Ne oradaydık...Ne burada...Her şeyi bırakıp takıldık kaldık arafta...
Romanı özetleyen en iyi cümle bu galiba ..
Evet bir mübadele romanı #k:531123.
Seneler önce ilk kez Şirince ye gittigimde ,kenarda bir ev vardı. Önünde yaşlı bir teyze ve kızı oturuyordu. Ellerinde örgüler, yapıp satıyorlarmış. Bir kenara da adaçayı, ıhlamur, hatmi çiçeği kuruları ufak ufak poşetlenmiş. Kantaron yağı yapılıp konulmuş ve zeytinyağı. Selam verdim ,teyze çağırınca gidip oturdum yanlarına ve hikayesini anlatmaya başladı. 1922 de gelmiş eşinin ailesi Sakız adasından ,kaçmışlar yani aslında. Bu eve yerleşmişler. Öncesinde bir Rum aile kalıyormuş o evde. Zaten Şirince de bir Rum köyüymüş tamamen .Sonra Doganbey Köyü ne gittim.Orası da öyle. Hatta orda bir Mübadele müzesi de var .O zaman çok düşündüm. Nasıl bir hayat .Bir gün ansızın komşunu, evini ,eşyanı, ağacını, bahçeni herseyini bırakacaksın, bilmediğin bir yere gideceksin .
Bu romanda da yazarımızın anneannesi 40 ı çıkmamış bir bebekken Selanikten Edremit e gelmiş.Burnumun direği sızladı annesi Nafia nın koynunda 1 aylık bebeğiyle kaçarken karpuz lambalarını düşünmesine..Allah korusun öyle bir şey olsa ne alırım ki yanıma dedim ..Allah kimseyi vatansız koymasın.
Nafia nın çilesi, Mediha nın bitmek bilmeyen göç hali ,Leman ın Dogu illerinde geçirdiği çocukluğu..Hepsi bir ayrı kopuş .
Seneler sonra yazar Midilli gezisi sırasında karşısına çıkan Dimitri sayesinde hic bilmediği gerçeklerle karşılaşıyor ve boynunun borcu olarak bu kitabı yazıyor.
Mubadele ile ilgili Canan Tan in Hasret kitabını ve Çağan Irmak ın Dedemin Insanları filmini izlemenizi tavsiye ederim ..
Ege nin iki yakası da birbirinin aynısı, yedikleri de,dinledikleri de ..İnsanlar degil ayrıştırma yapan maalesef ..
Kitapla kalın dostlar...
Gitme Gül Yanakların Solarİrem Uzunhasanoğlu