Amok Koşucusu iseniz umudunuzu yitirmeye hazır olun..
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 23:28
Stefan Zweig'i okumayı "Satranç" eseri ile başlamıştım. Ardından "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu". Bu eserleri 60-70 sayfalık olmasına rağmen bayağı bir sarsmışlardı beni. Ne zaman kitap siparişi versem mutlaka Stefan Zweig'i de araya sıkıştırırımm..Yani demem o ki bir okumaya başladım daha da bırakamıyorum, bırakmayı da düşünmüyorum.... Geleyim incelemeye: Olay,anlatıcının gözünden bir gemi yolculuğunda gizli bir şekilde yolculuk yapmaya çalışan bir doktorun başından geçen olayı anlatır..Doktor, hasta sıfatıyla gelen bir kadının, muane olmak için peçesini açar. Doktor orada kadından hoşlanır. Ondan sonra gittiği her yerde kadınla karşılaşır veya kadınla karşılaşmak için kadının gittiği yerleri tahmin ederek gider. Kadının da ona kayıtsız kalmayacağını düşünür. Ancak kadın evli ve başka bir adamla birliktedir. Doktor,bir akşam geç saatlerde evinde otururken biran kapı çalınır ve kapıyı çalan kişi sadece onunla gitmesi gerektiğini söyler ve doktor da onu takip eder ve kadının gittiği yeri görür. Kadın kanlar içinde yerde yatıyor. Kliniğe gitmeyi reddeder ve eve götürmelerini ister. Eve götürürler kadını ve orada kadının hamile olduğunu öğrenirler ancak kadının durumu kötü ve bebek de yaşamını yitirmiştir. Kürtaşla alır. Bundan kimsenin haberi olmayacağını sözünü ister doktordan,o da ona söz verir. Sabaha karşı kadın hayatını yitirir. Sabah da kadının klinikteki asıl doktoru gelir. Bilgi almak ister, soruları cevapsız kalır. Cinayetin asıl sebebini kimse bilmiyor.(doktor bile) Nasıl anlatabilirdi ki üstelik söz de vermişti. Doktor her şeyin farkına varmıştı o an; Çocuk bu doktordandı ama kendisinin haberi yoktu. Orada bir antlaşma yaparlar.Kadının kaza sonucu değil de hastalıktan öldüğünü gösteren bir rapor hazırlamasını ister.Karşılığında ise şehri kimseye haber vermeden kaçıp gidecekti. Aksi halde onun başı belaya girecekti.Bu olaya tanıklık yapan iki kişi vardır bunlardan biri de doktordur. Tayinini istemiştir ancak tayininin çıkmasını beklemeden kimse fark etmeden şehri terk eder. Kadının kocası gelir ve durumdan şüphelenir otopsi yapmak üzere gemiyle başka bir yere götürür. Doktor otopsi sonuçlarının, çıkartılan ölüm raporunu çürüteceğinden emin olduğu için korkar. Kadını taşıyan gemi yolda batar ve içerisinde taşıyıcılar ve kadının kocası kurtarılır. Ancak tabut kurşundan yapıldığı için kısa sürede dibe çökmüştü ve uzun uğraşlar neticesinde tabuta ulaşılamadı. Kısa süre sonra da kırk yaşlarında bir adamın cesedi de sahile vurmuştu. Kim bilir belki o kişi doktordu... Aslında kitabın ismi de tam olarak buradan gelir. Bir amaç edinirsin kendine. O amaç uğruna her şeyi göze alırsın, ölümü bile. Yaşamın size sunduğu şartlar amacınıza ulaşmanıza izin vermez.. En sonunda da yaşamınıza son verirsiniz. Stefan Zweig'in bu kitabı niçin yazdığını eseri okuduktan sonra anladım. Avrupa'nın Hitler'e köle olduğunu görerek umutsuzluğa kapılır ve 1942'de eşiyle birlikte intihar eder.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.