Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay’ın insanın iç dünyasını en keskin biçimde ortaya koyduğu öykülerinden oluşan güçlü bir kitap. Modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve zihnindeki bitmek bilmeyen sorgulamaları ironik ama derin bir dille anlatır. Atay’ın karakterleri çoğu zaman toplumla uyumsuz, kendisiyle konuşan, düşüncelerinin içinde dolaşan insanlardır. Bu yüzden kitabı okurken aslında yalnızca bir hikâye değil; insan zihninin karanlık ve kırılgan taraflarıyla da karşılaşırız.
Öykülerdeki dil yer yer mizahi, yer yer rahatsız edici bir açıklık taşır. Atay’ın en güçlü yönlerinden biri de budur: okuru konfor alanından çıkarıp kendi korkularıyla yüzleştirir. “Korkuyu Beklerken” yalnızca korkunun değil, beklemenin, ertelenmiş hayatların ve insanın kendine yabancılaşmasının hikâyesidir.
Bu kitap, modern Türk edebiyatında bireyin iç dünyasını anlatan en çarpıcı metinlerden biri olarak kabul edilir. Okudukça fark edilen şey şudur: Atay’ın anlattığı korku, çoğu zaman dış dünyadan değil, insanın kendi içinden doğar.