·504 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Mart 2026 08:43 Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" ve "Yeşil Peri Gecesi" ile başladığı o devasa anlatı evrenini tamamlayan Osman, bir karakterin kişisel çöküşünden ziyade bir devrin ve bir sınıfın sessizce can verişinin anatomisidir.. Bu kitabı mutlaka okumalısınız. Peki neden?
Çünkü bu roman, sadece bir "kaybeden" hikayesi değil; parıltılı salonlardan izbe otel odalarına uzanan, bir insanın adım adım nasıl yok oluşa sürüklendiğini gösteren sarsıcı bir toplumsal aynadır. Ayfer Tunç, Osman’ın piyanodan borç senetlerine savrulan hayatını anlatırken, aslında Türkiye’nin son otuz yılda geçirdiği kültürel ve ahlaki mutasyonu bir cerrah titizliğiyle masaya yatırıyor.
Kitabın asıl dehası kurgusunda gizli: Osman’ı sadece kendi sesinden değil, onu tanıyan onlarca farklı tanığın anlatılarıyla, adeta bir belgesel izler gibi tanıyoruz. Bu çok seslilik, okuru parçaları birleştirmeye zorlarken; her tanığın kendi bencilliğini ve toplumsal ikiyüzlülüğünü de ifşa etmesine olanak sağlıyor...
Sonuç olarak; insan sadece yaptıklarıyla değil, vazgeçtikleri ve yapamadıklarıyla da nasıl eksilir görmek için bu kitabı okumalısınız. Kapağı kapattığınızda, sanki çok yakın bir dostunuzun kaybının yasını tutar gibi hissedeceksiniz.