Hacer Kübra Gümüş'ün 2025'in son aylarında basılmış kitabı olan Profesyonel hakkında inceleme yazmazsam olmazdı. Yazarın basılı olan tüm kitaplarını okumuş biri olarak kitabı elime aldığım andan itibaren aşırı heyecanlandım zira yazarın hem zekasının hem de kaleminin müptelasıyım.
Öncelikle beni çok rahatsız eden ve özellikle değinmek istediğim bir noktadan başlamak istiyorum: Yazarın kitaplarının basım kalitesi. Doğu Ekspresi dex yayınları tarafından basılmıştı; Ruh Eşim ve Yapay Zeka ise lapis yayınları tarafından basılmış idi. Farklı yayınevlerinden çıkmış olmalarına rağmen neredeyse hepsinde aynı sorunlar göze çarpıyor. Satır aralıklarının gereğinden fazla olması, yazım ve noktalama hatalarının sıklığı okuma deneyimini zaman zaman sekteye uğratıyor. Altı kitaptan oluşacağı belirtilen Profesyonel serisinin devam kitaplarında bu sorunların giderilmesini umuyorum.
Eser polisiye türünde bir roman. Polisiye sevenlerin büyük bir keyifle okuyacağını düşünüyorum. Uzun süredir hem polisiye romanlar okuyan hem de bu türde dizi ve filmler izleyen biri olarak kitap beni ilk sayfadan itibaren içine çekti. Sadece okurken diğer polisiye kitap kalıplarını bir kenara bırakmanız lazım. Yazarın anlatım tarzı oldukça sıra dışı çünkü.
Kitaba başlarken tek bir olay etrafında ilerleyen bir kurgu beklerken, romanda toplam dört ayrı olayın yer aldığını görüyoruz. İlk 3 olay çözüme kavuşurken son olay çözümsüz kalıyor ve kitap trajik bir sonla bitiyor. Bu yüzden ikinci kitabı çok merak ediyorum.
Romanın en güçlü yanlarından biri, atmosferi. Hikaye son derece samimi bir havaya sahip ve karakterlerin hepsi de bizden birileri. Okurken hiçbirine yabancılık çekmedim, sanki hepsini daha önce tanıyormuşum hissine kapıldım. Yazarın en sevdiğim özelliklerinden biri de bu: Karakterlerini okurla çok hızlı bir bağ kuracak şekilde inşa etmesi. Her birini sahipleniyor, kısa sürede dost edinebiliyorsunuz.
En az sevdiğim yönü ise (her ne kadar alışmış olsam da) kitaplarının çoğunlukla kötü ya da sarsıcı sonlarla bitmesi. Şaka bir yana, bazen gerçekten de hikâyenin etkisini artıran şey tam olarak budur. Kimi zaman başrolün ölmesi ya da gitmesi gerekir; yazar da çoğu eserinde bunu yapmaktan çekinmiyor.
Temaya gelecek olursak olaylar, Heyzır adındaki bir stajyer polis etrafında şekilleniyor. Asıl adı Hacer Gazel olan karakter, hasta erkek kardeşi Turhan’ın en sevdiği film olan Aynı Yıldızın Altında'daki Hazel karakteriyle özdeşleştirilmesi nedeniyle bu lakapla anılıyor ve emniyette de herkes ona bu şekilde hitap ediyor.
Konya Emniyet Müdürlüğü son zamanlarda artan seri cinayetlerle mücadele etmektedir. Kamuoyu baskısı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün müdahaleleri işleri çıkmaza sokunca, emniyet daha önce hiç başvurmadığı bir yöntemi dener ve hakkında pek çok suç iddiası bulunan ancak delil yetersizliği nedeniyle tutuklanamayan bir hırsızla iş birliği yapar. Haris, son derece zeki ve profesyonel bir karakterdir. Başlangıçta kabul görmekte zorlanır; fakat emniyet, zamanla onsuz davaları çözemediğini fark eder.
Kitaptaki olaylar bana adeta bir film izliyormuşum gibi hissettirdi, özellikle bazı sahneler o kadar sinematografikti ki, doğrudan bir film sahnesinden alınmış gibiydi. Yazarın senaryo yazma konusunda da güçlü bir kabiliyeti olduğu kesin.
Eleştireceğim tek nokta ise cinayetlerin oldukça hızlı çözülmesi. Olaylar biraz daha uzun tutulabilseydi okur üzerindeki etki daha da artabilirdi. Hatta her cinayet dosyasının ayrı bir kitapta ele alınması bile mümkünmüş gibi geldi. Birden fazla cinayet olsun düşüncesiyle olayların kısa kesildiği izlenimine kapıldım. Bunun dışında, polisiye türünü seven herkesin bu kitaba mutlaka bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum.
ProfesyonelHacer Kübra Gümüş · Kaktüs Sanat Yayınları · 202514 okunma