Puan vermedi·183 syf.····Okunma: 26 Şubat 2026 03:48 Kitap okurken altını çizmeyi daha sonra dönüp buraları okumayı çok seviyorum. Bu kitabı bitirince altını çizmediğim çok az yer kalmıştı. Beğenerek zevk alarak okudum. Psikoloji üzerine okumayı sevenler kitabı da çok sevecektir. Yazar, Psikologların görüşlerinden alıntılar yaparak çok güzel açıklayıcı ifadelerle anlatmış. Kendimden çok şey buldum, yalnız olmadığımı aslında bu tür sorunların son zamanlarda çok daha fazla yaşandığını da fark ettirdi. İnsanın var olduğu andan itibaren en çok çalışmayı kendi üzerine yaptığını ama bu çaba içinde en az tanıdığı varlıkta kendisi olmuştur. Çünkü psikolojik durumlarda kesin ifadeler yer almıyor. İnsanoğlunun çelişkilerinden bahsetmiş dünyada savaşları kınadığını ama aslında savaşları da insanların başlattığını söylüyor.. insanın içindeki hayvanın bunda etkisi çoktur. Özellikle tarım yapan kaynak bulan insanlara kaynağı olmayanların saldırısı ile bu durum başlamıştır. İnsanoğlunun normal olmayan davranışları tarih boyunca ilgi çekmiş günümüze de böyle bu durum devam ediyor bu davranışları anlamaya çalışıyoruz. İnsanın yalnızlıktan korktuğunu diğer insanlarla olursa tehlikelerden korunacağına inanmıştır. Toplum içimde olsa bile kendi içinde yalnızdır, burada bir savaş vermek zorundadır.. İlkel toplumların çok daha samimi olduğunu daha sıcak ilişkiler kurduğunu söylüyor. İnsanoğlu özgür doğayı keşfederek doğaya hakim olarak özgür olmaya çalışmıştır. Ancak günümüz insanı ürettiği teknoloji ile bu özgürlüğünü kaybetmiş ürettiğinin esaretine girmiştir. Günümüz insanı çok daha fazla insanla çok daha yüzeysel ilişkiler kuruyor. Aslında bu dönemin insanları olarak birbirimizden uzaklaşıyoruz. Hiçbir şeye bağlanmamak boşluk duygusuna sebep olabiliyor burada hayatın anlamsızlığı yüzümüze vurur, mutlu olmak zorlaşır.. özellikle kaygılı insanlar bir şeylerden kaçmak için sürekli oyalanmaya çalışıyorlar. Kaygı bulaşıcıdır. Anne karnında olduğunuz anda anneniz kaygılı ile sizin de olma durumunuz yüksektir. Kaygıdan kurtulmak istiyorsak varoluş sorumluluğunuzu üstelenmemiz gerekiyor..Dünyada iki tür insan vardır, yaşayanlar ve yaşayanları seyredenler seyretmek ölümü katılmak yaşamı simgeler insanoğlu sürekli bir seçim yapar, insan nasıl isterse öyle olur duygular dış dünya ile yaşarken oluşan olgulardır.. Evet seçim bizlere kalmış yaşamı seyredip geçmişin tutsağı olarak olumsuz duygulara esir mi olacağız, ya da yaşama katılıp akışta yer alarak gerçekten yaşamı mı seçeceğiz….