı gençler gerçekten bu kadar azgın mı merak ediyorum. (Bence gerçekten de bu kadar azgınlar)
Dünya anlatımına geçelim. Bakın, bu... çok iyi değildi ama çok kötü de değildi bence. En iyi yanı info-dumping yapılmaması. Karakterler gerçekten derslere giriyorlardı ve biz bu derslerde ne yaptıklarını, öğrendiklerini bayağı bayağı görüyorduk. Farklı zümreler var. Herkes bir zümreye ait oluyor ve her zümrenin özellikleri var. Vampirler, sirenler, ejderhalar, pegasuslar, kurtlar, griffonlar... Bunlar bize teker teker anlatılmıyordu mesela. Bu zümrelerden herhangi birine ait bir karakterle bir olay yaşanıyordu ve biz o zümrenin özelliğini o olay sırasında öğreniyorduk. Bunlar gerçekten hoşuma gitti. Kızların gerçek aileleriyle ilgili olaylar da yavaş yavaş anlatıldı. Bunlar Fae bu arada (tabii ki) ve düşmanları olan tehlikeli bir ırk var. O ırkla ilgili de yavaş yavaş bir şeyler öğrendik ama daha yolun çok başındayız.
Çok özgün bir evren düşünmeyin ama. Öncelikle Harry Potter'la benzerlikler var. Öğrenciler dört eve ayrılıyorlar, bu evlerin başkanları, üniformaları ve kendi bölgeleri var. Öğrencilerin davranışlarına göre bu evlere eksi ya da artı puan veriliyor. Güç sistemi olarak da epey basit. Dört element işte. Doğuştan bir tanesine, nadiren de iki ya da üç tanesine hükmedebiliyorsunuz. Bizim ikizler dört tanesine birden hükmediyorlar tabii, bu bakımdan da Avatar'ı anımsatıyor.
Şu ana kadar edindiğim bilgilere bakılırsa öyle ahım şahım bir evren yok, bu kadar kitabı nereden çıkarmışlar - ve bazıları çok uzun - pek anlamadım ama göreceğiz.
Akademide aşırı bir ciddiyet eksikliği var bu arada. "Zodyak Akademi, Solaria'nın en prestijli akademisidir," diye geziyorlar ama ciddiyet eksilerde cidden. Öğrenciler arasında zaten zorbalık almış başını gidiyor, öğretmenlerin umurunda değil. Öğretmenler de ayrı bir garip zaten, bir tanesi sapıktı mesela. Tamam, bu karakterler reşitler ama yine de iğrenç ya.
Öğretmenler arasından en öne çıkan Orion'du. Darcy'le bir tür ilişki gelişiyor zaten aralarında, onu da beğenmedim. Öğretmen-öğrenci ilişkilerinden hazzetmiyorum ama Amerikalılar bayılıyor görünüşe göre.
Bu Orion vampir zümresindenmiş. Vampirlerin güçlerini yenilemek için başkalarını ısırıp onların güçlerini tüketmeleri gerek. Tamam, bunda bir sorun yok da bu adam dersin ortasında öğrencilerini hart diye ısırıyor OF İMDATT JBVJLGBFFILERGK of okurken güldüm şimdi yazarken de gülüyorum.
Sonra bu Varislerden biri dersin ortasında sınıfa dalıyor ve birbirlerine saldırıyorlar falan (o varis de bir vampir ve ikizlerden birini kaynağı olarak belirlemişti çünkü ve başka kimse onun kanını içemezdi. Tabii Orion umursamayıp içiyor ve bunlar yaşanıyor). Birbirlerine iki tekme tokat girdikten sonra o ikiz benim, şu ikiz senin diye anlaşma yapıyorlar. Varis çıkıyor gidiyor, Orion da hiçbir şey olmamış gibi derse devam ediyor???
Adam bir de çok yakışıklıymış, öğrenciler ders sırasında adama asılıyor???
Bir ara yine dersin ortasında müdire içeri dalıyor, iki dakikada bir özel ders planı falan yapıyorlar bu ikizler için. OF NE ALAKA BUNLAR GENE KAHKAHA ATICAM
Bazı derslerde birinci sınıflar ve ikinci sınıflar birlikte eğitim görüyor. Bu ne alaka onu da anlamadım. Varislerin salak salak davranışlarını falan okuyoruz.
Dersleri de bayağı bayağı okuyoruz dedim ama bu kadar "prestijli" bir okulda derslerin daha ciddi ve ayrıntılı yazılmasını beklerdim.
