Puan vermedi·204 syf.··
2026 17. kitabı
Şükrü Erbaş’ın Eşik Burcu eseri, şairin farklı dergi ve yayınlarda verdiği söyleşilerden derlenmiş, Bütün Yazıları 3 başlığı altında toplanmış bir eserdir. Şiir üzerine düşünceler, yaratım süreci, dil, yalnızlık, toplum ve etik tutum gibi konuları samimi, içten ve yer yer sarsıcı bir dürüstlükle ele alıyor. Şairin şiir anlayışını, hayata bakışını ve kıstırılmış insan trajedisini en çıplak haliyle görebileceğimiz nadir eserlerden biri. Kitabın en güçlü yanı, Şükrü Erbaş’ın kendini hiç parlatmadan, abartmadan konuşması. Mütevazı ama keskin. Şiiri bir kaçış ya da süs olarak değil, varoluşsal bir zorunluluk, adeta nefes alma biçimi olarak görüyor. Bir avuç insanın dizeleri aralayıp içerdeki acıyı duyumsamaya çalışmasından bahsediyor sıkça. Bu yüzden eser, şiir seven biri için hem bir şiir manifestosu hem de şairin ruhunun aynası gibi okunuyor. “Benim bütün hayatım, kıstırılmış insanın trajedisini canında duyma üstüne şekillenmiştir. Şiirim de, politik tepkilerim de, etik tutumum da bu trajediden doğmuştur.” “Bu dünyada şiir yazan birisi varsa ve bir yerlerde onu okuyan bir başkası varsa hiçbir şey bitmemiş demektir.” “Ben bir başıma onlardan uzağım, onlar hep birlikte benden uzak.” Bu sözler, Erbaş’ın şiirini ve dünyasını özetliyor aslında: Yalnızlığın burcunda duran, ama o yalnızlığı bir başkasıyla paylaşma umuduyla yazan bir şair. Eğer şiir onun için bir eşik ise, Eşik Burcu da o eşiğin tam ortasında durup hem kendine hem bize ayna tutan bir durak..
Edebiyat
Eşik BurcuŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016501 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.