Öncelikle kitap biraz kafa yakıyor. Olayların kronolojik sırası olmadan ilerlemesinden ötürü her şeyi son 20 sayfada anlıyorsunuz. Aslında bütün bölümler birbirleriyle bağlantılı ve bu bağlantılar gerçekten çok zekice kurulmuş, ve yazarın hayal dünyası bana göre ürkütücü. Zaten yazarı kimliğini açıklamayan ve maskeyle dolaşan garip biriymiş. Polisiye romanları çok seven biri olarak böyle olay örgüsünün düzenli olmadığı karışık ilerleyen ve karakterlerin bir anda söze karışıp onlarla alakalı şeylerin aktarıldığı kitaplardan pek hoşlanmıyorum. Çünkü okurken insanı yoruyor. Evet kitabın kurgusu çok ustaca hazırlanmış olsa da okurken insanı daha dikkatli okumaya sevk ediyor maalesef. Kitapta bir diğer saçma bulduğum unsur ise sürekli bir gizem var evet ama gizemin tek sebebi aslında bilmediğimiz diğer bilgiler. Klasik polisiye kitapların aksine okurun hiçbir şeyi tahmin etmesine izin verilmemiş. Çünkü zaten bilgiler hep sonra verildiği için okura ve verilen bilgiler de sıra dışı olduğu için(öznel ipuçları diyelim) dolayısıyla yazar sizi nereye çekmek isterse oraya çekiyor ve gereksiz bir gizem yarattığını düşünüyorum.
Genel olarak güzel bir kitap ama bayılarak okuduğumu söyleyemem sadece gereksiz bir merak içinde okudum. En sonunda olan olaylar zaten tam bir vahşetti. Ne olursa olsun bir insanın rehabilite edilemediğini göstermesi okuru üzüyor