·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Mart 2026 16:50 KASAP GEÇİDİ
Hissizlik günden güne her yanını sardı; öyle ki hissizliğin ta kendisine dönüşmüş gibi oldu. Toprak gibi, kimliksiz ve şekilsiz hissetmeye başladı; bazen diğer adamlardan biri ona bakıyor ve bakışları sanki o yokmuş gibi içinden geçiyordu; görünür olduğuna ikna olabilmek için başını sertçe iki yana sallamaya, kolunu ya da bacağını oynatmaya ihtiyaç duyuyordu.
・
Amerikalı yazar John Williams ''den okuduğum ikinci kitap oldu "Kasap Geçidi". Kitap 19. yüzyılın sert ve acımasız iklimini göz önünde bulundurarak, insanın doğayla ve kendisiyle olan mücadelesini konu alıyor. Yazarın tasvirleri oldukça başarılıydı..
Roman, Harvard öğrencisi William 'in şehir hayatının yapaylığından uzaklaşıp gerçekliği doğada aramasıyla başlıyor. Batı, William için rivayetler ve hayallerden oluşan bir yerdir; burada daha önce tanımadığı büyük, dönüştürücü tecrübeler yaşayacağını, kitaplarda okuduğu saf doğayla karşılaşacağını ummaktadır. Kansas 'ta küçük bir kasabaya gelen genç adam, burada takıntılı ve hırslı bir avcı olan Miller 'le tanışır. Miller için av sadece geçim değil, bir tutku ve neredeyse bir saplantı haline gelmiştir. Bu hayallerin peşinde olan William, bufalo avcısı Miller’ın ekibine katılır.
Ekibin diğer üyeleri de hikâyeye derinlik katıyor. Fiziksel zorluklarına rağmen güçlü bir iradeye sahip olan Charley, romanın en insani ve duygusal karakterlerinden biriydi. Para odaklı düşünen, daha gerçekçi bir bakış açısına sahip Fred ise grubun dengesi gibi görünse de zorlu şartlar altında onun da sınırları ortaya çıkıyor.
Kitabın asıl konusu aslında bir bufalo avı yolculuğu gibi görünse de derinlerde insanın doğa karşısındaki konumu, hırsın insanı nasıl körleştirdiği ve ideallerin gerçek hayatla çatışması anlatılıyor. Yolculuk ilerledikçe doğa romantik bir özgürlük alanı olmaktan çıkıyor; karakterleri fiziksel ve psikolojik olarak tüketen bir sınav haline geliyor. Özellikle kış bölümünde yaşanan çaresizlik, karakterlerin gerçek yüzlerini ortaya çıkarıyor.
Ben yazarın "STONER" kitabını daha çok sevdim, bu kitabı da güzeldi ama...
Hayvanları vahşice katletmelerini okumak beni gerdi.
Açgözlülük kavramını güzel aktarmış yazar.
Keyifli okumalar