·144 syf.····Okunma: 03 Mart 2026 00:00 Gazali bu kitapta sadece geçmişte yaşamış bir âlim olarak değil, kendi zihninin yangınından geçmiş bir insan olarak karşımıza çıkıyor. Onu anlatırken tarihsel bir çerçeve çizmekle yetinmiyor; yaşadığı çağın kırılmalarını, bilginin hakikate ulaşmak yerine bir güç ve gösteriş aracına dönüşmesini de gözler önüne seriyor.
Eserin en çarpıcı tarafı ise dindarlık ve ahlak üzerine yaptığı içsel çözümlemeler. Gazali’nin en sert uyarıları, açıkça hata yapanlara değil; kendini “tamamlanmış” ve “kurtulmuş” sananlara. Çünkü insan bazen ibadetine, bilgisine, yaptığı iyiliklere güvenerek içten içe bir üstünlük duygusu geliştiriyor. İşte tam da burada, Allah’a yaklaşmak isterken aslında nefsine yaklaşma tehlikesi başlıyor
Bilginin kalbe değmediğinde nasıl yük olabileceğini ve gerçek arayışın ancak samimi bir iç muhasebeyle mümkün olduğunu hatırlatan bir metin. Ve belki de en çok şunu söylüyor: En büyük yanılgı, yanılmadığını sanmak.
Sanırım #gazali yi bilmeyen yoktur 1058 yılında doğmuş olup bizim zamana kadar gelmesi ne kadar değerli olduğunun kanıtı bence
Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde yazarın neden belli düşünce kalıplarına sıkıştığını sorgularken, ikinci bölümde bilgi, akıl, nefis ve hakikat kavramlarının içine doğru ağır ağır iniyorsun
Ben ilk defa Gazali ile ilgili bir kitap okudum ve iyi ki okuduğum kitaplardan biri benim
Öyle okudum bitti değil de ara ara başvurulacak bir kitap