4/10
·448 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 00:00
Divan, benim için yazardan okuduğum ilk metin değildi; bu yüzden beklentim yüksekti. Ne var ki, bu kez olay örgüsü doğallıktan uzak olduğu gibi, gereğinden fazla ayrıntı da anlatının omuzlarına yüklenmişti. Karakterler ise kaderin cilvesinden değil de, yazarın bilinçli müdahalesi sonucu birbirine bağlanmış gibiydi. Herkesin eninde sonunda bir tanışıklığının çıkması, gerçekçilikten uzak, başarısız bir kurguya hizmet eden bir tesadüf zinciriydi sanki. Bu da romanı, edebi bir metinden ziyade didaktik bir ders anlatımına yaklaştırıyor. Örneğin Carolyn ile Ernest arasındaki sınırları aşan konuşmalar… Onca etik ihlalin ardından terapinin sağlıklı bir zeminde sürebileceğine gerçekten kim inanabilir? Yazarın hikâyeyi tam o odada, o noktada bırakması belki bilinçli bir tercihti; fakat ben devamını tahayyül etmek dahi istemedim. Çünkü geride kalan atmosfer, taraflar arasında geri dönüşümsüz bir güvensizlik yaratmaya hazırlanıyordu. Üstelik romanın, psikologlara dair ciddi bir önyargı oluşturma riski taşıdığını düşünüyorum. Hasta-hekim ilişkisinde yakışıksız cinsel tasvirler, paragözlük imaları ve danışanın yararından ziyade kişisel zaafların öne çıkarılması… Tüm bunlar, terapi odasını bir şifa mekânı olmaktan çıkarıp, zaafların sergilendiği bir sahneye dönüştürüyor. Sürekli yeni bir karakterin sahneye girmesi, anlatıyı derinleştirmek yerine dağıtıyor. Takibi güç, gereksiz ayrıntılar metni ağırlaştırıyor; fakat yine de okumaya devam ediyorsunuz. Belki meraktan, belki de “bir yerde toparlayacak” umuduyla. Ve sonuçta ne oluyor? Baştan beri öngörülmesi zor olmayan, klişeye yaslanan bir final. Hayatta dönüşüm bu kadar kolay mıdır? Yıllarca süren bir iç çatışmanın, tek bir beylik sözle, sözde sarsıcı bir cümleyle çözülmesi… O an karakter büyük bir içgörüye ulaşıyor; tam da siz bu mucizevi aydınlanmaya inanmakta zorlanırken roman bitiyor. Ve geriye siz, kendinizle başbaşa kalıyorsunuz bu safsatadan çoktan bıkmış olarak. Belki de asıl hayal kırıklığı burada: Ders çıkarmak mümkündür, evet; ama insan ruhu bu kadar çabuk çözülmez. Roman bunu hızlandırdıkça, inandırıcılığını kaybediyor. Benim için Divan, potansiyeli olan fakat kendi didaktik hırsının altında ezilen bir metin olarak kaldı.
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.