Puan vermedi·336 syf.··
2026 6. kitabı
Yazım tarzının başta çok karışık geldiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Konuşmalar, betimlemeler, her şey ama her şey bir aradaydı. Paragraf bile yok öyle hayal edin. O yüzden ilk başta çok zorlandım. Kim ne demiş ne olmuş diye ancak sonrasında alışıyorsunuz hatta keyif bile veriyor. Karakterlerin ismi yok; tamamen tanıştırılma şekilleriyle kalıyorlar akılda. Birinci kör, doktor, doktorun karısı, koyu renkli gözlüklü kız gibi gibi sıfatlarla karakterleri tanıyoruz. 1998 Nobel ödülü almasına şaşırmadığım bir kurgusu vardı. Her şey o kadar gerçekçiydi ki, insanlığın korkunçluğunu göz önüne seriyordu. Bir gün kırmızı ışıkta arabayla beklerken bir adamın kör olmasıyla başlıyor hikâye, sonrasında salgın gibi yayılıyor körlük. Karantina, kör olmanın çaresizliği, pislik, dünyanın korkunç ruh hali, susuzluk, açlık, ölüm hepsi iç içe geçiyor. Bana pandemi zamanlarını hatırlattı istemsizce, böyle bir pandemi görmeden yazarın bunu yazması muhteşem bir şey aslında. Kitabın sonuna doğru bende aslında körlüğü metafor olarak mı kullandı yazar algısı ortaya çıktı. Belki de öyleydi; kim bilir. İnsanlığın en korkunç yanlarıyla tanışacaksınız. Bakış açınızı değiştirecek.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.