" Bu kadar çok ölümün olduğu bir hikâyeden ölümsüz aşklar çıkabilir mi?"
Selam #fezileolkanlı 'nın okuduğum üçüncü kitabı oldu #mavi . Kalemini çok sevdiğim yazarın bu kitabı da beni yanıltmadı, çok sevdim ve nasıl bitti anlamadım
Lavia, Lefkoşa'da yalnız yaşayan genç bir kadındır. Hayatında hep aşkı, sevgiyi aramış ancak bulamamıştır. Yaşadıkları hep hayal kırıklığı ile sonuçlanmış , o da aşka inancını kaybetmiştir.
" Ah aşk ! Onun sahiplenmek, tüm benliğimde ona inanmak ve onu yaşamak istiyorum. Hep istedim. Oysa şimdi içimdeki Aşk yavaş yavaş ölüyor ve ben buna engel olamıyorum."
Tam da böyle bir zamanda kapısını tanımadığı bir yabancı çalar. Bu esrarengiz adamın söyledikleri tüyleri ürpertecek türdendir. Hayat ile ölüm arasında incecik bir çizgi üzerindedir. Hayatta kalması tekrar aşık olmasına bağlıdır. Kısa bir sürede birini bulup aşık olmak kolay mı??? Ya da mümkün olabilir mi????
Mert bir gazeteci. Kendi karanlığı ve depresyonu içinde yaşamaya çalışırken çalıştığı dergi için bir yazı yazması gerekmektedir. Ölümün kıyısında hisseden biri olarak ölümleri araştırır ve genç yaşta kalp durması sonucu ölmüş üç kadın dikkatini çeker ve onları araştırmaya başlar. Bu araştırmada Lavia ile yolları bir noktada kesişir...
Farklı karakterlerin anlatımı ile okuduğumuz kitabın temelinde aşk var ancak bu aşk gerilimli, tüyler ürpertek ilerliyor. Aşktan ümidini kesmiş ve kalpleri bomboş kadınlar, araştırmaya devam ettikçe kendi geçmişte yaptıkları ile yüzleşmeye başlayan bir adam ve her şeyin merkezindeki gizemli adam... Peki bu olanların ölümlerle arasındaki bağlantı ne
İyi ve kötünün ötesinde hayatın gri alanlarının da olduğunu gösteren kitapta aşk, nefret, hüzün gerilim ve fantastik , paranormal olaylar ile harmanlanarak okuyucuya nefis bir okuma deneyimi sunuyor.
Aşk insanı değiştirir mi? Saf iyi veya saf kötü var mı soruları ile bizi başbaşa bırakan kitabı çok sevdim