Ezgii

Ezgii
@Cagla_ozgun
Öğrenci
Üniversite
Ankara
12 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
3/10
·270 syf.··
2026 4. kitabı
Hayal kırıklığı Yazarın bu kitabını daha önce duymamış ve görmemiştim. Sebebini okuyunca anladım. 1984 en sevdiğim kitaplardan olduğu için bir kitap fuarında görüp otobiyografik tarzda olabileceğini de öğrenince George Orwell belki yakından tanırım diye düşünerek aldığım fakat bana hiçbir şey katmayan bir kitap oldu ne yazık ki. 1984 gibi bir başyapıtı yazan yazardan asla böyle bir kitap beklemezdim. —-Spoile—— Tabi kitabın adından da anlaşılacağı üzere yazar gerçek anlamda beş parasızlığı anlatıyor. Ama o kadar tekrara düşüyor ve içine almıyor ki kitap zorla bitirdim. Sadece bulaşıkçıda çalıştığı zamanlar restoranların arkasında yaşananları ve müşterilere ne gözle bakıldığı güzel işlenmiş. Ama özellikle Londra’ya gittikten sonra olaylar hiç ama hiç ilerlemedi. Kitapta “leri” “konukevi” “margarinle ekmek” kelimelerinden oldukça sıkıldım. Özellikle konukevi kısımları çok tekrara düşmüştü. Yani bana bir şey katmayan bir kitap oldu ne yazık ki. Tabi kitapta aslında anlatılmak istenen beş parasız günler ve bu anlatılmış belki ben çok anlam yüklemek istedim veya beklentiye girdim bilmiyorum. Sonuna kadar bir şey olacak mı diye bekledim ama hiçbir ilerleme katedilmedi. Sadece son bölümde yazarın “oldukça önemsiz bir öyküydü” kısmına gülümsedim baya kendi de farkında sanırım :) Kitap okuma alışkanlığını güzel kazanmışken bu kitapla yine geriledim maalesef.
Paris ve Londra'da Beş ParasızGeorge Orwell · Kitap Pazarı Yayınları · 20248bin okunma
Reklam

Ezgii

, bir kitap okudu
3/10
·270 syf.··
2026 4. kitabı
George Orwell
7.7/10 · 8bin okunma
Beyoğlu
7/10
·456 syf.··
2026 3. kitabı
—Spoiler içerir—- Ahmet Ümit’e tekrar okumak için bir şans verdiğin kitap. Yazarın bir kaç farklı kitabını okumuştum ortalamaydı. Çok şaşırtmamıştı. Ahmet Ümit okumak gerçekten çok kolay sade ve anlaşılır bir dille yazıyor. Hatta bana fazlaca basit geldiğini söyleyebilirim. Sonu çok etkileyici diye övülen bu kitabı merakımdan okumak istedim fakat okumaya başlamadan katilin gözünden anlatılan bir tarz denenmiş diye çok büyük Spoiler yedim. Kitabı okurken sanki Spoiler yememiş gibiydim çünkü hep Selim’in öldürmesi için ne gibi bir sebebi olur diye okumama rağmen çözemedim. Hatta herhalde yanlış gördüm böyle değil falan diye düşündüm. Yani katili Spoiler yememe rağmen anlayamadım. O yüzden bir polisiye roman tarzı için hiçbir ipucu yoktu kitapta. Tabii ki sonu güzel ve mantık çerçevesinde bağlanıyor ama yinede kitabın ilk 200 sayfasının hiçbir şey anlatmadan sadece karakter analizi yapmamızı sağlaması yerine cinayetler hakkında ipucu beklerdim. Olaya ve cinayetlere çok çok geç girildi ne olacak kim kimi öldürecek diye bekleyip durdum. Ayrıca Kenan’ın ölümsüzlük istemesini anlasamda soruşturmayı çözmenin sergiye ne etkisi olacaktı ? Veya çözdüğünü söyleyecek miydi ama hangi yetkiyle bunu yapacaktı? Bunlar romanda benim için soru işareti kalan ve mantıklı bir cevap bulamadığım sorular. Genel olarak okuması kolay benim merakla ne olacak artık diye elimden düşüremediğim bir kitap oldu. Sonu için okumaya değer karakter analizleri ve karakterleri bizzat hepsini detaylı okuyucuya tanıtılmasıda oldukça faydalıydı. Beyoğlu’na değinmeden geçemeyeceğim o kadar güzel tasvir edilmiş ki bu kitabı okuduktan sonra ilk İstanbul gezimde farklı bir gözle bakacağım Beyoğlu’na…
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,8bin okunma
9/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
Veronika Ölmek İstiyor Bir solukta bitirdiğim bir kitap oldu. Zaten psikoloji kitaplarına ilgim olduğundan çok iyi geldi. Kitap başlıktan da anlaşılacağı üzere intihar girişiminde bulunan Veronikanın başarısız denemesinden sonra yattığı akıl hastanesindeki olayları anlatıyor. Akıl hastanesinde her birinin farklı ve güzel hikayelerine değinilmesi çok hoşuma gitti. Kitapta sadece Veronikayı değil avukat Mariyi, büyükelçinin oğlu Eduard’ın da hikayelerine tanıklık ediyorsunuz. Beni en çok etkileyen bu iki karakterin hikayesi oldu. Onların hikayesinin yanında Veronika’nın zayıf bile kaldı diyebiliriz. Eduard ile Veronikayı birleştiren sanat düşkünlükleri ve aile baskısı ile bunu yapamamaları ve aslında ailelerin çocuklarının istedikleri meslek ve yaşamı vermemeleri konusunca baskınlıklarının sonuçlarını güzel anlatan bir kitap olmuş. Veronika piyanist Eduard ise ressam olmak istemesine rağmen aileleri hep (klasik Türk aileleri gibi) bunların bir meslek olmayacağını ve hobi olarak yapabileceklerini asıl bir meslek hukuk okumak veya diplomat olmak için çalışmaları gerektiği baskısı sonucu oluşan sonuçları görüyoruz. O yüzden hayatta ne istersek o olmak konusunda ısrarcı ve ebeveyn olduğumuzda da anlayışlı olmamız gerektiğini iyi hissettiren bir kitap. - [ ] —Spoiler—- Dr. İgor’un bir şeyler denediğini Veronika’nın ölümcül bir kalp hastalığının olmadığını kitabı okurken anlamıştım. Böyle bitmeyip Veronika ölseydi benim için sürpriz olacaktı. O yüzden çok harika bir son ile bitirdim kitabı. Kitapta en çok etkilendiğim şeyler ise toplumda insanların psikolojik rahatsızlıkları dolayısıyla tedavi gören insanları kabullenmememleri işlerine geri almamaları ve sanki her psikolojik hastalığı olanın deli olduğuna dair düşüncelerinden toplumun kopamadığı güzel işlenmiş. O yüzden avukat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma