·288 syf.····Okunma: 06 Mart 2026 05:28 Yazar kitabın yazılma motivasyonunu anlatırken şu ifadeleri kullanıyor:
“Doğru düzgün nefes almaya vakit bulamadığımız günlük yaşamın koşuşturmasından uzak bir alan, daha becerikli olmamızı, daha hızlı olmamızı söyleyerek yakamıza yapışan dünyanın seslerinden kopabildiğimiz bir alan yaratmak istiyordum. O alanda sakin, kısa anlarla dalgalanan bir günün resmini çizmek istiyordum.”
Öyle karışık bir olay örgüsünden ziyade basit, sade ve anlaşılır şekilde anlatı sunulmuş. Romamdaki her bir karakterin içsel dünyasına sayfalar geçtikçe daha derinden bakılıyor.
Bir bölümde “düğme iliği” teorisi dikkat çekiyor. Yani, düğmeler amaca giden yolda kendimize kattığımız özellikleri temsil ederken asıl önemli olanın ilikler olduğu vurgulanıyor. Zira düğmeleri ilikleyemediğimizde düğmeler amacına hizmet edemeyecek, düğme ve ilik eksik kalacak. Hayatımızda eksik olan ilikleri bulup iyilestirmeliyiz.
“Dünya, her ne kadar büyük bir düğme olsa da, içinden kolayca geçebilecek devasa bir boyutlarda iliklerde dolup taşsa…”(s.57)