Hikayenin merkezinde Jude var yaşlanmaya başlayan, karanlık temalara meraklı bir rock yıldızı. Hayatı boyunca tuhaf ve ürkütücü koleksiyonlar biriktirmiş biri. Bir gün internette satılan ölü bir adamın hayaleti ilanını görüp bunu satın almasıyla olaylar başlıyor. Hayalet, siyah bir takım elbise içinde, kalp şeklinde bir kutuda gönderiliyor. İlk başta kulağa bir şehir efsanesi gibi geliyor ama çok geçmeden bunun gerçek ve son derece tehlikeli bir şey olduğunu anlıyoruz. Romanın en güçlü yanı, korkuyu sadece paranormal unsurlarla değil, karakterlerin geçmişiyle de beslemesi. Jude’un çocukluğu, babasıyla olan kırık ilişkisi ve geçmişte yaptığı hatalar, hikayeye beklediğimden daha derin bir duygusal katman ekliyor. Atmosfer kısmı ise gerçekten etkileyici. Joe Hill, gerilimi yavaş yavaş yükselten bir anlatım kurmuş. Özellikle hayaletin göründüğü sahnelerde o rahatsız edici hissi çok net hissettim. Bazı bölümlerde sayfaları hızlı hızlı çevirdiğimi fark ettim çünkü hikaye hem merak uyandırıyor hem de huzursuz ediyor. Kalp Şeklindeki Kutu, ürkütücü atmosferi, akıcı anlatımı ve karakter odaklı yapısıyla beni oldukça etkiledi.