Selam kızlar! Şafak Vurgunu kitap yorumuyla geldim
Konusu: Genelkurmay Başkanının kızı olan Işıl Atabey ailesinin mesleklerinden kay aklı hep baskı içinde büyümüştür bu sebeple özgürlük kazanma amacıyla Fransa’ya taşınmak için babasını ikna eder. İki yıl Fransa’da kalıp ressamlık olan mesleğini icra ettikten sonraysa kendi sergisinde s!lahlı saldırıya uğrayıp sağ kolunun hissini bir süreliğine kaybeder. Kızının saldırıya uğradığını öğrenen babasıysa onu hemen Türkiye’ye getirir ve kızını koruması için en güvenilir askerlerden biri olan Ecevit Demirhan ile anlaşmalı olarak evlendirir.
Yorumum: Uzun zamandır Şevval’den kitap okumuyordum ve Şafak Vurgunu’nu okurken onun kalemini ne kadar sevdiğimi, yazdığı satırları okurken dinlendiğimi hatırladım İnsanı yormayan, akıp giden bir kalemi var bu sayede olayların hiçbirini anlamakta zorluk yaşamıyor veya kitabı okurken tıkanmıyorsunuz. Aksine bir oturuşta bittiği için boşluğa düşüyorsunuz
Ben kitabı gerçekten aşırı severek okudum hatta okurken kendimle alakalı bir şey keşfettim. O da okumayı en sevdiğim türün grumpy x sunshine oluşu… her Tropeu okur severim genel olarak ama bu trope bir başkaa ŞV’de bu kadar sevme sebebim büyük ihtimalle yine Şevy’nin kaleminden sebep çünkü Işıl’ın narinliğini, Ecevit’in duvarlarını öyle güzel aktarmıştı ki okurken onlara ve zıtlıklardan doğan uyumlarına hayran kaldım
Kısaca karakterlere değineceğimm. Işıl… Çok zarif, narin, ince ruhlu biri. Sanatçı olduğu o kadar belli kiii! Gerek tavırlarından gerek ruhunun şeffaflığından. Ecevit bu kadına aşık olmayıp ne yapacaktı yanisiii?!?!?! Ayrıca bu narin kişiliğinin yanı sıra içinde gizlediği vahşi bir tarafının da olduğunu düşünüyorum. İlk kitapta pençelerini çıkardığı sahneleri pek okumadık ama ikinci kitapta ailesine karşı dimdik duran,