Puan vermedi·180 syf.··Beğendi
· Roman, dilde destanlaşmış bir çocukluk aşkının yıllar sonra yeniden canlanışını ve bu aşkın etrafında gelişen trajik/dramatik olayları anlatıyor. Baş karakterlerden Nergis, yıllarca içinde gömdüğü özlemi ve bekleyişi taşıyan, nemli gözlerle yolu gözleyen bir kadın figürü olarak resmediliyor. Bir gün ansızın gelen “Can” (veya o beklenen sevgili), Nergis’in yüreğinde yeniden çiçekler açtırıyor gibi görünse de; hikâye hasretin karanlığı, gurbet acısı, vefasızlık ve yürek parçalanması gibi ağır duygularla ilerliyor.Kitabın ismindeki “sahibini arayan mektuplar” ifadesi, hem gerçek mektuplara hem de yıllarca karşılık bulmamış duygulara, sevgilere işaret ediyor. Mektuplar âdeta kendi başlarına birer karakter gibi dolaşıyor romanda.Kısaca:
“Yıllardır beklenendi Can… Nergisçe yolu gözlenendi. Ansızın çıkıp gelişi bir yüreği dirilten sevdaydı… Ama ya sonrası?”
Temalar
Çocukluktan yetişkinliğe uzanan sürdürülen aşk
Hasret ve gurbet duygusu (yazarın birçok eserinde baskın olan tema)
Vefa / vefasızlık ikilemi
İhanet karşısında kalbur üstü yüreklerin duruşu (yazar bu konuda “ihanete boyun eğmeyen yürekler” vurgusu yapıyor)
Mektup motifiyle iletişimsizlik ve karşılıksız bekleyiş
Aşkın hem diriltici hem de yok edici gücü
Üslup ve Dil
Ahmed Günbay Yıldız’ın tipik anlatımı burada da geçerli: Duygusal, içli, yer yer ağdalı sayılabilecek bir dil
Okuyucunun gözyaşına yakın bir hassasiyet
Kısa cümlelerle vurucu duygusal efektler
Şiirsel betimlemeler (özellikle göz, yürek, hasret imgeleri çok baskın)
Duygusal roman sevenler, hasret-aşk-özlem temalı kitaplara ilgi duyanlar, Ahmet Günbay Yıldız hayranları, 90’lar-2000’ler Türkçe aşk romanı tadı arayanlar severek okuyabilirler.