Kitabın kapağındaki cümleyi görüyor musunuz? "Kızın için her şeyi yapacaksın!" Kitabın temelindeki en büyük gerçeklik bu. Bir annenin kızını bulmak için yapamayacağı şey yok. O yüzden kurgunun başından sonuna Lauren'ın mücadelesini merakla ve hissederek okuyoruz.
Yazar kitabın sonunda böyle bir kurgunun aklında nasıl şekillendiğini yazmış. Çocukların kaybolması ya da başlarına bir şey gelmesi gibi düşünceler, ebeveynler için her zaman paranoya sebebidir ama özellikle çocuğunuz başka bir şehirde ya da ülkede okuyorsa bu endişenin kabusa dönüşmesi demek. Oğlumla her gün görüntülü görüşme yaptıktan sonra, teknoloji yokken aileler nasıl endişeden aklını kaybetmiyordu acaba diye düşünüyorum. A
İşte Lauren da kızını ilk dönemin sonunda kaldığı yurttan almaya gittiğinde, bu kabusla yüzleşiyor. Kızı kayıp. Bilgi almak için birilerini buluyor ama karşılaştığı cevaplar daha da korkutucu. Kitabın en dikkat çekici detaylarından birisi, Lauren'ın küçük oğlunun teknolojiyi kullanarak annesine yardım etmesi. Bu kısımlarda doğru eğitimin çocuklar üzerine etkisi ile ilgili düşünmeden edemiyorsunuz. Çok zeki ve cesur bir çocuk Lucas. Kurguya farklı bakış açıları katmış kesinlikle.
Kitabın sonunda yine bir şok yaşadım. Yazarın imzası gibi bir şey bu sürprizler. Gerçek ortaya çıktıktan sonra, hakikaten bu kadar bariz ipuçları varken nasıl uyudum bu kadar diye düşündüm. Artık nasıl kaptırdıysam kurguya, kaçırmışım bazı detayları. Yazarın üç kitabı da çok başarılı, kesinlikle tavsiyemdir.