·128 syf.····Okunma: 01 Mart 2026 21:10 Kitap ilginç bir okuma deneyimi sunuyor. Hiç bilmeyenler için ilk bakışta basım hatası olduğu düşünülebilir fakat öyle değil. Kitap kadın ve erkek karakterlerin günlüğünden oluşuyor. Ve tüm sol sayfalar erkek karakterimizin günlüğüyken tüm sağ sayfalar kadın karakterimize ait. Kitabı okuma şekli okuyucunun tercihine kalmış. Ben önce erkek sonra kadın tarafı günlüğü olacak şekilde gün gün okudum. Bu sayede eş zamanlı olarak yaşananları iki bakış açısından da okumuş oldum. Aynı olaylar için düşündüklerini, hissettiklerini anlık olarak takip ettim. Tavsiyem bu şekilde okunmasıdır.
-spoiler-
Okurken Ekmel bey ve Derya (Suzan) hanımın olayları farklı şekilde anlattıkları fark ediliyor. Başlarda hangi tarafın doğru anlattığını ayırt edemedim. Ve sonra aslında iki tarafında yalan söylediğini fark ettim. Aslında iki karakterimizi de çok sevdim diyemem. Adam yalancı bir kere. Hem gerçek hayatında hem de yaşadıklarını anlatmak konusunda. Gerçek hayatta kendine bir yer bulamamışken ikinci hayatların peşinde sürüklenmekte. Kadın ise kendi hayatının Suzan tarafını anlatıyor. O kadar abisi ve onun sevgilisi Suzan ile meşgul olmuşki kendi hayatını onlardan ayıramamış. Abisini bu kadar takıntı derecede sevmesi açıkçası bana hitap etmedi. Keşke bunun yerine kendi hayatını yaşamayı seçebilseydi.
İki karakterimizde birbirine karşı daha dürüst daha açık olabilseydi farklı bir son okuyabilirdik. Adam kadının aslında anlatılan kardeş olduğunu anlar, daha yakın bir bağ kurardı. Açıkçası öyle olacağını, sonunda birlikte olacaklarını düşünmüştüm. Fakat sanırım bu iki karakter bu şekilde kalmaya mahkum. Üstelik buna kendileri tarafından mahkum edilmişler.
Kitabı genel olarak sevmedim diyemem, aslında gerçekten severek okudum. Çok hızlı akıyor ve bir oturuşta dahi bitebilecek bir kitap. Karakterlerin iç dünyasını ve dışarıya gösterdiklerini anlatmakta çok başarılı. Farklı bir okuma deneyimi olmasını, bu şekilde okumayı da çok sevdim. Bu açılardan kesinlikle okunmaya değer bir kitaptı.