Hayal kırıklığı
Yazarın bu kitabını daha önce duymamış ve görmemiştim. Sebebini okuyunca anladım. 1984 en sevdiğim kitaplardan olduğu için bir kitap fuarında görüp otobiyografik tarzda olabileceğini de öğrenince George Orwell belki yakından tanırım diye düşünerek aldığım fakat bana hiçbir şey katmayan bir kitap oldu ne yazık ki. 1984 gibi bir başyapıtı yazan yazardan asla böyle bir kitap beklemezdim.
—-Spoile——
Tabi kitabın adından da anlaşılacağı üzere yazar gerçek anlamda beş parasızlığı anlatıyor. Ama o kadar tekrara düşüyor ve içine almıyor ki kitap zorla bitirdim. Sadece bulaşıkçıda çalıştığı zamanlar restoranların arkasında yaşananları ve müşterilere ne gözle bakıldığı güzel işlenmiş. Ama özellikle Londra’ya gittikten sonra olaylar hiç ama hiç ilerlemedi. Kitapta “leri” “konukevi” “margarinle ekmek” kelimelerinden oldukça sıkıldım. Özellikle konukevi kısımları çok tekrara düşmüştü. Yani bana bir şey katmayan bir kitap oldu ne yazık ki.
Tabi kitapta aslında anlatılmak istenen beş parasız günler ve bu anlatılmış belki ben çok anlam yüklemek istedim veya beklentiye girdim bilmiyorum. Sonuna kadar bir şey olacak mı diye bekledim ama hiçbir ilerleme katedilmedi.
Sadece son bölümde yazarın “oldukça önemsiz bir öyküydü” kısmına gülümsedim baya kendi de farkında sanırım :)
Kitap okuma alışkanlığını güzel kazanmışken bu kitapla yine geriledim maalesef.