10/10
·480 syf.··
2026 16. kitabı
Selam kızlar! Acının Kanatlı Kafesi kitap yorumuyla geldim Konusu: Ailesini bir kazada kaybeden ve kazada felç kalmış kardeşine bakmak için aynı anda bir sürü işte çalışan Mirel’in evinin kapısına gecenin yarısı yaralı bir adamın gelip yardım istemesiyle başlayan hikaye yaralı adam iyileşip gittikten yıllar sonra Mirel’e anlaşmalı evlilik teklif etmek için geri dönmesiyle devam ediyor. Yorumum: bu kitabı daha öncesinde sosyal mecralarda birkaç kez görmüş olmama rağmen hiç başlamamıştım. Basıldıldığını öğrenince ise merakım iyiden iyiye körüklenmişti. Okumaya başladığımda kitaba dair neredeyse hiçbir beklentim yoktu hatta konusuna dahi bakmadan başladım neredeyse her kitapta yaptığım gibi. Beni şaşırtan şey ise yazarın kaleminin beni şaşkınlığa uğratacak derecede iyi çıkmasıydı. Siz olayları anlamaya çalışırken sayfalar akıp gidiyor, ne ara kitabı yaraladınız hatta bitme evresine geldiğinizin farkında bile olmuyorsunuz. Denendi onaylandı Yazar, Mirel karakterinin ailesini kaybedişinden sonra kız kardeşine sıkı sıkıya sarılmasını, ondan başka kimsesinin olmamasını ve gün geçtikçe kardeşiyle beraber Mirel’in de ö!üyor olmasını -manevi olarak- çok güzel işlemişti. İkili arasındaki kardeşlik bağı beni gerçekten çok derinden etkiledi Mirel gerçekten aşırı güçlü bir kadın. Bu zamana kadar zaten tonla zorlukla başa çıkmaya çalışmışken şimdi bir de hiç tanımadığı bir adam ve onun ailesiyle yaşamaya alışıyor. Ama bu süreçlerin üstesinden gayet güzel gelebildiğini düşünüyoruum Mirel’e bir konuda hak vermiyorum o kısım ise: hiç dinlemeden, gerçeğini veya sebebini öğrenmeden hemen her suçu Roman’ın üstüne atıp onu suçlaması Baktığım zaman Mirel de haklı ama keşke bir dinlese ondan sonra böyle kızsa dediğim yerler oldu ne yazık ki Roman karakterine gelirsem… İlk başlarda kendisiyle yıldızımız pek uyuşmadı nedendir bilmem Amaaaa ilerleyen bölümlerde kendisine aşık olduum! Kendisine vurulduğum sahneyse Mirel’in kardeşi ö!ürken doktorları falan umursamayıp kalp masajı yaparak onu hayata döndürdüğü sahneydi O sahnede Mirel’e beraber bende öldüm öldüm dirildim yani ama neyyyyyse kiii Roman hızır gibi yetişti Roman’a kızdığım bir iki tane yer oldu eğer eksik hatırlamıyorsam o kısımlardan biri de Mirel’in zehirlenmesine göz yummasıydı. Ki o sahnenin ilerleyen zamanlarında sebebini de öğrendiğimiz için bu kızgınlığım hızla geçmişti Bir diğer sahne Mirel’in eksikliğini yüzüne vurduğu sahneydi. Valla bir tane yüzüne yapıştırasım geldi o sahnede Ne gerek vardı yani Roman ne anladııınnnn Bir yandan da Roman’ın Mirel’i korumak için yaptıkları, Aleksey ile olan o muhteşem baba-oğul ilişkisi, düşmanlarına karşı olan dik duruşu.. Kısacası arada bizi sinir etse de genel olarak benim çook sevdiğim ve kendisine sık sık düştüğüm bir karakter olduu Spoi verip sahneleri anlatmamak için çook zor duruyorum biraz daha Roman’dan bahsedersem dökülmem an meselesi o yüzden onu daha anlatamayacağım Aleksey karakteri çoookk tatlıydııı Altına kaçırdığı sahnede olan mahçupluğu, Mirel’e anne demesiii O kadaar tatlı bir çocuk kiii bayılıyorum onaaaa Vasilisa karakteri hakkında ne düşünmem gerektiğini hiç kestiremiyorum. Bir sahnede sevdiysem öteki sahnede güvenesim gelmiyor. Şimdilik kendisini genel olarak seviyorum umarım ilerleyen kitaplarda da sevmeye devam ederim Ben kitabı okurken aşırıııı keyif aldıım. Kendimi kitap okuyormuş gibi değil de daha çok o evrendeki her olaya hakim olan ne bir yan karakter gibi hissettim. E tabii bunda yazarın o muhteşem anlatım tarzının da büyüüük bir katkısı oldu Eğer darkrom, mafyatik evren ve bebek gibi seven erkek karakterin olduğu bir kitap okumak istiyorsanız listenizin başına Acının Kanatlı Kafesi’ni koymanız şiddetle öneriliirr! Trope: •Bekar baba •Mafya adam •Anlaşmalı evlilik ️10/10
Acının Kanatlı KafesiNehir Nevrina · Vera Kitap · 202673 okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.