Bu topraklara, bu ümmete ruhunu ve adanmışlığını miras bırakan Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in, daha gencecik bir dava adamıyken kaleme aldığı "İslam Deklarasyonu"nu okurken hissettiklerimi tarif etmek zor. Bu kitap, Saraybosna'nın buz gibi zindanlarında bile alev alev yanan bir imanın, esir edilemeyen bir ruhun fikri çığlıkları gibi.
Bu eser içerisinde islamın geri kalma sebeplerini ve modern dünyada nasıl bir islami nizam kurulabileceği üzerine dolu dolu anlatımlar ve beyin fırtınaları içeriyor. Modern dünyanın maneviyatsızlığı, batının kültürel emperyalizm için izlediği yolları bu kitapta islami nizam ile karşılaştırmalı bir biçimde okumak ve tahayyül etmek mümkün. Özellikle gençlerin ve islam davası üzerine yol yürüyenlerin mutlaka ama mutlaka okuması gereken kısa, fakat tesiri yüksek bir eser.