Puan vermedi·248 syf.··
2026 10. kitabı
Sessizliğin güçsüzlük, çok konuşmanın ise bir güç gösterisi veya özgüven olarak algılandığı bir dönemden geçmekteyiz. İmam Gazali’nin bu eseri, tam da bu yanılgının ortasına bir ayna tutarak bize dilin aslında kalbin dışa açılan kapısı olduğunu hatırlatıyor. Kitabı okuduğunuzda anlıyorsunuz ki; çok konuşmak bir üstünlük değil, aksine insanı kötülüklere, kalp kırıcı laflara ve günaha daha meyilli hale getiren bir kontrol kaybıdır. Gün içinde fark etmeden o kadar çok malayani sohbetin içine dalıyoruz ve bu duruma o kadar alışıyoruz ki, bize artık normal gelmeye başlıyor. Oysa Gazali'nin de vurguladığı gibi dil, bizi hem cennete hem de cehenneme götürebilecek iki uçlu bir köprüdür ve bu köprünün varış noktası tamamen bizim elimizdedir. İslam bize "hiç konuşmayın" demez; ancak ya hayır konuşmayı ya da susmayı emreder. Kitaptan ve Kur'an-ı Kerim'den anladığımız üzere, hayır dışındaki her kelam aslında birer gürültü ve şer potansiyeli taşır. Başımıza gelen birçok musibet; gıybet, dedikodu, iftira ve kıyas gibi nefsani arzuların dilimize yansımasıdır. Sonuç olarak, dilimizi terbiye etmek aslında nefsimizi terbiye etmektir ve gerçek güç, fuzuli konuşmalarda değil, hayırlı bir sükûttadır.
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
··
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.