Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 01 Mart 2026 18:25 Perhat Tursun ile , çağdaş Uygur edebiyatının önde gelen eserlerinden biri olan Arka Sokak ile tanıştım. Yazarın 1990’larda yazmaya başlayıp son halini 2015 yılında verdiği bu roman, çağdaş Uygur edebiyatında sarsıcı ve çarpıcı bir yere sahip. Roman, Uygur toplumunun yaşadığı baskı ve var olma çalışma çabalarını tek bir bireyin deneyimi üzerinden; kimi zaman son derece ciddi, kimi zaman ise absürt bir atmosferle anlatıyor.Romanda ötekileştirilme, aidiyet duygusunun kaybı, istenmeme hissi, sürekli izlenme ve kontrol edilme düşüncesi, kaybolma ve yeniden yolunu bulmaya çalışma gibi temalar ön plana çıkıyor.
Elinde yalnızca birkaç sayı bulunan kahramanımız, şehirde bir adres ararken zaman zaman çocukluğuna, üniversite yıllarına ve çalışmak için geldiği şehirdeki geçmiş günlerine dönüyor. Bu geri dönüşler aracılığıyla hem kendisini hem ailesini hem de çalışma ortamını tanıyoruz. Özellikle iş yerinde “istenmeyen kişi” hali ve yaşadığı absürt durumları anlatırken, ötekileştirmenin birey üzerindeki etkisi çok çarpıcı bir şekilde ortaya konuyor.Şehir ise adeta çıkışı belirsiz bir labirent gibi. İnsanlar var, ama sanki dilsizler; hiçbir şekilde iletişim kurmak istemiyorlar. Şehrin üzerinde sürekli dolaşan bir sis var. Bu sis yalnızca coğrafi bir unsur değil; kahraman gibi olan insanların diğerleri tarafından maruz bırakıldığı baskının güçlü bir metaforu. Kahraman her adımında o sisi hissederken, ben de okur olarak bu baskıyı ve boğucu atmosferi hissettim.
Bilinç akışı tekniğiyle anlatılan romanda, kahramanın takıntılı şekilde bağlı olduğu sayılar, aşırı hassas koku algısı, sıkça hissettiği nefret ve şehvet duyguları, rüyalar ve anılar birbirine karışıyor. Kahraman şehirde yürürken, zihninin içinde de başka bir yolculuk devam eder.
Romanın dili genel olarak sade ve akıcı; ancak bazı bölümlerde, tıpkı sisin kahramanı boğması gibi, okurken ben de bilinçli olarak yaratılmış bir sıkışmışlık ve bunaltı hissi yaşadım.Kitabın başındaki giriş bölümünü romanı bitirdikten sonra okumayı tercih ettim. Eğer en başta okusaydım, metne dair fazla bilgi edinmiş olacağımı ve bu kadar etkili bir okuma deneyimi yaşayamayacağımı düşünüyorum.
Bir bireyin üzerinden tüm topluluğun yaşadıklarını, doğrudan söylemeden hissettirerek okuyucuya aktarmış olması, Arka Sokak’ı bu kadar çarpıcı ve etkileyici bir okuma deneyimi haline getiriyor.