Açıkçası çok sevildiği için aldım. İlk kitapta yaşadığım bir takım hayalkırıklıklarını gözardı edeceğim ve devam edeceğim. Ama bahsetmeden de geçmek istemiyorum. Belki güzel bir serinin başlangıcı olduğu için bu kadar yavan yazılmak zorunda kalınmıştır diye kendimi avutuyorum. Çünkü bazı kısımlar çok fazla ittirilmiş bazı kısımlar da okurun aklı küçümsenmiş gibi geldi.
Burdan sonra spoiler veriyorum.
Mesela Feyre’nin hiçbir saçmalığı sorgulamamasına çok takıldım. Arkadaşını öldürdüğün için adam seni öldürmeyip periler diyarına götürüyor. Üstüne seni köle yapmak yerine misafir olarak sarayında ağırlıyor. Feyre bir sefer de üstüne basa basa “senin derdin ne ey lord!” Demiyor. Vardır bir bildikleri der gibi yaşıyor sarayda.
Son kısımda o büyük anlaşmadaki 3 oyun saçmalığı… yani kadın zaten amacına ulaşmış. 49 sene sonra Tamlin’i avucuna almış. Milleti kendine kul köle yapmış. Neden? Neden bir insan kıza durduk yere anlaşma yapalım sana 3 oyun sunayım da kazanırsan herkesi serbest bırakıcam diyor? Hani neden? Kitabın en can alıcı kısmı bir mantığa bağlanmamış.
Bunlara rağmen çok hızlı bitirdiğim bir kitap oldu. Rs’ye girmemi engelledi. Emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.