İkizler özellikle de Varislerden olmak üzere okulda manyak bir zorbalık görüyorlar. Öyle böyle bir şey değil gerçekten. Her nasılsa hiçbir öğretmenin umurunda değil bu. Abla biraz ciddiyet??? Orion'a başta çok sallasam da kitabın sonunda doğru düzgün bir müdahalede bulundu şükürler olsun, hanesine +1 yazdırdı ama kalıcı olacak mı bakacağız.
Gelelim karakterlere ve aralarındaki ilişkiye.
Darcy ve Tory'i ben sevdim aslında. Öyle çok fazla değil ama akıllı karakterler bence. Varislerin oyunlarına kanmıyor ve onlara istediklerini vermiyorlardı. Her ne kadar sürekli kafalarının içinde türlü türlü fanteziler kursalar da salak salak aşık triplerine girmediler, kapılıp gitmediler. Şüpheli olaylar meydana geldi ve bunları sorguladılar, kendi aralarında konuştular, bilgi toplamaya çalıştılar. Uğradıkları zorbalık karşısında sinip kalmadılar, karşı koydular, Varislere bile.
Ben kardeş ilişkilerini okumayı da çok seviyorum ve ikisinin arasındaki bağı, dayanışmayı okumak çok hoşuma gitti.
Ama kitabın sonunda ikisi de öyle bir salaklık yaptı ki kafayı yedim. Ya gerçekten bütün kitap boyunca aynı şeyi söylerken nasıl bir anda tam zıttını düşünmeye başladınız, nasıl yumuşadınız? Akıl almaz gerçekten.
Sofia, Diego ve Geraldin isimlerinde üç tane de yan karakterimiz var ikizlerin arkadaşı olan. Hepsi de güzel karakterler, özellikle de Diego'yu sevdim ben. Geraldin ek bölümde başta çok iyiydi sonra bir anda saçmaladı, kalakaldım. O ek bölüm başlı başına aşırı saçmaydı zaten, komikti de ama utançtan yerin dibine girdim resmen.
Güzeller güzeli varislerimiz Seth, Darius, Caleb ve Max da iğrenç, kazulet karakterler. Kızlardan nefret etmelerini anlıyorum ama bu kadar da olmaz ya. Mezun olduklarında Solaria'nın yönetimini devralacak kişiler bunlar, omuzlarında büyük sorumluluklar var ama liseli ergen zorbalar gibi takılıyorlar. Disiplinli bir şekilde büyütülmüş olmaları gerekmiyor mu bunların? Biraz ciddi olmaları? Şımarık, işi gücü olmayan zorba ergenler olarak çıktılar karşımıza hep. Saçma sapan zorbalıklarla uğraşacaklarına kızlara soğuk - hatta kötü - davranan ama yoğunluklu olarak sorumluluklarına odaklanan ciddi karakterler olsalardı çok havalı olabilirlerdi.
Karakterlerde pek de bir derinlik olmadığını anlayabilirsiniz yani. Darius'un ebeveynleriyle ilgili sorunlar var mesela ama bunlar lafta kalıyor gibi. Kızlar çok zor bir hayat yaşamışlar ama bunların etkilerini de çok hafif gördük, yine lafta kaldı gibi oldu.
Kitabın sonunda Varislerin kızlara yaptıkları şeyler ayrıca iğrençti zaten. Ağzım açık okudum oraları. Psikopat manyaklar gerçekten ya. Bir de bu seri düşmandan aşka. Bu dördünden (Orion'u sayarsak beş ama o bir nebze normal sayılır) en az ikisi bu kızların sevgilisi olacak yani. Bu olanlardan sonra nasıl sevgili olacaklar aklım almıyor. Bu kızların bunları sadece ve sadece sürüm sürüm süründürmesi gerek aslında. Eminim ki (umarım ki) yapacaklardır da ama eninde sonunda sevgili de olacaklar. Yazarlar da eminim ki bu erkekleri bize affettirmek için kırk takla atacaklar. Asla hak etmiyorlar ama ASLA.
Eveeet benim bu upuzun serinin ilk kitabı hakkındaki düşüncelerim bunlar. Her ne kadar olumsuz pek çok şey sıralamış olsam da kitap beni epey eğlendirdi. Kimi zaman komik olduğu için, kimi zaman saçma olduğu için, kimi zaman da sinirlerim bozulduğu için güldüm ama güldüm yani. Bugüne kadar beni en çok eğlendiren ve güldüren kitap olabilir. Ben seriye devam edeceğim, özellikle de kızların güçlenip şu erkeklerin canına okumalarını ve hikayenin nasıl gelişeceğini görmek için.