Puan vermedi·152 syf.··
2026 7. kitabı
Kitap, okuyucunun boğazında düğümlenen bir yumru gibiydi. Kitabı bitirdiğinizde hissettiğiniz şey sadece bir hikaye okumuş olmak değil, toplumsal bir suç ortaklığının ağırlığını omuzlarınızda taşımaktır. ​Beni bu romanda en çok sarsan nokta, "sessizlik" oldu. Melek, roman boyunca neredeyse hiç konuşmaz; onun yerine hep başkaları konuşur, başkaları karar verir, başkaları onu tanımlar. Kocası onu bir "eşya", aşığı bir "kurtuluş", hakim ise bir "günah keçisi" olarak görür. Bir insanın hayatı üzerinde bu kadar çok söz sahibi varken, o insanın kendi sesinin hiç duyulmaması, adaletin aslında ne kadar sağır olabileceğini yüzümüze çarpıyor. ​Ayrıca yazarın, "adalet" kavramını bir hakimin iç dünyasındaki bastırılmış duygular ve sınıfsal kibir üzerinden eleştirmesi dahiyanedir. Kanunların soğukluğu ile insan ruhunun karanlığı arasındaki o ince çizgi, romanda öyle bir ustalıkla işlenmiş ki; suçlunun kim, kurbanın kim olduğu sorusu zihninizde sürekli yer değiştirtiyor. ​ Bu kitap bir "kadın cinayeti" romanı değildir; bir kadını yaşarken öldüren, öldüğünde ise onu haksız çıkaran o devasa, tıkır tıkır işleyen toplumsal mekanizmanın ifşasıdır. Okuması yer yer ağır ve huzursuz edici olsa da, vicdanını tazelemek isteyen her okurun okuması gereken bir kitap.
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.