·408 syf.····Okunma: 05 Mart 2026 04:12 Erva, komşusu ve aynı zamanda arkadaşının sevgilisi olan Doru Demir'i geri dönülmez bir şekilde çok sevmektedir. Bu sevgi o ve Doru'yu yazmaktan keyif aldığı günlüğü arasında bir sırdır. Bir gün günlüğü kaybolur ve onu bir ağacın altında yanmış bir şekilde bulur. Erva'nın günlüğünü kim bulmuştu? Bulan kişi onu okumuş muydu? Neden yakma ihtiyacı hissetmişti? Hikâyemiz bu sorularla başlar.
İlk kitabı baz alarak konuşmam gerekirse asker kurgusundan ziyade içinde askerlerin de olduğu bir kurguydu diyebiliriz. Serinin ilerleyen kitaplarında konu nereye gider bilemiyorum. Ama bu kitapta yoğun olarak işlenen Erva ve Doru arasındaki nereye ulaşacağını bilmediğimiz ilişkiydi.
Kitapta Erva'nın günlüğünü okuduğumuz kısımlar da vardı. O bölümlerde yazarın onun duygularını çok güzel ifade ettiğini düşünüyorum. Yaşadığı aşkın imkansızlığını Erva ile birlikte biz de hissediyoruz. Tabii Erva'nın arkadaşına karşı hissettiği suçluluk duygusunu da...
Hikâyemiz ilerledikçe gördüklerimizin arkasında saklı başka gerçekler olduğunu da öğreniyoruz. Kitaba başladığımız yer ile bitirdiğimiz yer birbirinden çok farklı. Bu yüzden bu kitabın askeri yönünün hafif olduğunu ama ikinci kitap için yorum yapamayacağımı söyledim.
Kitaba dair olumsuz yönde yapabileceğim 2 eleştiri var. İlki bazı kısımlarda hikâyeye hizmet etmeyen çok fazla detay bilgi okumuş olmamız. Konuya bir katkısı olsaydı tabii ki sorun değildi bunları okumak ama bazı yerlerde sırf kelime sayısı dolsun diye yazılmış gibi duran kısımlar vardı. İkincisi ise puntonun çok küçük olması. Bu durum benim okuma isteğimi olumsuz yönde etkiledi maalesef.
Bunlar dışında gayet keyifli bir okuma oldu ve hikâyenin devamını merak etmemi sağlayacak şekilde sonlandı.
BURADAN SONRASI SPOILER OLABİLİR!
Peki Doru'nun günlüğü okuduktan sonra Erva'ya deli divane aşık olması... Erkoların aklına karpuz kabuğu sokmak yeterli oluyor arkadaşlar Ya beni çıldırttı madem sevesin vardı niye yordun bu kızı be Üsteğmen?