·314 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Mart 2026 13:08 Gastronomi, aşk, tarih, siyaset, entrika ve daha nice konuyu içinde barındıran harika bir kitap. Bir süredir kitaplığımda duruyordu, bu kadar geç okuduğum için kendime kızıyorum.
Tam 17 dile çevrilmiş, akıcı, detaylara çok iyi çalışılmış, masal tadında büyüleyici bir kitap. Ülkemizde bu kadar az biliniyor olması çok üzücü, umarım en kısa zamanda daha fazla okuyucuya ulaşıp hakettiği değeri görür.
Ana karakterimiz Osmanlı saray mutfağında çalışan bir aşçıbaşı. Ama öyle sıradan bir aşçıbaşı değil, yemeklerin tatlarına ve kokularına hükmederek insanların zihinlerini ve duygularını kontrol edebilen, ender bir yetenek. O bir Pir-i Lezzet. Aynı zamanda çok aşık bir adam. Aşık olduğu kadına ulaşabilmek için yapmayacağı şey yok. Aşçıbaşı aynı zamanda çok büyük bir sır da saklıyor. Sayılı kişinin bildiği bu sır aşçıbaşının hayatına mal olabilir. Aşçıbaşının hem kendisini hem de aşık olduğu kadını kurtarması gerekmektedir...
Aşçıbaşı, saray mutfağına girmeden önce yıllarca dolaşıp çeşitli yerlerde eğitim almış. Sadece yemek yapmayı değil; tıp ilmini, gökyüzüne bakıp yıldızları okumayı, baharatları da öğrenmiş. Bu eğitimlerden sadece aşçıbaşı değil, okur da çok şey öğreniyor.
Kitap, mutfak hakkındaki bilgilerin yanında sarayın diğer bölümleri, memurları ve hanedan üyeleri hakkında da çok güzel bilgiler veriyor. Bilmediğim yeni bilgiler öğrenmek çok hoşuma gitti. Ayrıca yapılan yemekler o kadar güzel anlatılmış ki, o yemekleri siz de yemek istiyorsunuz.
Hani bir şeyi çok seversiniz de, onu anlatacak kelimeleri bulamazsınız ya, işte bu kitap hakkında tam olarak öyle hissediyorum. Eğer bu masalsı yolculuğu okumadıysanız mutlaka okuyun, çevrenize de okutun!